(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/11265 E. , 2009/12870 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 16.12.2004 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 05.06.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/11265 E. , 2009/12870 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 16.12.2004 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 05.06.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, davacının maliki olduğu, 440 parsel sayılı taşınmaz yararına geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir. Davalılardan bir kısmı duruşmalara katılarak davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece davanın davalılardan ... yönünden kabulü ile davacıya ait 440 sayılı parsel lehine davalı ...'ın maliki bulunduğu 2410 parsel sayılı taşınmaz aleyhine geçit hakkı tesisine karar verilmiştir. Hükmü davalı ... vekili temyiz etmiştir. Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir. Geçit hakkı verilmesine ilişkin davalarda, bu hak taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından leh ve aleyhine geçit istenen taşınmaz maliklerinin ./.. 2009/11265-12870 -2- tamamının davada yer alması zorunludur. Ancak, yararına geçit istenen taşınmaz paylı mülkiyete konu ise dava paydaşlardan biri veya birkaçı tarafından açılabilir. Türk Medeni Kanununun 747/2 maddesi gereğince geçit isteği, önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakârlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır. Uygun güzergâh saptanırken önemle üzerinde durulması gereken diğer bir yön ise, aleyhine geçit kurulan taşınmaz veya taşınmazların kullanım şekli ve bütünlüğünün bozulmamasıdır. Şayet başka türlü geçit tesisi olanaklı değil ise bunun gerekçesi kararda açıkça gösterilmelidir. Yararına geçit kurulacak taşınmazın tapuda kayıtlı niteliği ve kullanım amacı nazara alınarak özellikle tarım alanlarında, nihayet bir tarım aracının geçeceği genişlikte (emsaline göre 2,5-3 m.) geçit hakkı tesisine karar vermek gerekir. Bu genişliği aşan bir yol verilecekse, gerekçesi kararda dayanakları ile birlikte gösterilmelidir. Saptanan geçit nedeniyle yükümlü taşınmaz malikine ödenmesi gereken bedel taşınmazın niteliği gözetilerek uzman bilirkişiler aracılığı ile objektif kıstaslar esas alınarak belirlenmelidir. Saptanacak bedel de hükümden önce depo ettirilmelidir. Hemen belirtmek gerekir ki, bedelin saptanmasından sonra hüküm tarihine kadar taşınmazın değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek uzunca bir süre geçmiş veya bedel tespitinden sonra yörede taşınmazın değerini artıracak değişiklikler meydana gelmiş olabilir. Bu gibi durumlarda mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmaz malikinin mağduriyetine neden olmamak ve diğer tarafın hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak olası davranışlarını önlemek için hüküm tarihine yakın yeni bir değer tespiti yapılmalıdır. Kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanununun 748/3 maddesi uyarınca tapu siciline kaydı da gereklidir. ./.. 2009/11265-12870 -3- Geçit hakkı kurulmasına ilişkin davalarda davanın niteliği gereği yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmalıdır. Somut olaya gelince; mahkemece yapılan keşif sonucunda davacıya ait 440 parsel sayılı taşınmazın genel yola bağlantısı olmadığı anlaşılmıştır. Fen bilirkişisinin 29.03.2006 havale tarihli raporunda 6 alternatif güzergah belirlenmiş en ekonomik yolun 1.alternatif olduğu belirtilmiştir. Ancak güzergah üzerinde bulunan ... parsel sayılı taşınmaz Tapu Sicil Müdürlüğünün 26.04.2006 tarihli yazısına göre, 27.04.1976 arih 1976/44 sayılı komisyon kararına istinaden "... yeri" olarak sınırlandırıldığından mera defterine tescilli olduğu bildirilmiştir. Bunun üzerine bilirkişiden 7.7.2006 tarihli ek rapor alınmış, bu raporda da davalı 2410 parsel sayılı taşınmaz içerisinden geçen yol güzergahının diğer yol güzergahlarına göre en kısa yol olduğu, ancak; taşınmazın küçük olması nedeniyle taşınmazın miktarı ve ekonomik değerinin az olacağı ve ayrıca bu güzergah üzerinde 4 adet ağaç ve eski kuyunun bulunduğu için en uygun güzergahın 2 nolu seçenek olan 439 ve 2404 parsellerden verilecek yol olduğu belirtilmiştir. 439 parsel maliki ...'nın 1979 yılında, 2404 parsel maliki ...'inde 1975 yılında vefat ettiği, her ikisinin toplam mirasçısı sayısının 48 olduğu dosyaya sunulan veraset ilamlarından anlaşılmaktadır. Mahkemece, davaya dahil edilmesi gereken mirasçı sayısının fazlalığı nedeniyle dosyanın sürüncemede kalacağı dikkate alınarak 2410 parselden geçit hakkı kurulmasına karar verilmiştir. Tüm bu açıklamalardan geçit yerinin küçük parselden kurulduğu ve ekonomik değer kaybına neden olunduğu anlaşılmaktadır. Fen bilirkişisinin 7.7.2006 tarihli ek raporunda en uygun güzergah olarak belirttiği 2. Seçenek olan 439 ve 2404 parsellerden geçit tesis edilmemesinin gerekçesi olan taşınmaz maliklerinin mirasçılarının davaya dahilinin masraflı olması ve davanın uzamasının davacının geçide geç kavuşmasından başka olumsuz etkisi söz konusu değildir. Davacı taşınmazına geçişi sağlayacak yolu, hükümle birlikte bütün ömrü boyunca ve ondan sonrası içinde mirasçıları tarafından kullanılacağına göre 439 ve 2404 parsel paydaşlarının davaya katılımını gerektirir dilekçe harç ve tebliğ giderlerine katlanması ağır olan bir külfet sayılmaz. Çünkü yukarıda da açıklandığı üzere geçit hakkı davası geçit tesisinden en az zarar görecek olan taşınmaz veya taşınmazlara yöneltilmelidir. Zira geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak da yol ./.. 2009/11265-12870 -4- saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır. Davacıya 439 ve 2404 parsellerin maliklerine yöntemince davaya katmak üzere süre vermek ve gereğini yerine getirmesi halinde katılan davalıların savunma ve delilleri de değerlendirdikten sonra sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu husus göz ardı edilerek yazılı gerekçelerle davanın 2410 parsel yönünden kabulü doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin tüemyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 13.11.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.