Başvuru, hukuk davasında yargılamanın makul sürede tamamlanmaması ve aleyhe yüksek tutarda nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, hukuk davasında yargılamanın makul sürede tamamlanmaması ve aleyhe yüksek tutarda nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 6/8/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. 2018/24645, 201825386, 2018/26005, 2018/26026 numaralı bireysel başvuru dosyaları, aralarında konu yönünden hukuki irtibat bulunması nedeniyle 2018/25293 numaralı bireysel başvuru dosyası ile birleştirilmiş olup inceleme 2018/25293 numaralı bireysel başvuru dosyası üzerinden yürütülmüştür. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvuruculardan Sultan ve Kurban Şahin'in oğlu, diğer başvurucuların ise kardeşi olan E.Ş., Çanakkale'nin Kumburun mevkisinde mukim şantiyede işçi olarak çalışmakta iken meydana gelen iş kazası sonucu 24/8/2007 tarihinde vefat etmiştir. Başvurucular, Ezine Asliye Hukuk Mahkemesi (Mahkeme) nezdinde iş kazasında sorumluluğu bulunduğunu ileri sürdükleri beş şirket aleyhine 9/1/2008 tarihinde tazminat davası açmıştır. Davaya konu toplam istem 000 TL tutarındadır. Mahkeme 13/1/2010 tarihli kararıyla davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine hükmetmiştir. Mahkeme keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırmak suretiyle müteveffanın tali, davalı şirketlerin ise asli kusurlu olduğuna kanaat getirmiştir. Mahkeme ayrıca maddi tazminat isteminin atiye bırakılması nedeniyle bu istem hakkında karar verilmesine yer olmadığı sonucuna ulaşmıştır. Manevi tazminat yönünden ise anne ve babaya toplam 000 TL, kardeşlere ise toplam 000 TL'nin davalı şirketler tarafından müştereken ve müteselsilen ödenmesine hükmetmiş, fazlaya ilişkin istemi reddetmiştir. Mahkeme ayrıca her bir davacı lehine ayrı ayrı vekâlet ücretinin davalı şirketlerce müştereken ve müteselsilen ödenmesine hükmetmiştir. Bununla birlikte Mahkeme, her bir davalı şirket lehine ayrı ayrı vekâlet ücretinin başvurucular tarafından ödenmesine hükmetmiştir. Yargıtay Hukuk Dairesi 29/3/2012 tarihli hükmü ile anılan kararı bozmuştur. Gerekçede kusur oranlarının takdirinde ve faizin hesabında hataya düşüldüğü, vekâlet ücreti belirlenmesinde ise toplam üzerinden hesap yapılmaması ve aleyhe hükmedilen miktarın lehe takdir edilen miktarı geçmemesi gerektiği ifade edilmiştir. Mahkeme bozma kararına uyarak 5/11/2014 tarihinde davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine hükmetmiştir. Gerekçede öncelikle bozma kararı uyarınca iş hukuku mevzuatı gerekleri gözetilerek yeniden yaptırılan bilirkişi incelemesi uyarınca kusur oranlarının belirlendiği ifade edilmiştir. Buna göre Sultan Şahin lehine her bir davalıdan ayrı ayrı 699,73 TL olmak üzere maddi tazminat ödenmesine, Kurban Şahin'in maddi tazminat talebinin yasal koşulları bulunmadığından reddine hükmedilmiştir. Manevi tazminat istemi yönünden ise Kurban ve Sultan Şahin lehine toplam 000 TL manevi tazminatın davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen ödenmesine, diğer başvurucular lehine ise toplam 000 TL manevi tazminatın davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen ödenmesine hükmedilmiş, fazlaya ilişkin istemler ise reddedilmiştir. Mahkeme ayrıca her bir davacı lehine ayrı ayrı vekâlet ücretinin davalı şirketlerce müştereken ve müteselsilen ödenmesine hükmetmiştir. Bununla birlikte Mahkeme her bir davalı şirket lehine ayrı ayrı vekâlet ücretinin başvurucularca ödenmesine hükmetmiştir. Anılan hüküm Yargıtay Hukuk Dairesi 25/6/2018 tarihli kararıyla onanmıştır. Başvurucular, nihai kararı tebellüğ ettikten sonra süresinde bireysel başvuruda bulunmuştur. A. İlgili Mevzuat 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun maddesinin ilgili kısımları şöyledir:"(1) Yargılama giderleri şunlardır:...ğ) Vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti....'' 6100 sayılı Kanun'un maddesinin (1) ve (3) numaralı fıkraları şöyledir:"(1) Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. (3) Aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkeme yargılama giderlerini, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebilir.'' 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"Avukatlık ücreti, avukatın hukukî yardımının karşılığı olan meblâğı veya değeri ifade eder.'' 1136 sayılı Kanun'un maddesinin (3) numaralı fıkrası şöyledir:"Avukatlık ücretinin takdirinde, hukukî yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınır." 1136 sayılı Kanun'un maddesi şöyledir:"Yargı mercilerince karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücreti, avukatlık ücret tarifesinde yazılı miktardan az ve üç katından fazla olamaz.'' 28/12/2013 tarihli ve 28865 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren (Karar tarihinde yürürlükte bulunan) Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:"Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur.''B. Yargıtay İçtihatları Yargıtay Hukuk Dairesinin 5/12/2017 tarihli ve E.2015/18471, K.2017/8540 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:''Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/ maddesi hükmüne göre; ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek avukatlık ücretine hükmolunur hükmü uyarınca ret sebebi aynı olan ve kendisini vekille temsil ettiren davalılar lehine tek vekalet ücreti tayin ve takdiri gerekirken her biri yararına ayrı ayrı avukatlık ücretine karar verilmiş olması isabetsiz ise de, bu husus, yargılamanın yeniden yapılmasını gerekli kılmadığından; hükmün ve bentleri hüküm yerinden çıkartılarak yerine “750,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar [H.], [B.B.B.], [A.A.Ç. ve Ç.]'a verilmesine” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle düzeltilerek onanmasına…'' Yargıtay Hukuk Dairesinin 3/11/2016 tarihli ve E.2015/4784, K.2016/14899 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:''…Davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/ maddesi “Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur” hükmünü amirdir. Somut olayda, dava, tek bir nedenden dolayı reddedildiği, dolayısıyla yukarıda anılan madde uyarınca tüm davalılar lehine tek avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiği halde her bir davalı için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir…'' Yargıtay hukuk dairelerinin benzer yönde kararları mevcuttur (çok sayıda karar arasından bkz. Yargıtay Hukuk Dairesi 29/12/2015, E.2015/8355, K.2015/16453; Yargıtay Hukuk Dairesi 11/2/2015, E.2014/2504, K.2015/1914; Yargıtay Hukuk Dairesi 18/2/2014, E.2013/15852, K.2014/2076; Yargıtay Hukuk Dairesi 24/2/2010, E.2010/597, K.2010/2009)