Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ----temsilen ------ davalı ..---- davacının--- alacaklarının davalı ---- devredilmesi ile davaya konu ilişki temeli kurulduğunu, taraflar arasında davalı .--- üzerinde bulunan taşınmazın --- olan ancak müvekkil şirkete ait olan diğer taşınmazlarla birlikte) üçüncü kişiye satışından dolayı ve daha önceki yukarıda izah edilen- hukuki ilişki gereği cari hesap bakiyesi bulunmadığını, taraflar arasındaki ilişkiye dayalı mutabakat gereği davalının, davac
davacı tarafça vaki istinaf talebi üzerine istinaf incelemesi için dairemize tevzi edilmekle Dairemiz yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapıldı. Dosya incelendi.GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde belirtilen toplam 16.918,00 TL. bedelli bonoların vade tarihi geçmiş olmasına rağmen davalı tarafça ödenmediğini faizi ile birlikte davalıdan tahsili talep ve dava edilmiştir. İlk derece mahkemesince; "Dava, dava konusu bonolara dayalı olarak alacağın faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkindir. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A -(ek:06/12/2018-7155/23 md.): "ilgili kanunlarda arabulucuya başvurmuş olması dava şartı kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır: Davacı arabuluculuk faaliyeti sonucunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağı bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir..." hükmü yer almaktadır. Dava dilekçesine ekli arabuluculuk son tutanağının incelenmesinde; arabuluculuk süresinin başlangıç tarihin 07/03/2019 ve sürecin bittiği tarihin 15/04/2019 olduğu sürecin bittiği tarihin 15/04/2019 olduğu, dava tarihininde 08/03/2019 tarihi olması nazara alındığında davacının arabuluculuk faaliyeti devam ederken mahkememizde görülen işbu davayı açtığı anlaşıldığından Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun 18/A - 2 md. Uyarınca davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur" şeklindeki gerekçeye istinaden -6325 sayılı yasanın 18/A maddesi uyarınca davanın usulden reddine.." şeklinde hüküm tesis edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin kanunen yapması gereken ihtaratı yapmasına bile gerek kalmadan arabuluculuk sonuç tutanağının davanın açılmasının ardından sunulmuş olmasına, davanın seyrini etkilememiş olmasına, arabuluculuk tutanağının sunulmasından 3 ay sonra mahkeme tarafından tensip yapılıp tarafların duruşmaya çağrılmasına karşın, mahkeme tarafından uyuşmazlığa ilişkin yargılama yapılmadan davanın usulden reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu kararın bozulmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.