21. Hukuk Dairesi 2012/19681 E. , 2013/22549 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, 01/12/2007 tarihinden itibaren malulen emeklilik hakkını kazandığının tespitine, ödenmeyen aylıkların tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonr
**21. Hukuk Dairesi 2012/19681 E. , 2013/22549 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, 01/12/2007 tarihinden itibaren malulen emeklilik hakkını kazandığının tespitine, ödenmeyen aylıkların tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. K A R A R Dava, davacıya 16/11/2007 tarihli talebine istinaden 01/12/2007 tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 17/07/1983-06/10/2006 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığının bulunduğu, 04/11/1972-07/11/1977 tarihleri arasında askerlikte geçen 300 günü borçlanarak 16/11/2007 tarihinde ödediği, davacının maluliyet aylığı tahsis talebinin, maluliyeti gerektiren hastalık ve arıza ile işe girdiği gerekçesi ile reddedildiği, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu'nun 17/04/2009 tarihli raporunda davacının maluliyeti gerektiren hastalık ve arıza ile işe girdiğinden maluliyet sigortası yardımından yararlanamayacağının belirtildiği, ... Askeri Tıp Akademisi'nin 08/11/1977 tarihli raporunda davacının askerliğe elverişli olmadığının bildirildiği, ... Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi'nin 29/08/2008 tarihli raporunda davacının yapılan psikometrik değerlendirmesi sonucunda zeka puanının 54. zeka bölümünün hafif derecede mental retardasyon olduğu tespit edildiği, rezidüel şizofreni ve hafif derece mental redardasyon olduğunun tespit edildiğinin bildirildiği, ... Tıp Fakültesi Psikiyatri Özel Dal Sağlık Kurulu'nın 05/02/2009 tarihli raporunda davacıya Heberfrenik Şizofreni ve Hafif Mental Retardasyon teşhisinin konulduğunun belirtildiği, ... Prof. Dr. ... Ruh ve Sinir Hastalıkları E. A. Hastanesi'nin 21/12/2010 tarihli Sağlık Kurulu Raporunda davacıda “rezidüel şizofreni” denilen akıl hastalığı tespit edildiği, bu durumuyla çalışma gücünün %80 inden fazlasını kaybettiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır. Öncelikle, dava ve taraf ehliyeti Kamu düzenine ilişkin olup mahkemelerce resen göz önünde tutulur. Davacı veya davalının dava ehliyetinin bulunmadığı yargılamanın devamı sırasında tespit edilirse bu tarafa vasi tayini için 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 404/2.maddesi gereğince davaya bakan Mahkemece kişinin ikametgâhı Sulh Hukuk Mahkemesine ihbarda bulunularak atanacak vasinin huzuru ile davaya devam edilmesi gerekir. Öte yandan, kural olarak Yüksek Sağlık Kurulu'nca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumu'nu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu'na giderek Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 28/06/1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir. Yapılacak iş, davacının dava ehliyetinin bulunup bulunmadığını yöntemince araştırmak, dava ehliyetinin bulunmadığının anlaşılması halinde, vasi tayini için 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 404/2.maddesi gereğince davacının ikametgâhı Sulh Hukuk Mahkemesine ihbarda bulunarak atanacak vasinin huzuru ile davaya devam etmek, davacının maluliyet başlangıç tarihi ve maluliyet oranı konusunda Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'dan rapor alarak, davacının maluliyet aylığı koşullarını taşıyıp taşımadığı değerlendirmekten ibarettir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 03/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.