4. Hukuk Dairesi 2009/14036 E. , 2010/10221 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Tur. Tic. Ltd. Şti. ve diğeri aleyhine 19/09/2003 gününde verilen dilekçe ile yaralamalı trafik kazasından doğan maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 09/06/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalı ... Tur. Tic. Ltd. Şti. Vekilleri taraflarından …
**4. Hukuk Dairesi 2009/14036 E. , 2010/10221 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Tur. Tic. Ltd. Şti. ve diğeri aleyhine 19/09/2003 gününde verilen dilekçe ile yaralamalı trafik kazasından doğan maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 09/06/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalı ... Tur. Tic. Ltd. Şti. Vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalı ... Ticaret Ltd Ş'nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalı ... Ticaret Ltd Ş'nin diğer temyiz itirazına gelince; dava, trafik kazası nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacı ile davalılardan ... Ticaret Ltd Ş tarafından temyiz olunmuştur. Dosya içeriğinden, davalıların sahibi ve sigortacısı olduğu aracı kiralayan yabancı uyruklu kişinin, 24.06.2002 günü, araç giremez işareti bulunan yola girerek 9 yaşındaki davacı küçüğe çarparak sol bacağının kırılmasına neden olduğu, olayda davalı şirkete ait araç sürücüsünün 6/8 oranında kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir.