T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2024/950 KARAR NO: 2026/697 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 12/09/2023 NUMARASI: 2018/68 Esas - 2023/786 Karar DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 26/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 27/03/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz H…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2024/950 KARAR NO: 2026/697 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 12/09/2023 NUMARASI: 2018/68 Esas - 2023/786 Karar DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 26/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 27/03/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 26/07/2013 günü 19.00 sıralarında davalı sürücünün sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile yol kenar çizgisi ile bariyer arasında yürümekte olan yaya davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğunu, Küçükçekmece 21.Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/235 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sırasında, davalının asli kusurlu, müvekkilinin kusursuz olduğu görüşüyle bilirkişi raporunun tanzim edildiğini, davalının 5.000,00-TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilip hükmün kesinleştiğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 15.000,00-TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketi ayrı tutulmak üzere olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte diğer davalıdan; müvekkilinin kaza nedeniyle uğramış olduğu ücret kayıpları, emekli ikramiyesi ve emekli maaşında kayıplar ve hastanede, evde yattığı süre içerisinde bakımından kaynaklı giderlerin dahil olmak üzere 1.000,00-TL maddi tazminatın, olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı .....A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin poliçe kapsamında sorumluluğu, poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, sigortalının kusuru bulunmadığını, müvekkilinin temerrüde düşmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ...vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin kusursuz olduğunu, kazada müvekkilinin aracının önü ile veya ön yanlardan bir yere çarpmadığını, aracın arka yanından bir çarpma olduğunu, müvekkilinin tali kusurlu kabul edilse dahi davacının tazminat taleplerinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacının davasının kısmen kabulü ile kısmen reddine, davacının maddi tazminat davası yönünden davasının kabulü ile, 9.916,01 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden, davalı ...yönünden kaza tarihi olan 26/07/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, (davalı sigorta şirketinin 250.000,00 TL poliçe limiti ile sorumlu olduğunun tespitine,) 69.330,76 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden, davalı ...yönünden kaza tarihi olan 26/07/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, (davalı sigorta şirketinin 250.000,00TL poliçe limiti ile sorumlu olduğunun tespitine,) 3.064,50 TL bakıcı gideri bedelinin davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden, davalı ...yönünden kaza tarihi olan 26/07/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, (davalı sigorta şirketinin 250.000,00 TL poliçe limiti ile sorumlu olduğunun tespitine,) davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile kısmen reddine, 7.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 26/07/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'ten alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ...vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ...vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; geçici ve kalıcı iş görmezlik olgusunun dayanağı gösterilen ATK raporunda davacının E cetveline göre % 3.2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı,iyileşme sürecinin 9 aya kadar uzayabileceği,3 ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği belirtilen rapora itiraz edildiğini, raporun 26.07.2013 tarihli şikayetçi ifade tutanağı ile örtüşmediği, şikayette çatlak vb ifadeler varken raporda kaza ile ilgisi olmayan ve yüksek maluliyet tespit edildiğini, davacının başka rahatsızlıkları veya önceden olan hastalıklarının rapora konu edilmesi söz konusu olduğunu, keşif yapılmaması, asli kusur davacıda olmasına rağmen, sanki davacı yaya yolunda yürüyormuş da müvekkil çarpmış gibi kusur tespiti yapılması hatalı olduğunu, davacının kaza tarihinde işsiz olmasının gözetilmediğini, hesaplama için bir gelir baz alınacaksa da, olsa olsa kaza tarihindeki asgari ücret üzerinden hesap yapılması gerektiğini, manevi tazminat ve davacı yararına belirlenen vekalet ücretinin hukuka aykırı olup, karar bu nedenle de kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 26.07.2013 tarihinde saat 19:00 sıralarında davalı sürücü ...sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonet ile TEM Kuzey Yan Yol üzerinde sağ şeridi takiben ...... istikametinden ....istikametine seyirle olay mahalline geldiğinde kontrolsüzce sağa manevra ile emniyet şeridine yöneldiğinde; emniyet şeridi üzerinde yürümekte olan davacı yaya ...’a çarpması sonucu yaralanması nedeniyle tazminat talep edildiği anlaşılmıştır. Hükme esas ATK kusur raporunun ;Küçükçekmece 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/235 Esas sayılı dosyası, ceza davasının gerekçeli kararı, kaza sonrası sürücü ve yaya ifadeleri, ceza aşamasında 02.06.2014 tarihinde mahallinde yapılan keşfe binaen düzenlenen ve davalı sürücüye asli kusur izafe edilip davacı yayaya kusur izafe edilmeyen 11.06.2014 tarihli bilirkişi raporu, ceza aşamasında ATK tarafından düzenlenen ve davalı sürücüye asli kusur, davalı sürücünün seyir şeridine manevra yapan plakası tespit edilemeyen araca tali etkenlik izafe edilip davacı yayaya kusur izafe edilmeyen 19.11.2014 tarihli rapor, dava ve cevap dilekçeleri ile taraf iddia ve itirazları görülerek düzenlendiği ve bu rapora göre; davalı sürücü ...idaresindeki araç ile sağ şeridi takiben seyri sırasında dikkatini yola vermesi, ifadelerinde belirttiği sol şeritte seyreden ve sağa manevra yapan araca karşı varlığını belirtecek şekilde ikazda bulunması, kendi seyir şeridi içerisinde kalacak şekilde fren ile birlikte tedbir alması gerekirken bu hususa özen göstermediği, kontrolsüzce sağa manevra ile emniyet şeridine girip emniyet şeridi üzerinde yürümekte olan yayaya önlemsizce çarpması ile sebebiyet verdiği kazada asli %80, davalı sürücünün ifadelerinde belirttiği ve kendisiyle aynı istikamette sol şeridi takiben seyreden plakası belirlenemeyen otobüsün davalı sürücünün seyir şeridine doğru manevra yapmasının dava konusu kazada tali %20 oranında etken olduğu, davacının ise olay mahallinde bariyer ile yol kenar çizgisi arasında kalan emniyet şeridi üzerinde yürüdüğü sırada, geriden gelen davalı sürücü idaresindeki aracın kontrolsüzce sağa manevra ile kendisine çarpması ile meydana gelen kazada atfı kabil kusuru bulunmadığı tespit edilmiştir. Mahkemece alınan kusur raporu ile ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporlarının birbiriyle örtüştüğü, kaza tespit tutanağı ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. - 2024/5474 K., 2021/12907 E. ve 2022/6237 K. sayılı kararları). İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunun dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre bu yöne değinen istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Destekten yoksunluk zararının hesabında müteveffanın gelirinin belirlenmesi ve çalışma gücü kaybı zararının hesabında yaralanan veya malul olanın gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır. Desteğin ve malul kalanın kaza tarihi itibariyle mesleği ve geliri tespit edilmelidir. Kişinin herhangi bir işi yoksa, desteğin geliri asgari ücret kabul edilerek, raporun hazırlandığı tarihteki net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılacaktır. Eğer desteğin, malul kalanın gelirinin asgari ücret üzerinde olduğu, bir başka anlatımla herhangi bir iş yerinde çalıştığı ya da bir meslek icra ettiği ve asgari ücret üzerinde bir gelir elde edildiği iddia ediliyorsa bunun ispat edilmesi gerekir. Dava dilekçesinde davacının mobilya ustası olduğunu belirtilmiştir. Dosyada mevcut davacıya ait SGK kayıtlarından 06/07/2013 tarihinde yani kazadan önce mobilya montajcısı meslek kodu ile çalıştığı, iş yerinden çıkış yaptığı daha sonra 11.ayda yeniden işe giriş yaptığı görülmektedir. Bu durumda mobilya ustası olan davacının ücretinin emsal ücret olması gerekecektir. İlk Derece Mahkemesince emsal ücretin tespiti için yapılan araştırma sonucu, TÜİK emsal ücret veri tabanında 2014/Kasım itibarı ile davacı ile aynı meslekte emsallerin brüt ücretinin 1.497,00 TL olduğu, 26.07.2013 kaza tarihindeki brüt asgari ücret ise 1.021,50 TL olduğu tespit edilmiştir. Davacının SGK Hizmet Cetvelinde 1.429,65 TL olarak yazılı brüt ücreti, TÜİK veri tabanındaki brüt 1.348,48 TL'den daha yüksek olduğundan resmi kayıt olan SGK Hizmet Cetvelindeki ücreti esas alınarak ve bilinmeyen dönemde asgari ücret artış oranına göre oranlanarak belirlenen ücret üzerinden yapılan hesaplamanın hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesi ve 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanmasının mahiyeti ve iyileşme süresi ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin ilkelerle birlikte dikkate alındığında mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarların, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun, yeterli ve makul olduğu kanaatine varıldığından manevi tazminata ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Mahkemece kabul edilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden hesaplama yapılarak vekalet ücreti belirlenmesinde AAÜT, usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından bu hususa değinen davalılar vekili istinaf itirazının da reddi gerekmiştir. Bu nedenlerle; davalı ...vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı ...vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 6.100,85 TL harçtan peşin alınan 1.525,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.575,6TL harcın davalı ...'ten tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/03/2026