Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin %60 hissesine sahip ortağı olduğunu, şirket ortakları arasında ciddi anlaşmazlık ve --- mevcut olup, şirketin diğer ortaklarının müvekkiline yönelik suç ----, yine diğer ortaklar tarafından müvekkili ve eşi aleyhine ----------------olarak dava açıldığını ve halen derdest olduğunu, ortaklarca kullanılan şikayet dilekçeleri ve davalarda ileri sürülen iddiaların aynı olup asılsız ve kötü niyetli isnatlar içerdiğini, diğer ortaklar
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; davacı ve davalılardan ...'nun İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ..... sicil nosunda kayıtlı ...'nin % 50 şer oranda ortakları olduklarını, 2000 yılında kurulan şirketin ana sözleşmesinin 8. Maddesine göre ilk beş yıl ... ile ...(nun münferit imzaları ile temsil ve ilzam edildiğini, sürenin sona ermesi üzerine Ortaklar Kurulunun 12.04.2006 tarihinde toplanarak 2006/4 sayılı yeni bir karar alındığını, bu karar uyarınca ... ve ...'nun 10 yıl için yeniden müdür seçildiğini, bu kişilere A grubu imza yetkisi verildiğini ve ....kadar ki parasal işlemlerde münferit , bu miktarı geçen işlemlerde ise her ikisinin müşterek imzaları olmasına, yine bu kararla ............ da B grubu imza yetkisi verilerek bunlarında 100 .......... dolarına kadar parasal işlemlerde her ikisinin birlikte atacakları imzalarının yeterli olmasına denildiğini,kararın tescil ve ilanından sonra imza sirküleri düzenlendiğini, on yıllık sürenin dolmasının ardından şirketin çalışabilme erkini kaybetmemesi için davacı tarafından davalı ortağa noter vasıtasıyla davetiye gönderilerek 10.03.2016 tarihinde şirket merkezinde temsil ve ilzam kararının yenilenmesi için karar taslağının imzaya açılacağının bildirildiğini, davetiye davalı ...'e 18.02.2016 tarihinde bizzat tebliğ edilmesine rağmen davalının toplantı gün ve saatinde aynı parseldeki işyerinde bulunmasına rağmen toplantıya gelmediği gibi teklif edilen karar metnini de imzalamadığını, şirketin iki yılı aşkın süredir temsil ve ilzam edilemediğini ve adeta sahipsiz kaldığını , davacı ve davalı ortağın birlikte ve beraber hareket edebilme olanaklarının ortadan kalktığını, 2016 yılında şirket temsil ve ilzamını kaybedince hiçbir geçerli nedeni olmayan , tamamen keyfi nedenlerle ve şirketi zarara uğratmak pahasına bu duruma getiren ortak ...'nun temsil yetkisinin sınırlandırılması için önce İstanbul Anadolu ........ Asliye Ticaret Mahkemesinde 2006/449 esas sayılı dosyasında dava açıldığını, mahkemece nedenleri çok araştırılmadan öncelikle şirketin faal duruma getirilebilmesi için özel yetkili kayyım atandığını ve kayyıma ortaklar kurulunu toplama ve karar aldırma yetkisi verildiğini, kayyımın göreve başlayıp ortakları toplantı günü belirlemek için davet edince, davalı ortağın bu kez yapılacak ortaklar kurulu öncesi mali inceleme yapmak istediğini bildirdiğini, kayyım denetimi altında kendisine ve beraberindeki mali müşavire çalışmak üzere yer tahsis edildiğini ve evrakların arşivden çıkarılarak incelemeye sunulduğunu, sonuçta ortaklar kurulu toplanmış ise de temsil ve ilzam için ortaklarca bir karar alınamadığını, mahkemece kayyıma yetki verilirken tarafların anlaşamamaları halinde şirketin tasfiye edileceği ihtar edilmesine ve kayyımın da bu yönde rapor vermiş bulunmasına rağmen mahkemece verilen ara karardan rücu dahi edilmeden davanın reddine karar verildiğini, şirketin kuruluş dönemindeki ortakların karşılıklı iradelerinin temelden çöktüğünü ve bu nedenle de şirketin çalışamaz hale geldiğini belirterek ,.......Müdürlüğünde ....... numarada kayıtlı ......'nin TTK 636/2 ve 3 madde hükümlerince sonlandırılmasını ve tasfiyesinin kapatılabilmesi için mahkemece resen tasfiye memuru atanmasını talep ve dava etmiştir.