14. Hukuk Dairesi 2020/1766 E. , 2020/5168 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 23/05/2013 ve 13/06/2013 günlerinde verilen dilekçelerle asıl ve birleştirilen davada tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl ve birleştirilen davanın kabulüne dair verilen 13/01/2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabu…
**14. Hukuk Dairesi 2020/1766 E. , 2020/5168 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 23/05/2013 ve 13/06/2013 günlerinde verilen dilekçelerle asıl ve birleştirilen davada tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl ve birleştirilen davanın kabulüne dair verilen 13/01/2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, harici satım sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacılar vekili 23.05.2013 ve 13.06.2013 tarihli dilekçeler ile asıl ve birleştirilen davada, davacılar ile davalıların murisi ... arasında yapılan "kati satış ve zilyetliğin devri" başlıklı sözleşme ile taşınmaz satış gerçekleştirildiğini, bu sözleşmeye göre satın alınan taşınmazların güncel tapu kayıtlarının 7602 ada 13, 14, 15, 20, 21, 22, 23 ve 24 parsel sayılı taşınmazlar olduğunu, satım sözleşmesi yapıldıktan sonra davacıların ve çocuklarının dava konu taşınmazlarda binalar inşa ettiğini, taşınmazların zamanla şehrin merkezinde kalması, kıymetinin artması nedeniyle bir kısım mirasçıların devre yanaşmadıklarını, hatta yine bir kısım mirasçıların dava konusu taşınmazları satışa çıkardıklarını haricen öğrendiklerini belirterek taşınmazların tapusunun iptali ile davacılar adına tescilini istemiş, 27.06.2013 havale tarihli delikçe ile satım sözleşmesine konu olan, davacıların ve çocuklarının evlerinin bulunduğu taşınmazların 7602 ada 1, 2, 8, 9, 10, 11 ve 12 parseller olduğunu belirtmiştir. Davalı ..., sözleşme tarihinden önce murisi ...'nin vefat etmiş olduğunu, zamanaşımı itirazının bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Bir kısım davalılar 1. celse beyanlarında, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile ... ili, ... ilçesi ... Mahallesi 7602 ada 1, 2, 8, 9, 10, 11, 12 parsel sayılı taşınmazların davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacılar adına tapu siciline kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Hükmü bir kısım davalılar vekili temyiz etmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 706, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 237, 2644 sayılı Tapu Kanununun 26 ve 1512 sayılı Noterlik Kanununun 60 ve 89. maddeleri gereğince, tapulu bir taşınmazın satışına ilişkin sözleşme resmi şekilde yapılmadıkça hukuken geçerli bir sonuç doğurmaz ve satın alana herhangi bir hak bahşetmez. TMK'nun 706. maddesinde öngörülen resmi şekil bir ispat şartı olmayıp bir geçerlilik şekil şartıdır.