4. Hukuk Dairesi 2023/10279 E. , 2023/12073 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/928 D. İş, 2022/919 K. HÜKÜM/KARAR : İtirazın kabulüne Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davacı vekili ve davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince tarafların itirazının reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerin…
**4. Hukuk Dairesi 2023/10279 E. , 2023/12073 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/928 D. İş, 2022/919 K. HÜKÜM/KARAR : İtirazın kabulüne Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davacı vekili ve davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince tarafların itirazının reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; tarafların itirazının kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; motosiklet sürücüsü olan müvekkiline, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın çarpması neticesinde davacının %26 oranında malul kaldığını, belirsiz alacak davası olarak ikame ettikleri davada şimdilik 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatını kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan talep etmiştir. Davacı vekili talebini 262.862,87 TL olarak artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun ilgili yönetmelik hükümlerine uygun tanzim edilmediğinden usulden red kararı verilmesi gerektiğini, sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın varlığının ispatlanması gerektiğini, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılmasını talep ettiklerini, motosiklet sürücüsünün ehliyetsiz olduğu ve başvuranın sürücünün kardeşi olduğunu, sürücünün ehliyetsiz olduğunu bilerek araca bindiğini, müterafık kusur indirimi uygulanması gerektiğini, faiz başlangıç tarihi ve faiz türüne ilişkin talepleri kabul etmediklerini, vekalet ücretinin 1/5 oranında hükmedilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; motosiklette yolcu olarak bulunan davacının plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araçla yaptığı kaza neticesinde yaralandığı ve %26 oranında malul kaldığı ve sürekli iş göremezlik tazminatı talep ettiği, kaza tarihi itibari ile 360.000,00 TL teminat miktarı olduğu, dosyaya ibraz edilen maluliyet raporunun kaza tarihi itibari ile geçerli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre hazırlandığı ve raporun usul ve yasaya uygun olduğu, kaza tespit tutanağında sürücüsü tespit edilemeyen aracın kazaya neden olduğunun belirtildiği, savcılık tarafından da daimi arama kararı verildiği, müterafık kusur indirimi yapılması yönünden talep bulunsa da, motosiklet sürücüsünün kazada kusurunun bulunmaması nedeni ile talebin reddine karar verildiği, PMF 1931 Yaşam Tablosu esas alınarak yapılan hesaplama neticesinde 262.862,87 TL tazminat miktarının belirlendiği ve davacının talebini artırdığı, ancak TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemi dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğinden ek rapor alındığı ve davacının 218.365,28 TL tazminat alacağının bulunduğu gerekçesi ile talebin kısmen kabulüne 218.365,28 TL'nin 17.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. 1. Davacı vekili; PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant göre hesaplama yapılması gerektiği belirtilerek karara itiraz etmiştir. 2. Davalı vekili; başvuru şartının yerine getirilmediğini, maluliyet raporunu kabul etmedikleri, kazaya plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın sebep olduğuna dair somut delil olmadığı, sürücünün ehliyetsiz olduğu, müterafık kusur indirimi uygulanması gerektiği, faiz başlangıç tarihinin komisyona başvuru tarihi olması gerektiği, vekalet ücretinin hatalı hükmedildiği gerekçeleri ile karar itiraz etmiştir. B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin 24.01.2021 tarihli ve 2021/İHK-609 Karar sayılı kararıyla; somut olayda kaza tarihi itibari ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (KZMSS) Genel Şartları uyarınca TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemi ile hesaplama yapılmasında isabetsizlik olmadığı, dosyaya ibraz edilen maluliyet raporunun kaza tarihi itibari ile geçerli yönetmelik uyarınca Sağlık Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş sağlık kuruluşunca kaza ile illiyet bağı kurularak verildiği, kask takılmaması ile zarar arasında illiyet bağı olmadığından müterafık kusur indirimi yapılması talebinin reddinin yerinde olduğu, davalı plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın kaza yaptığına dair somut delil ibraz edilmediğini ileri sürmüş ise de davalının iddiasının ispatlaması gerektiği, ancak dosyaya kazanın beyan edilenden farklı şekilde gerçekleştiğine dair delil ibraz edilmediği, başvurunun 04.08.2020 tarihinde davalıya tebliğ edildiğinden 8 iş günlük süre olan 17.08.2020 tarihinden itibaren temerrüdün gerçekleşeceği ve bu tarihten itibaren faiz işletilmesinde usulsüzlük olmadığı, vekalet ücretinin nispi ve tam oranda verilmesi gerektiği gerekçesiyle tarafların itirazının reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 31.01.2022 tarihli 2021/15299 Esas, 2022/1145 Karar sayılı ilamı ile; 1. davacı için, PMF 1931 Yaşam Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömür süresinin belirlenmesi (davalı lehine olacak biçimde daha kısa ömür süresi belirlediği halde davacı vekilinin temyiz dilekçesindeki talebiyle bağlı kalınması gerektiğinden), % 1,8 teknik faiz uygulanmadan ve işleyecek devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanmasının gerektiği dikkate alınmak suretiyle, anılan biçimde hesaplama yapan ve davacı tarafın kabul edip üzerinden ıslahı yaptığı 20.10.2020 tarihli aktüer raporunun karara esas alınması gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 3. Davacının yolcu olduğu araç sürücüsü in ehliyetsiz oluşunun kazanın oluşumunda etkili olup olmadığı da irdelenerek, kazaya karışan araç sürücülerinin kusur durumlarının tespiti için, konusunda uzman makine mühendisi bilirkişiden rapor alınması; davacının yolcu olduğu araç sürücüsünün kazada kusuru bulunduğunun saptanması halinde, davacının ehliyetsiz sürücünün aracına binmekle müterafik kusurlu olup olmadığının irdelenmesi, Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 52nci maddesi uyarınca maddi tazminattan makul oranda hakkaniyete uygun indirim gerekip gerekmediğinin tartışılması, ondan sonra varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmemiştir. 4. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 17/2 nci maddesi gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nispi vekalet ücretinin 1/5'i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden, fazla (nispi tam) vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir," şeklinde bozma kararı verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma sonrasında heyet tarafından kusur raporu alındığı, plakası tespit edilemeyen sürücünün kazada %70, davacının yolcu olarak bulunduğu motosiklet sürücüsünün %30 ve davacının ehliyetsiz olduğunu bildiği motosiklet sürücünün aracına binmesi nedeni ile %20 müterafık kusuru olduğunun belirtildiği, alınan kusur raporunda atfedilen kusur oranları doğrultusunda yeniden hesaplama yapılması gerekmiş olup; 262.862,87 TL tazminatın %70 kusur indirimi ile 184.005.00 TL tazminattan sigorta şirketinin sorumluluğu bulunduğu tespit edildiği, bununla birlikte; başvuranın ehliyetsiz olduğunu bildiği acemi kardeşi 'ın kullandığı motosiklete binerek kendi can güvenliğini tehlikeye sokması zararını arttırdığından hesaplanan tazminattan %20 müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği kanaatiyle; 184.005,00 TL tazminattın %80 oranı olan 147.203,20 TL'den Güvence Hesabının sorumlu olduğu, davacı vekili lehine maktu vekalet ücretinin altında kalmamak üzere hesaplanan vekalet ücretinin 1/5 oranında vekalet ücreti verilmesi gerektiği gerekçesi ile tarafların yaptığı itirazın kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, 147.203,20 TL tazminatın 17.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, başvuran lehine 9.200,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; belirlenen tazminattan %70 kusur oranı ve %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasının hatalı olduğunu, 2020 yılı asgari ücret miktarına göre aktüerya raporu alınması gerektiği gerekçesi ile hükmün bozulması gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın karıştığı 26.05.2019 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51, 52 ve 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, ... Yönetmeliği. 3. Değerlendirme 1. Dosyadaki yazılara, kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Dosya kapsamından; İtiraz Hakem Heyetinin 24.01.2021 tarihli 2021/İHK-609 sayılı kararının taraflarca temyiz edildiği, kararın, Dairenin 31.01.2022 tarihli 2021/15299 Esas 2022/1145 Karar sayılı ilamı ile davacının daha az bakiye yaşam süresi öngörülen PMF 1931 Yaşam Tablosunun dikkate alınmasını talep ettiği ve taleple bağlı kalınması gerektiğinden 20.10.2020 tarihli aktüer raporun karara esas alınarak hüküm kurulması, kusur raporu alınarak davacının yolcu olarak bulunduğu motosiklet sürücüsünün kazada kusuru olduğunun saptanması halinde davacının ehliyetsiz sürücünün aracına binmekle müterafık kusuru olup olmadığının irdelenmesi ve tazminattan makul oranda indirim yapılması gerektiği gerekçeleri ile bozulmuştur. İtiraz Hakem Heyeti tarafından bozma kararına uyulmakla alınan kusur raporu ile plakası tespit edilemeyen sürücünün %70 oranında, davacının yolcu olarak bulunduğu motosiklet sürücüsünün ise %30 oranında kusuru bulunduğu beyan edilmiştir. Hakem Heyetince davacının ehliyeti olmayan sürücünün aracına binmesi nedeni ile müterafık kusuru bulunduğu kabul edilerek PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre belirlenen 262.862,87 TL tazminat miktarının %70 kusur oranına isabet eden 184.005,00 TL miktarından davalının sorumlu olduğu ve bu miktardan da davacının müterafık kusuru bulunması nedeni ile %20 oranında indirimi yapılmak suretiyle 147.203,20 TL tazminata karar verilmiştir. Ancak bozma kararında 20.10.2020 tarihli aktüer raporun dikkate alınarak, davacının yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün ehliyetsiz oluşunun kazada etkili olup olmadığının irdelenerek sürücünün kusurunun bulunması halinde davacının müterafık kusuru olup olmadığının irdelenmesi ve tazminattan indirim yapılması gerekip gerekmediğinin tartışılması istenmiştir. Dosya kapsamı ve alınan kusur raporu ile davacının yolcu olarak bulunduğu motosiklet sürücüsünün kusurlu olduğu, davacının da sürücü belgesi olmayan kişinin aracına binmesi nedeni ile müterafık kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda bozma ilamında da belirtildiği üzere 20.10.2020 tarihli aktüer raporu ile belirlenen 262.862,87 TL tazminat miktarından %20 oranında müterafık kusur indirimi yapılmak suretiyle elde edilen miktara karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yanlış hesapla düşük miktara karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir. VII. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 08.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.