Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; Bu Kanunda, Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yay
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle:--- müvekkili davacı ... tarafından --- olmak üzere ---Sayılı ilamsız icra takibi başlatıldığı, İcra takibinin 05/02/2020 tarihinde karşı tarafa tebliğ edildiği, devamında----- borca ve tüm fer'ilerine itiraz edilerek takibin durdurulduğu, mevcut icra takibine devam edebilmek adına tarafların ikiside tacir vasıflarını taşımasından ve ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuğun dava şartı olmasından dolayı öncelikle arabuluculuğa başvurulduğu, herhangi bir anlaşma olmadan arabuluculuk görüşmelerinin sonuçlandığı, hem bu uyuşmazlığın giderilmesi hem de mevcut icra takip işlemlerinin devamının sağlanabilmesi için iş bu itirazın iptali davasını açtıklarını, Borçlu davalı şirketin yapmış olduğu itirazın haklı ve yerinde olmamasından dolayı icra takibinin durmasının da haksız bir şekilde meydana geldiğini, davacının ---- alanında eğitim alarak uzmanlaştığı, bu konuda insanlara --- tedavilerine yardımcı olan, ---- alanında hizmet almak isteyen insanların iyi hizmet alması için bu konuda alanında uzman eğitim sertifikaları bulunan eğitimcilere ulaşıp kursiyerlere hizmet verilmesi için eğitim programının içeriğini düzenleyen, eğitim programının takibini yapan ve ---alanında ticari işletme sahibi olan biri olduğu, davalının ise ------ dolayısıyla ---alanında eğitim almak isteyen insanları belli bir ücret karşılığında bünyesinde toplayan ve bu insanlara eğitim verilmesi amacıyla -----olduğunu, Müvekkili ile karşı şirket arasında---- almak isteyen kişilerin bir araya getirilerek eğitim verilmesi amaçlandığı, bu konuda 23/07/2019 tarihli hizmet alım sözleşmesi başlıklı bir sözleşme imzalandığı, Sözleşme içeriği incelendiğinde Türk Borçlar Kanunundaki eser sözleşmesine birçok yandan benzediği, Sözleşmede ; Davalı tarafın yükümlülükleri özetle; --- eğitim almak isteyen kişileri bulmak. --- alabilmesini sağlamak için ses, ---- düzenlemek, yapılması planlanan iş için işin sonunda yükleniciye bir bedel ödemek, Davacı müvekkilimin yükümlülüklerinin ---- kişileri temin etmek, -------- eğitim programlarını hazırlamak, Belirlenen işi belirlenen tarihlerde bitirerek yüklenilen işi teslim etmek olduğunu, Müvekkilinin sözleşmede belirlendiği gibi eğitici personeli temin ettiği, belli bir plan dahilinde kursiyerlere iyi bir eğitim verilerek eğitimin tamamlandığını, eğitim veren kişilerin ücretlerini de kısa sürede hesaplarına yatırarak ödemelerini yaptığını, yapılan bu eğitim sürecinde tüm kursiyerlerin ödemelerini banka kanalıyla davalı şirkete yapmasına rağmen davalı şirketin davacı alacaklıya hiçbir şekilde ödemede bulunmadığını, Akdedilen sözleşme gereğince tüm görev ve sorumluluklarını dikkat ve özenle yerine getirmesine ve de eğitim boyunca hiçbir kusuru bulunmamasına rağmen davalı şirket tarafından sözleşmenin sona erme tarihi olan ------ bu yana hiçbir ödeme yapılmadığını, davacı alacaklı, alacaklarını mail yoluyla çok defa karşıdan talep ettiğini, ücret konusunda karşılıklı mutabık kalınmasına, davalının borcu olduğunu defalarca ikrar etmesine rağmen hiçbir şekilde ücret ödeme gayretinde bulunmadığını, Davalı borçlu tarafından takibe-borca itiraz dilekçesinde talep edilen alacağın likit olmadığını beyan ettiği, bahse konu sözleşmede net tutarın belirlenmiş olmasa da verilecek ders saati ve tutarının açıkça belirlendiği için burada likit bir alacağın varlığından söz edildiği, sözleşmede yapılacak işin günbegün tanımı ve ücretlendirilmesinin yapıldığını sadece işin toplama kısmının kaldığını, davacının, işin yerine getirilmesi sürecinde şirket müdürü ----- kardeşi olan --- isimli kişi ile irtibat kurdığını, --- kişinin şirket müdürü tarafından yetkilendirildiğini neredeyse tüm toplantı ve görüşmelerde beraber hareket ettiklerini, Birebir yapılan görüşmelerde müvekkilinin sürekli bu kişi ile irtibat kurduğunu, sonradan öğrendikleri bilgilere göre iki kardeşin aralarında problemler oluştuğu -- irtibat, -- görevlendirdiği kiş---yetkisiz bir kişi olduğunu beyan etmeye başladığını ve davacı ile bu kişi arasındaki bu iş takibi sürecindeki tüm ilişkilerini hiçe saydığını ve de kendisinin bilgisinin olmadığını şifaen ve maillerde söylediğini, Bu durumun açıkça dürüstük kuralına aykırılık teşkil ettiğini, davacının güveni kötüye kullanıldığını,--- arasında bozulan ilişkinin faturasının davacı müvekkile kesilmek istendiğini, Bu konu ile alakalı Şirket tarafından yetkilendirilen -------- isimli kişiyle yapılan mesajlaşmaların kaydının bulunduğunu, bu --- kişinin bu süreçteki rolünün ne kadar önemli olduğunun görüleceğini, tüm bu nedenlerle Davanın kabulüne karar verilerek davacı alacaklı müvekkil ile davalı borçlu şirket müdürü arasında akdedilen sözleşme gereği davacı tarafa işin --- faiziyle birlikte toplam------- ödenmesi için başlatılan ve davalı borçlu tarafça durdurulan ilamsız icra takibinin itirazının iptal edilmesini, bahse konu icra takibinin devamına karar verilmesini, davalı borçlu tarafından yapılan haksız itiraz neticesinde devam eden icra takibinin durmasına sebebiyet vermesinden dolayı %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, Yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.