8. Hukuk Dairesi 2018/10011 E. , 2018/17715 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı dava dilekçesinde, kendisi ve vefat eden eşi üzerine kayıtlı ...... bahçesinin davalı ......i tarafından kullanıldığını, kendisinin kullanmasına izin vermedi…
**8. Hukuk Dairesi 2018/10011 E. , 2018/17715 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı dava dilekçesinde, kendisi ve vefat eden eşi üzerine kayıtlı ...... bahçesinin davalı ......i tarafından kullanıldığını, kendisinin kullanmasına izin vermediklerini beyan ederek elatmanın önlenmesini talep etmiştir. Davalılardan ......, dava konusu yere girmediğini, ...... toplamadığını, Kadir ise 2013 yılına kadar dava dışı ablası tarafından ...... mahsülünün toplandığını, 2014 yılında kendisinin budama yaparak bedelini kardeşine verdiğini, bu yerin babasından kendisine kaldığını ancak hiç ...... toplamadığını ve taşınmaza girmediğini belirterek, davanın reddini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne dair verilen karar; davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava, elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir. Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2. maddesinde belirtilmiştir. Buna göre hüküm, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsar. Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Hüküm gerekçesi dosya içeriğine uygun olmak zorundadır. Ayrıca, hükmün gerekçesi ile sonuç kısmı birbiri ile çelişmemelidir. T.C. Anayasası'nın 141. maddesi hükmü uyarınca, duruşmaların aleniyeti kuralı gereği, tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli kararın birbirine aykırı ve çelişik olmaması gerekir. Bu nedenle Mahkeme hükmü tek olduğundan ve kısa kararla aynı sonuçları taşıyacağından kısa karar ve gerekçeli karar arasında çelişki halinde ortada yasaya uygun bir hükmün varlığından söz edilemez. Nitekim Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu'nun 10.04.1992 tarih ve 7/4 sayılı kararında, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili bulunmasının bozma nedeni sayılacağı belirtilmiştir. Somut olayda mahkeme, gerekçesi daha sonra açıklanmak üzere kısa kararında davanın kabulüne, davalıların dava konusu yere yapmış oldukları müdahalenin önlenmesine karar vermiş ise de, gerekçesinde davanın kabulü ile davalıların dava konusu taşınmaza vaki müdahalelerinin davacının hissesi oranında menine karar vermek gerektiğinden bahsederek çelişkiye neden olması doğru görülmemiştir.