1. Hukuk Dairesi 2013/21779 E. , 2014/5820 K. "" MAHKEMESİ : GEREDE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 02/10/2012 NUMARASI : 1998/352-2012/431 Taraflar arasında görülen tapu iptali, tescil olmazsa tenkis davası sonunda, yerel mahkemece, tenkis davasının kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istemli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 18.03.2014 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz edenler vekili…
**1. Hukuk Dairesi 2013/21779 E. , 2014/5820 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : GEREDE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 02/10/2012 NUMARASI : 1998/352-2012/431 Taraflar arasında görülen tapu iptali, tescil olmazsa tenkis davası sonunda, yerel mahkemece, tenkis davasının kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istemli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 18.03.2014 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz edenler vekili Avukat Y. R. geldi, davetiye tebliğine rağmen diğer temyiz eden davalı A.. Ö.. vekili Avukat gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi .. tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal, tescil olmazsa tenkis istemine ilişindir. Mahkemece, tenkis davasının kabulüne karar verilmiştir. Çekişme konusu taşınmazlardaki payların mirasbırakan İ. Ö. vekili U. Ö. tarafından 25.05.1993 tarihinde davalı A.. Ö..'e satış suretiyle devredildiği kayden sabittir. Davacılar, mirasbırakan tarafından yapılan temliklerin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmışlardır. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 1.4.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu’nun 706., Türk Borçlar Kanunu’nun 237. (Borçlar Kanunun 213.) ve Tapu Kanunu’nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.