10. Hukuk Dairesi 2024/10074 E. , 2025/6407 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1197 E., 2024/1442 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorlu 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2013/215 E., 2024/123 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan
**10. Hukuk Dairesi 2024/10074 E. , 2025/6407 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1197 E., 2024/1442 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorlu 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2013/215 E., 2024/123 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, sigortalının 18.05.2005 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde özetle; Sosyal Sigortalar Kanunu'na göre sigortalının iş yerinde bulunduğu sırada uğramış olduğu iş kazası, müvekkilin şirkette davacının iddia ettiği şekilde iş kazası yaşanmadığını davacının müvekkilin şirkette çalıştığı olgusunun dışında dava dilekçesinde yer alan bilgilerin doğru olmadığını, davacı 2005 yılının Ağustos ayında delik açma makinesinin tekerleğini değiştirmeye çalışırken iş kazası geçirdiğinden bahsettiğini, ancak davacı iddia ettiğinin aksine şirkette dokumacı olarak çalıştığını, makine tamir etme ve makinenin tekerleğini değiştirme görevinin bulunmadığını, kendisinden böyle bir şeyin istenilmediğini ve garip olan davacının bahsettiği makinenin müvekkil şirkette olmadığını, dava dilekçesinde adı geçen ...'nın dokuma ustası olduğu ve kişinin hiçbir çalışana talimat verme yetkisinin olmadığını, davacının 7 yıl öncesi bir günden bahsetmekte olup kendisinin bile tam net tarih veremediği, bahsedilen iş kazasının müvekkilinin şirkette yaşanmadığını, iddia edilen iş kazasının 7 yıldır SGK'ya bildirilmediği, davacının bahsettiği 4D isimli hastane kayıtları MR raporlarını kanıtlar nitelikte belgelerin olmaması, davacı iş yerinden ayrıldıktan sonra tüm bu sorunlara rağmen başka iş yerlerinde de çalışmasını sürdürdüğünü, bunların SGK kayıtları ile sabit olduğunu, bel fıtığının bu iş yerlerinde olabileceği gibi iş saatleri dışında da başka bir sebeple de olabileceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Davanın kısmen kabulü ile 1-Davacının maddi tazminat taleplerinin reddine, 2-3.000,00-TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 18/08/2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ile davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İstanbul Kurum Sağlık Kurulunun 23.11.2021 tarihli kararında, Tekirdağ Dr. ... ... Cumalıoğlu Şehir Hastanesinin 13.10.2021 tarihli ve 1642 sayılı rapor ve dayanağı belgelerin incelenmesi neticesinde, "Bir Devlet Üniversite veya EA veya takip ve tedavi olduğu hastanenin ortopedi kliniğine sevk edilerek 18/08/2005 tarihli iş kazası sonucu oluşan sekellerin iyileşme süreleri de dikkate alınarak iş kazası tarihinden başlayarak tahminen ne kadar süre sonra çalışabileceği kanaatini belirtir raporun temini gerekir" ara kararının verildiği; İstanbul Kurum Sağlık Kurulunun 23.11.2021 tarihli kararında ise, Tekirdağ Dr.... ... Cumalıoğlu Şehir Hastanesinin 26.01.2022 tarihli ve 11770 sayılı rapor ve dayanağı belgelerin incelenmesi neticesinde, sürekli iş göremezlik derecesinin %0 sıfır olduğuna karar verildiği, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca, önce, 16.05.2022 tarihli ve 2022/37 sayılı kararıyla, davacının 18.08.2005 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle ortaya çıkan arızalarının Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne göre değerlendirildiğinde maluliyetinin gerekmediğine karar verildiği, bilahare, İlk Derece Mahkemesince talep edilmesi üzerine 07.09.2022 tarihli ve 2022/71 sayılı kararla, önceki kararda herhangi bir değişikliğe gerek görülmediğine karar verildiği, davacı hakkında karar verilmek üzere dava dosyası ATK 3.İhtisas Dairesine gönderildiğinde, karar verilmeden önce, "Yeni çekilecek, Torakolomber kırık/yaralanma alanını içine alan grafilerin dijital ortamda (DICOM formatında) CD kopyasının, bu incelemelerin düzenlenecek raporları ile birlikte teminen gönderilmesi, kişinin bir tıp fakültesi ya da eğitim araştırma hastanesi nöroloji birimine sevki sağlanarak lomber disk hernisine yeni yaptırılacak ayrıntılı muayenesi [kas gücü-duyu kaybı, trofik bozukluk, kranial sinirler,, serebellar muayene vb. durumlar detaylı sorgulanacak şekilde] sonucu düzenlenecek raporun gönderilmesi" hususlarının istenildiği, bilahare, ATK 3. İhtisas Dairesi'nin 28.08.2023 tarihli ve 19734 sayılı kararıyla, "olay tarihinde yürürlükte olan 85/9529 karar sayılı Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü Hükümlerinden yararlanılmak suretiyle maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan, geçici iş göremezlik süresi sonundan itibaren sürekli maluliyet oranının %0(yüzdesıfır) olduğu" kararı verildiği, İstanbul Kurum Sağlık Kurulu, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu ve ATK 3. İhtisas Dairesi kararlarının birbirleriyle örtüştüğü, İstanbul Kurum Sağlık Kurulu kararının, Tekirdağ Dr. ... ... Cumalıoğlu Şehir Hastanesinin rapor ve dayanak belgelerine; ATK 3.İhtisas Dairesi kararının ise Tekirdağ ... ... Üniversitesi Nöroloji Kliniği rapor ve dayanak belgelerine göre alındığının da anlaşıldığı, hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; a.Davacının maluliyetinin nasıl sıfır çıktığı konusunun tartışmalı olduğunu, sundukları raporlardan görüleceği davacının 02.05.2024 tarihinde disk kayması, buna bağlı fıtık nedeni ile ameliyat edileceğini, 6 adet platin takılacağını, böyle bir durumda iken davacının maluliyetinin %0 çıkmış olmasının aklın sınırlarını zorladığını, kanaatlerince maluliyetin %0 çıkmasının, eksik inceleme olduğu anlamı taşıdığını, beline 6 adet platin takılacak olan davacının, bir bacağını hissetmediğini, yolda yürüyemediğini ve çalışma imkanı da bulamadığını, doktorların belirttiğine göre de bu durumun ameliyat sonrası da %100 olarak iyileşmeyeceğini, b. Mahkemenin vermiş olduğu kararında manevi tazminat miktarını da bir hayli düşük tuttuğunu, kaza tarihinden bugüne kadar geçirdiği kazanın etkisini sürdüren davacıya verilmiş olan manevi tazminatın, davacının acısını daha da artırmak dışında bir fayda sağlamadığını, 2005 yılında yani 19 yıl önce iş kazası geçiren, kaza tarihinden bu güne kadar o acıyı yaşayan ve kazayı hisseden davacıya verilmiş olan manevi tazminat rakamının da bir hayli düşük olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 1.Davacı vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; a.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanunun 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. b.6100 sayılı HMK'nın 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır. c.Dosya içeriğine göre, temyize getirilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. 2.Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2.Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.