6. Hukuk Dairesi 2022/4450 E. , 2023/3392 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi EK KARAR TARİHİ : 08.09.2017 SAYISI : 2022/209 E., 2022/460 K. DAVA TARİHİ : 27.05.2014 Birleşen Dava 15.7.2015 HÜKÜM/KARAR : Yapı ve Kredi Bankasının Şikayetin Kabulüne, Birleşen Davada Şikayetin Reddine Taraflar arasında görülen sıra cetveline şikayet davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahk…
**6. Hukuk Dairesi 2022/4450 E. , 2023/3392 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi EK KARAR TARİHİ : 08.09.2017 SAYISI : 2022/209 E., 2022/460 K. DAVA TARİHİ : 27.05.2014 Birleşen Dava 15.7.2015 HÜKÜM/KARAR : Yapı ve Kredi Bankasının Şikayetin Kabulüne, Birleşen Davada Şikayetin Reddine Taraflar arasında görülen sıra cetveline şikayet davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davada şikayetin kabulüne birleşen davada şikayetin reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı birleşen davada şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl dosyada şikayetçi vekili, şikayet olunan tarafın haczinin düşmüş olmasına rağmen kendisine satış bedelinden pay ayrılmasının ve müvekkili bankanın teminat mektubu karşılığında tahsil ettiği sıra cetvellerine itiraz dosyalarına konu tutarların, sıra cetveline itirazın aleyhlerine sonuçlanması halinde iadesinin riski dikkate alınmadan kesinleşen sıra cetvelinden yapılan bir tahsilat gibi dikkate alınıp şikayet olunan ile garame hesabı yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu; birleşen dosyada şikayetçi vekili şikayete konu taşınmaz hakkında verilmiş olan 23.01.2013 tarihli tasarrufun iptali kararı ile konulan ihtiyati haciz kesin hacze dönüştüğünü, bu tarih dikkate alındığında şikayet olunan yanın hacizlerinin düşmüş olduğundan şikayete konu sıra cetveli hukuka uygun olmadığını ileri sürerek, sıra cetvelinin iptalini istemişlerdir. II. CEVAP Asıl ve birleşen dosyalarda şikayet olunanlar ayrı ayrı şikayetlerin reddini savunmuşlardır. II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 07.11.2019 tarih, 2019/664Esas, 2019/905 Karar sayılı kararı ile İİK 107. Maddesi uyarınca bir tarafın satış istemesi diğer taraf için de süresi içinde satış istenmiş olması sonucunu doğuracağından tarafların süresi içinde satış istenmediğine ilişkin şikayet sebeplerinin yerinde olmadığı ve sıra cetvellerinden teminat mektubu karşılığı yaptığı tahsilatların dikkate alınmayacağı gerekçeleriyle asıl davada şikayetin kabulüne birleşen davada şikayetin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuştur. 2. Yargıtay 6.Hukuk Dairesi 14.02.2022 tarih ve 2021/1994 Esas, 2022/745 Karar sayılı ilamında; birleşen davada şikayetçinin satış talebinin süresinde olmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 30.06.2022 tarih, 2022/209Esas, 2022/460 Karar sayılı kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde birleşen davada şikayetçinin haczinin düştüğünden bahisle asıl davada şikayetin kabulüne birleşen davada şikayetin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen davada şikayetçi vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Birleşen davada şiksyetçi vekili temyiz dilekçesinde; haczinin ayakta olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sıra cetveline şikayet istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3/2, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) geçici 2 ve HUMK'nın 26.09.2004 tarih 5236 sayılı Kanunla değişmeden önceki haline göre 428,438 ve 439. maddesi ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 142 inci maddesinin birinci fıkrası. 3. Değerlendirme 1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle Birleşen davada şikayetçi vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 19.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.