T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1409 Esas KARAR NO: 2026/200 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 29/11/2022 NUMARASI: 2021/30 Esas, 2022/162 Karar DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 11/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1409 Esas KARAR NO: 2026/200 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 29/11/2022 NUMARASI: 2021/30 Esas, 2022/162 Karar DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 11/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... doktoru olduğunu, davalının TPMK’na başvuru yaparak ... numaralı “...” markasını 41. ve 44. sınıflarda tescil ettirdiğini, ”...” ibaresinin ....... doktor ... tarafından bulunan ve geliştirilen ve tüm dünyada kullanılan bir ....... tedavi yöntemi olduğunu, veteriner hekimlikte de hayvanların tedavisi için kullanıldığını, bu nedenle markanın SMK’nun 5/1-c maddesi uyarınca hükümsüz kılınması gerektiğini, davalının markasının kötü niyetle tescil edildiğini ileri sürerek, ... tescil numaralı “...” markasının 41. ve 44. sınıflarda yer alan hizmetler için hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tıp hekimi olan müvekkilinin, tedavilerinde sıklıkla mevzuat kapsamında ... uygulamaları ve ...kullanmakta olduğunu, edindiği tecrübeleri "..." ibaresi altında eğitim vererek hekim meslektaşları ile paylaşmakta ve duyurmakta olduğunu, "..." markası ile mobil uygulamanın müvekkili tarafından geliştirildiğini ve IOS ve Android uyumlu telefonlarda “... ...” ismi ile erişime açık hale getirilmiş olduğunu, "..." ibaresinin hiçbir anlamı olmadığını, "..." ibaresinin hem 41.ve 44. sınıfta yer alan birbirinden tamamen farklı hizmetler için tanımlayıcı olduğu ididasının, zaten kendi içinde çelişkili bir iddia olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, Dr. ...’nun günümüze kadar binlerce hasta üzerinde uyguladığı ... ..... yönteminin, artık bilimsel olarak ispatlanmış etkileri nedeniyle, Dünya’nın birçok ülkesinde eğitimlerinin verildiği ve başarılı bir şekilde doktorlar tarafından .......yöntemi olarak kullanıldığı, ...’nın ayrıca veteriner hekimlikte çok başarılı bir şekilde kullanıldığının tespit edildiği, davalının markasının tescilli olduğu 44. sınıftaki "tıbbi hizmetler, güzellik bakım hizmetleri, veterinerlik, hayvan üretme ve bescilik, nalbantlık ile ilgili hizmetler" için kullanılan yöntemin adı olması nedeniyle SMK'nun 5/1-c maddesi uyarınca hizmetin cinsini belirten bir ibare olduğu, bu nedenle bu hizmetler için tescil edilemeyeceği, her ne kadar bilirkişi raporunda davalının markasının tescilli olduğu 41. Sınıfta tescilli olduğu "sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri, dergi, kitap, gazete ve benzeri yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtası ile anılan hizmetlerin sağlanması da dahil) " hizmetleri için tanımlayıcı bir ibare olmadığına dair görüş bildirilmişse de, dosya kapsamından tüm Dünyada ve Türkiye'de "..." yönteminin tanıtımı için çeşitli eğitimler verildiği, seminerler düzenlendiğinin anlaşıldığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 30/10/2019 tarihli, 2018/1674 Esas, 2019/6722 Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi, özel bir ...yöntemi olan “...” ibaresinin, davalının marka tescil kapsamında yer alan 41.sınıftaki "sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri, dergi, kitap, gazete ve benzeri yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtası ile anılan hizmetlerin sağlanması da dahil)" hizmetleri yönünden SMK'nun 5/1-d maddesinde ifade edildiği gibi “ticaret alanında herkes tarafından kullanılabilecek olan” işaretlerden olduğu, diğer bir anlatımla bu ...yöntemini konu alan sempozyum, seminer vs. düzenleme, dergi, kitap vs. yayınlama imkanının kimsenin tekeline bırakılamayacak işaretlerden olduğunun kabulü ile, bu hususun Mahkemece de değerlendirilebilecek bir konu olması nedeniyle, usul ekonomisi açısından yeniden bilirkişi raporu alınmaksızın anılan hizmetler yönünden de davalının markasının hükümsüz kılınması gerektiği kanaatine varıldığı, her ne kadar davacı tarafça davalının markasının kötü niyetle tescil edildiği de iddia edilmişse de, davacının markasının tescilli olduğu bazı hizmetler için cins adı veya ticaret alanında herkes tarafından kullanılabilecek işaretlerden olması tek başına markanın kötü niyetle tescil edildiğini ispatlamak için yeterli olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; davalı adına tescilli ... tescil numaralı "..." markasının 41.sınıfta tescilli olduğu "sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri, dergi, kitap, gazete ve benzeri yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtası ile anılan hizmetlerin sağlanması da dahil) " ve 44. sınıfta tescilli olduğu "tıbbi hizmetler, güzellik bakım hizmetleri, veterinerlik, hayvan üretme ve bescilik, nalbantlık ile ilgili hizmetler" için kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde, yargılama sırasındaki beyanlarını tekrar ederek; mahkemece yapılan tespitin, bilirkişi raporundaki eksik değerlendirme sebebi ile hukuki olarak amacına ulaşamadığını, haksız kullanımın önüne geçmek için yetersiz kaldığını, Dr. ... tarafından geliştirilen ...yöntemi ismi olan ... bütün dünyada bu eğitimi alan doktorlar tarafından kullanılabilirken, ülkemizde, ...’nın yapmış olduğu kötü niyetli başvuru sonrasında, hiçbir doktor tarafından kullanılamaz hale geldiğini, her ne kadar yerel mahkemece markanın hükümsüzlüğüne karar verilerek bir kısım sınıflardan çıkarılsa da, eğitim hizmetlerinin niçin ayrı tutulduğunun hem anlaşılamadığını, hem de hükümsüzlük kararının hukuki yararının sağlanamadığını, bilirkişiler tedavi yönteminin ismi olduğunu tespit ve takdir ettikleri bir kelimenin 41. Madde kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği konusunda tartışırken yaptıkları değerlendirmelerin, bu alanda yetkin olmayan kişilerce yaptırılması nedeniyle kök ve ek raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, yeni bir rapor aldırılması talebi hakkında ise mahkemece olumlu veya olumsuz bir karar verilmediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde, yargılama sırasındaki beyanlarını tekrar ederek; kararın gerekçesiz olduğunu, ... ibaresinin SMK5/1-d anlamında özellikle "sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri, dergi, kitap, gazete ve benzeri yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtası ile anılan hizmetlerin sağlanması da dahil)" nde herkes tarafından kullanılabilecek bir ibare olmadığını, sempozyum, kongre seminer düzenlemek faaliyetleri ile bu faaliyetlerde işlenecek konuların farklı şeyler olduğunu, bu faaliyetler ile sempozyum, kongre ve seminerin konusu farklı şeyler olduğunu, bu nedenle de sözkonusu kararın hukuka uygun olmadığını, davayı açmakta davacının kötüniyetli olduğunu, davacının eylemleri, davacı vekilinin iddia ve beyanlarının ile paralellik göstermemediğini, ... ibaresi duyulduğunda, Türkiye’de ticaret hayatında herkes tarafından kullanılan genel bir ibare olmadığının açıkça ortada olduğunu, tıpta veya tıbbi hizmetlerde kullanılan bazı yöntemlerin, bütün tıbbi hizmetlere (veterinerlik gibi) ve de 44. sınıftaki güzellik hizmetlerine teşmil edilmesinin mümkün olmadığını, sözkonusu hizmeti/hizmetleri sunan ve bu hizmetleri talep edenler tarafından bu ibarenin tanımlayıcı, vasıf bildirici olması gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, marka hükümsüzlüğü talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, bilimsel olarak ispatlanmış etkileri nedeniyle, Dr. ...’nun uyguladığı ... ...yönteminin, Dünya’nın birçok ülkesinde eğitimlerinin verildiği ve başarılı bir şekilde doktorlar tarafından kafa akupunkturu yöntemi olarak kullanıldığı, ...’nın ayrıca veteriner hekimlikte başarılı bir şekilde kullanıldığının tespit edildiği, davalının markasının tescilli olduğu 44. sınıftaki "tıbbi hizmetler, güzellik bakım hizmetleri, veterinerlik, hayvan üretme ve bescilik, nalbantlık ile ilgili hizmetler" için kullanılan yöntemin adı olması nedeniyle SMK'nun 5/1-c maddesi uyarınca hizmetin cinsini belirten bir ibare olduğu, bu nedenle bu hizmetler için tescil edilemeyeceği, Dünyada ve Türkiye'de "..." yönteminin tanıtımı için çeşitli eğitimler verildiği, seminerler düzenlendiğinin anlaşılması karşısında, özel bir ...yöntemi olan “...” ibaresinin, davalının marka tescil kapsamında yer alan 41.sınıftaki "sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri, dergi, kitap, gazete ve benzeri yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtası ile anılan hizmetlerin sağlanması da dahil)" hizmetleri yönünden SMK'nun 5/1-d maddesindeki “ticaret alanında herkes tarafından kullanılabilecek olan” işaretlerden olduğu, bu ...yöntemini konu alan sempozyum, seminer vs. düzenleme, dergi, kitap vs. yayınlama imkanının kimsenin tekeline bırakılamayacak işaretlerden olduğu, bu nedenle ilk derece mahkemesince yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf itirazlarının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE 3-Davacıdan alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davalıdan alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-İstinaf yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/02/2026