T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2025/1603 KARAR NO: 2026/129 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 21/02/2024 NUMARASI : 2023/322 Esas - 2024/114 Karar DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 22/01/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere son…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2025/1603 KARAR NO: 2026/129 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 21/02/2024 NUMARASI : 2023/322 Esas - 2024/114 Karar DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 22/01/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müteveffa ... ...'in 20/04/2015 tarihinde, sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyon ile D-400 karayolu tarafından Adana Organize Sanayi Bölgesine seyir halindeyken bariyerler ile kontrollü olan hemzemin geçide geldiği sırada, bariyer kontrol görevlisinin bariyerleri kapatmaması neticesinde Adana ... sefer sayılı tren ile çarpışması ile meydana gelen kazada ... ...'in öldüğü, geriye mirasçı olarak kalan davacı eşi ..., çocukları ..., ... ve ... ... ...'in müteveffanın desteğinden yoksun kaldıklarını, belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik davacıların her biri için ayrı ayrı 1.000,00 TL maddi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; kazada vefat eden şahsın müvekkili şirket nezdinde sigortalı olan aracın sürücüsü olduğunu, yeni tarihli bir içtihatta da Yargıtay tarafından benzer şekilde müterafik kusurun uygulanması ve kişinin kendi kusurundan yararlanamayacağına karar verildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacı ... ...'in tazminat talebinin kısmen kabulü ile 153.523,25 TL maddi tazminatın 17/08/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ... ... ...'in tazminat talebinin kısmen kabulü ile 19.264,80 TL maddi tazminatın 17/08/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacılar ... ... ve ... ... yönünden davanın reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili ile davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; desteğin kusuru gözetilerek destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmasının hukuken hatalı olduğunu, karara esas teşkil eden 04.02.2019 tarihli raporda kusur indirimi yapılmaksızın hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatı ... ... için 207.810,20 TL, ... ... ... için 49.019,15 TL olmasına rağmen bu 12.01.2024 tarihli raporda kusur indirimi yapılmaksızın hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatı ... ... için 165.304,90 TL , ... ... ... için 22.349,08 TL olarak yapılan hesaplama eksik ve düşük olarak yapıldığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu somut olay ZMMS sigorta poliçesi teminat limiti kapsamı dışında olduğundan davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının açık yasa hükmüne aykırılık teşkil ettiğini, kendi kusuru ile kendi ölümüne sebebiyet veren sürücülerin yakınlarının destekten yoksun kalma tazminatı talepleri, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası teminat kapsamı dışında olduğunu, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı hatalı esas alınarak tazminat hesabı yapıldığını, dosyada mevcut ... hizmet dökümündeki gelirin esas alınması gerekirken sendika cevabi yazısında belirtilen gelirin esas alınarak tazminat hesabı yapıldığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Mahkemece ilk verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 30/03/2023 tarih, 2021/36 Esas - 2023/621 Karar sayılı kararı ile "...Mahkeme tarafından yaptırılan kusur incelemesinde, ATK'dan alınan kusur raporuna göre bariyer görevlisi ...’in %87,5 oranında, destek olan sürücü ... ...’in %12,5 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir. Dava dilekçesinde müteselsil talep bulunmamakla birlikte cevaba cevap dilekçesinde müteselsil sorumluluk gereğince tazminat talep edildiği açıklanmıştır. İlk Derece Mahkemesince " Davalı sigorta şirketi kazanın oluşmasında kusurlu olan hemzemin geçit görevlisi ile birlikte davacıların uğradığı zarardan TBK'nın 61. maddesi uyarınca müşterek ve müteselsil olarak sorumlu olduğu" açıklanarak %100 kusur üzerinden tazminata karar verilmiştir. ..Açıklanan maddi ve hukuksal olgulara göre İlk Derece Mahkemesince 01/06/2015 tarihli yeni ZMSS Genel Şartları'nın yürürlüğünden önce meydana gelen trafik kazalarındaki ölümler bakımından, HGK'nın 15/06/2011 gün ve 2011/17-142 Esas-411 Karar, HGK'nın 22/02/2012 gün 2011/17-787 Esas - 2012/92 Karar, HGK'nın 16/01/2013 gün ve 2012/17-1491 Esas - 2013/74 Karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, davacıların talebinin ve iddia ettiği zararın ölenin mirasçısı sıfatına değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatına dayandığı; davacının ölenin mirasçısı sıfatına dayanmayan ve doğrudan kendisi üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki desteğin kusurunun davacılara yansıtılamayacağı; KTK'nun 88. maddesindeki müteselsil sorumluluk ilkesinin sonucu olarak, kazaya kusuru ile sebebiyet veren bariyer görevlisinin kusurunun da davacıların sıfatı nedeniyle davacılara yansıtılamayacağı hususları gözönünde bulundurularak, herhangi bir kusur indirimi yapılmaksızın hesaplanan tazminattan sorumluluğuna hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/16666 E.- 2021/8793 K., 2021/9420 E.- 2022/4852 K., Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/5931 E.- 2020/4962 K., 2019/4044 E. - 2020/5046 K. sayılı kararları). Somut olayda desteğin kaza tarihinde tır şoförü olarak çalıştığı belirlenmiştir. Uyap'tan çıkartılan ... kaydına göre de desteğin meslek kodunun " şoför-yük nakli" olarak yazılı olduğu görülmüştür. Tır şoförünün asgari ücret düzeyinde gelir elde ettiğinin kabulü hayatın olağan akışına uygun değildir. Bu nedenle Mahkemece emsal ücret araştırması yapılarak hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda da emsal ücret üzerinden tazminat hesaplaması yapılmış olmasında usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir (Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 2018/4684 E.- 2018/12928 K. sayılı kararı).Ne var ki davalı vekilinin ihbar talebinin yerine getirilmemiş olması ile ...'dan gelen yazıda peşin sermaye değerli ödeme yapılıp yapılmadığı belli olmadığı halde gerekli araştırma yapılmadan eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır. O halde mahkemece yapılması gereken davalı vekilinin ihbar talebini yerine getirilmesi, ...'ya yeniden yazı yazılarak peşin sermaye değerli ödeme yapılıp yapılmadığını sorularak ödeme yapılmış ise davacının itiraz etmediği 22/03/2017 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen tazminat miktarından düşülerek tazminatın hesaplanması için aktüerya bilirkişisinden ek rapor alınarak sonucuna göre usulü kazanılmış haklar gözetilerek tüm dosya kapsamına göre karar vermek olmalıdır. " gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Davalı vekilinin aynı hususlara değindiği istinaf talepleri yerinde görülmemiştir. Davalı vekili ilk istinafında desteğin gelirinin istinaf etmediğinden davacı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğundan gelire ilişkin istinaf yerinde görülmemiştir. İlk Derece Mahkemesince; Dairemiz kararı doğrultusunda;11.05.2023 tarihli tensip zaptı ile Ulaştırma Bakanlığına dava ihbar yapılmış, kaza sonrası davacılara peşin sermaye değerinin bağlanıp bağlanmadığı sorulmuş, ... tarafından verilen cevapta, müteveffanın eşi ... için ilk peşin sermaye değeri olarak 39.272.164 TL, müteveffanın oğlu ... ... için ilk peşin sermaye değeri olarak 10.280,93 TL aldıkları belirtilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin ilk kararı 27/03/2017 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınmış olup bu raporda desteğin %12,5 kusur oranı göre tazminat belirlenmiş ve davacılar vekili bu raporda belirlenen tazminat miktarlarına göre davasını ıslah etmiştir. O halde tazminat miktarları bakımından davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bu nedenle kesinleşen tazminat miktarları esas alınması gerekmektedir. Davacıların maddi tazminatın belirlenmesi için alınan aktüerya bilirkişi raporunda; Dairemiz kararında belirtildiği gibi 22/03/2017 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen tazminat miktarından eş ... için net 165.304,90 TL'den (daha önce hesaplanan bedel) 11.781,65 TL ... tarafından bağlanan aylıkların rücuya tabi kısmının tenzili ile 153.523,25 TL maddi zarar talep edebileceği, oğul ... ...'un kaza tarihinde 10 yaşında olması nedeni ile babasının vefatı ile alabileceği tazminatın net 22.349.08 TL'den (daha önce hesaplanan bedel) 3.084,28 TL ... tarafından bağlanan aylıkların rücuya tabi kısmının tenzili ile 19.264.80 TL maddi tazminat talep edebileceği tespit edilmiş olmakla mahkemece bu rapor hükme esas alınarak karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığından davacı ve davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.Bu nedenlerle; davacılar vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacılar vekili ile davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-a)Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, b)Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 11.803,15 TL harçtan peşin alınan 2.950,78 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.852,37 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.22/01/2026