T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1486 Esas KARAR NO: 2026/353 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 04/06/2024 NUMARASI: 2020/350 ESAS, 2024/101 KARAR DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 27/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1486 Esas KARAR NO: 2026/353 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 04/06/2024 NUMARASI: 2020/350 ESAS, 2024/101 KARAR DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 27/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının ... numaralı "...+ şekil", ... "..." ve ... numaralı ve “...” markalarının sahibi olduğunu, davalının müvekkili firma ile iş ilişkisi olmamasına rağmen www.....com internet sitesi üzerinde "..." markalarının izinsiz şekilde kullandığını, davalın kullanımının müvekkili şirket ile ticari bir izlenim uyandırdığını, site üzerinden davacı şirkete ait ürünlerin satıldığını, davalı eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, uyuşmazlık konusu olarak da davacıya ait ... isimli ürünlerin satıldığını, ...başvuru numaralı ...04.2020 başvuru tarihli “..." ibareli markanın tescil başvurusuna ilişkin TPMK'nın 25.12.2020 tarihli yayıma itiraz gerekçesinin 6769 sayılı Kanun'un 6/3 maddesi kapsamında uygun bulunduğuna ilişkin yazı; ".... itiraz sahibi tarafından itiraz dilekçe ekinde sunulan yayına itiraz ekindeki dökümanlardan "..." markasının başvuru tarihiden önce dezenfektanlar emtialarında itiraz sahibi tarafından Türkiye'de yaygın fasılasız ve ticari etki doğuracak şekilde kullanıldığı ve bu kullanımın ticari etki doğuracak nitelikte olduğu kanaatine varıldığınsan itiraz gerekçesi yerinde bulunmuştur... İtiraz incelemesi sonucunda itiraz edilen başvurunun mal ve hizmet listesinden aşağıda belirtilen mal ve hizmetlerden çıkarılmasına karar verilmiştir..."şeklinde olduğunu, davalının davacı firma ile iş ilişkisi olmamasına rağmen www.....com internet sitesi üzerinde ... markalarının izinsiz şekilde kullandığını, davalının kullanımının davacı şirket ile ticari bir izlenim uyandırdığını, site üzerinden davacı şirkete ait ürünlerin satıldığını, davalının eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, eylemlerin tespiti ile önlenmesi şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının internet üzerinden satmış olduğu ürünlerin tamamının orijinal olduğunu, davalının sattığı ürünleri doğrudan davacıdan temin ettiğini, marka hakkına tecavüzün söz konusu olmadığını, davalı faaliyetlerinin davacı ile ilişkilendirilmeye yönelik olmadığını, yurt içi kargo ......Şubesinden davacı şirket tarafından davalı şirkete gönderilen gönderi belgelerinin olduğunu, bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, davalının www.....com web sitesi başta olmak üzere faaliyet gösterdiği satış kanalları üzerinden tamamen orjinal ürünleri satışa sunduğunu, 6769 sayılı Kanun 7/5 md ve 152 maddesinin dikkate alınması gerektiğini, davalı tarafından satışa sunulan ürünlerin orjinal olup marka kullanımın hak ihlali teşkil etmeyeceğini, raporda bu yönde inceleme olmadığını, raporda google arama motorunda “... el dezenfektanı ve sürmeli dental" kelimeleri ile yapılan incelemede karşı tarafa ait internet sitesinin yer aldığı arama sonuçlarının çıkmadığının belirtilerek davacının sözde iddialarının dayanaksız olduğunun ortaya konulduğunu, sevk irsaliyelerinden anlaşılacağı üzere davalının satışa sunduğu ürünlerin doğrudan davacıdan temin edilmekte olduğunu belirttiği marka hakkına tecavüzün söz konusu olmadığını, müvekkili faaliyetlerinin davacı ile ilişkilendirilmeye yönelik olmadığını belirterek davanın reddini talep ettiği anlaşıldı. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul Anadolu .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin .../06/2024 Tarih ve 2020/.. Esas 2024/.. Karar sayılı kararıyla; ''...İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; dava marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti önlenmesi ile maddi manevi tazminat talebine ilişkin olup davacı şirketin ... ve ... numaralı ... ibareli markaların 03, 05,10 ve 35. Sınıfta tescilli sahibi olduğu, davacı şirketçe davalı şirkete ait www.....com isimli internet sitesinde davacının markasının yer aldığı ürünlerin tanıtım ve satışının yapıldığı fakat bu durumun taraflar arasında ticari bir ilişki olduğu izlenimi yaratacak şekilde yapılmak suretiyle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin iddia edildiği, davalı tarafça ise davaya konu ürünlerin davacı tarafından üretilen orjinal ürünler olduğu, yapılan tanıtım ve satışın dürüst kullanım şeklinde olduğu iddia edilerek davanın reddinin talep edildiği, mahkememizin 2020/.......değişik iş sayılı dosya üzerinden yaptırılan tespit ve aldırılan 21/08/2020 tarihli bilirkişi raporunda davalıya ait internet sitesinde davacıya ait ürünlerin satıldığı bu durumun marka hakkına tecavüz teşkil edip etmediği hususunun mahkemenin takdirine bırakıldığı, dava konumuz ile ilgili yürütülen İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/190892 numaralı soruşturma dosyasında aldırılan bilirkişi raporunda davalı kullanımlarının ticari etki doğuracak şekilde marka hakkı ihlali oluşturduğu şeklinde görüş bildirdiği, mahkememiz esas dosyasında aldırılan 06/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda davalı kullanımlarının dürüstlük kuralına aykırı olduğu ve marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin belirtildiği, daha sonra aldırılan 22/02/2023 tarihli ek raporda da kök rapordaki görüşün muhafaza edildiği, lisans bedelinin de 942.171,42 TL olarak hesaplandığı, mali yönden yapılan hesaplamanın dosya kapsamına uygun olmaması sebebiyle aynı heyetten mali müşavir bilirkişiden 20/11/2023 tarihli ikinci ek rapor alındığı burada da lisans bedelinin 20.503,19 TL olarak hesaplandığı, buna göre de davacının ... ve ... numaralı ... ibareli markaların tescilli sahibi olduğu, davalı şirkete ait www.....com isimli internet sitesinde davacı şirkete ait markanın yer aldığı, ürün tanıtım, pazarlama ve satışının yapıldığı, uyuşmazlığın satılan ürünlerin taklit niteliğinde ürünler olmasından kaynaklı olmayıp davalı tarafından yapılan satışların SMK 7/5 kapsamında ticari hayatın olağan akışı içerisinde dürüst bir kullanım olup olmadığından kaynaklandığı, dosya içerisinde aldırılan bilirkişi raporlarında davalıya ait internet sitesi üzerinde yaptırılan bilişim tespitlerinde davacıya ait markanın ayrı bir şekilde büyük harflerle yazıldığı, daha sonra ürün görsel ve isimlerine yer verildiği, yine internet sitesinin sertifikalar sayfasında davacıya ait marka ve logonun yer aldığı, sertifikanın paylaşıldığı, bütün bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davalı ile davacı arasında ticari bir ilişki olduğu veya davalının davacı şirketin temsilcisi, distiribütörü olduğu algısını yarattığı bu durumu gören tüketicinin taraflar arasında ticari bir ilişki veya aralarında bir bağ olduğu izlenimini yaratabileceği bununda karışıklığa sebebiyet verdiği davalı kullanımlarının SMK 7/5 kapsamını aşan ticari hayatın olağan akışına uygun ve dürüst bir kullanım şeklinde değerlendirilemeyeceği bu nedenle hem bilirkişi raporlarındaki heyetçe ulaşılan hemde mahkememizce ulaşılan kanaate göre davacı eylemlerinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, davacı eylemlerinin SMK 29. Maddesi kapsamında marka hakkına tecavüz teşkil ettiği buna göre de davacının SMK 149. Maddesi uyarınca maddşi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceğini maddi tazminat yönünden aldırılan ilk bilirkişi raporunda lisans bedeli üzerinden İstanbul Ticaret Odasının cevabi yazısına göre davalının elde ettiği gelirin %15 i üzerinden 942.171,42 TL tazminat hesaplanmış ise de bu hesaplamanın davalının tüm gelirleri üzerinden yapıldığı, oysa ki davalının tüm cirosunun davacıya ait ürünler olmadığı, davalı tarafından kullanılan davacıya ait markanın yer aldığı, ürün satışları üzerinden hesaplanan maddi tazminat miktarının ise 20.503,19 TL olduğu, bu rakamın dosya kapsamına daha uygun olduğu, manevi tazminat miktarı bakımından ise davalının incelenen ticari defterleri tarafların marka ve ticari faaliyetlerinin büyüklüğü kullanımı ayrıca davalı şirketin tecavüze konu eylem biçimi de değerlendirildiğinde 50.000 TL manevi tazminatın dosya kapsamına uygun olduğu bu rakam üzerinden manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerektiği, haksız rekabet yönünden ise Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 14/03/2022 tarih, 2019/5189 esas ve 2022 1852 sayılı ilamında belirtildiği üzere markaların kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı SMK hükümleri ile korunması kapsamında artık TTK 55/1a 4 maddesi uyarınca haksız rekabete hükmetmenin gereksiz ve yorum düştüklerine yol açtığı bu sebeple haksız rekabet yönünden davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:HÜKÜM: Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, Davalı tarafından davacının marka hakkına yönelik tecavüzün tespitine ve önlenmesine, davalı şirketin, davacı şirketin yetkili bayiisi izlenimi uyandıracak şekilde veya davacı şirket ile aralarında ticari ilişki veya bir bağ olduğu şeklindeki kullanımlarının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, önlenmesine, durdurulmasına ve yasaklanmasına, davalıya ait www.....com isimli alan adına erişimin engellenmesine, Maddi tazminat yönünden: Davanın KABULÜ ile, 20.503,19 TL ' nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Manevi tazminat yönünden: Davanın KISMEN KABULÜ ile 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Haksız rekabet yönünden: Davanın REDDİNE, Hükmün kesinleşmesi halinde Türkiye çapında yayın yapan 5 büyük gazeteden birinde masrafı davalıdan alınmak üzere ilanına,..." karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Tarafımızdan, raporda yer alan hesaplamanın eksiklik içerdiği, lisans bedeli tutarının çok yüksek olması gerektiği şeklinde itirazda bulunulduğu halde söz konusu itirazlarının dikkate alınmadığını, davalı yanın Mahkemeyi yanıltma gayreti içinde eksik belge sunduğunu, 2020-2022 yıllarına ait bütün faturalarını dosyaya sunmamıştır (internet ve fiziki, toptan ve perakende, bütün satışlarına ait), Müvekkilin markalarını kullanmak sureti ile elde etmiş olduğu (Müvekkilin markaları, dezenfektan ve diğer medikal ve temizlik ürünleri dahil) ticari gelire ait bütün bilgilerin dosyada bulunmadığını, içinde müvekkil markalarının olduğu satışlar ile birlik te, müvekkilin itibarından elde ettiği kazancın da hesaplanması gerektiğini, müvekkil ile bağlantılı (faturalar içerisinde müvekkil markalarına ait ibareler ile birlikte, dezenfeksiyon ve medikal ürünlerine ait bütün faturalar hesaplamada dikkate alınarak) bütün satışların tespiti ile maddi tazminat hesabı yapılması gerekli olduğunu, hesaplamanın sadece müvekkilin markalarının geçtiği faturalar üzerinden yapılmakla hükmedilen tazminatın hakkaniyete aykırı nitelikte olduğunu, davalı eylemleri karşısında hükmedilen manevi tazminat tutarnın düşük kaldığını, haksız rekabet açısından davanın reddi kararı hatalı olduğunu beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince markaya tecavüzün tespiti ve men'i taleplerinin kabulüne, maddi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, haksız rekabete ilişkin talebin ise reddine karar verilmiştir.Karara karşı, davacı vekili yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.İstinafa gelen sıfatı dikkate alınarak yapılan incelemede; Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, maddi tazminat bedelinin "tecavüze konu markanın yer aldığı ürün satışları toplam cirosuna, İstanbul Ticaret Odasının cevabi yazısında belirtilen lisans oranı (davalının elde edilen gelirinin %15 'i) uygulanması" ile belirlenmesi yerinde olduğu gibi, ihlal edilen hakkın niteliği dikkate alındığında ilk derece mahkemesince takdir edilen manevi tazminatın dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin kararlarında marka hakkına tecavüz halinde, TTK'nın haksız rekabet hükümleriyle kümülatif koruma sağlanamayacağı kabul edildiğinden haksız rekabet yönünden istemin bu gerekçe ile reddine karar verilmesi de usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.27/02/2026