(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2008/2644 E. , 2008/6114 K. "" Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, İİK.’nın 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup; ... İcra Müdürlüğü’nün 2006/29 takip sayılı dosyası üzerinden, adi takip yoluyla davacı tarafından …
**(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2008/2644 E. , 2008/6114 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, İİK.’nın 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup; ... İcra Müdürlüğü’nün 2006/29 takip sayılı dosyası üzerinden, adi takip yoluyla davacı tarafından başlatılan icra takibine takip borçlusu davalının vakî itirazının iptali istemine ilişkindir. İcra dosyası kapsamından; davacının 3.625,00 YTL asıl alacak olmak üzere, faizleriyle birlikte 3.826,14 YTL alacağın tahsili istemiyle başlatmış olduğu icra takibine, 22.07.2005 tarihli ve 70204 numaralı faturayı dayanak aldığı; icra takibine yasal süresi içinde takip borçlusu davalının itiraz da bulunduğu ve itirazın iptali davasının da hak düşürücü nitelikteki bir yıllık süresi içerisinde açılmış olduğu anlaşılmış bulunmaktadır. Yanlar arasında yazılı sözleşme yapılmamıştır. Davacı yanca, “sözlü” olarak taraflar arasında kurulmuş olduğu ileri sürülen sözleşme, Borçlar Kanununun 355. maddesinde tanımlandığı üzere niteliğince bir “eser” sözleşmesidir. Davalı, yanlar arasında kurulduğu ileri sürülen akdî ilişkiyi inşa etmiştir. HUMK.’nın 288. maddesi hükmü gereğince uyuşmazlık konusu dava değerine göre; yanlar arasında varlığı ileri sürülen eser sözleşmesinin yapılmış olduğunu davacı yüklenicinin, yasal ve yazılı delillerle kanıtlaması zorunludur. Somut olayda, davalının “açık onayı” bulunmadığından HUMK.’nın 287; “yazılı delil başlangıcı” niteliğinde belgeye dayanılmadığı için de, aynı Kanunun 292. maddesi hükümleri gereğince, taraflar arasında yapıldığı ileri sürülen sözleşmenin kurulmuş olduğunu; davacı, tanık deliliyle kanıtlayamaz. Bu yasal nedenlerle, tanıkların bilgisi mahkemece alınmış olsa dahi hükme dayanak alınamaz. O halde, mahkemece, tanık açıklamaları dayanak alınarak yanlar arasında akdî ilişkinin kurulmuş olduğunun kabulü doğru olmamıştır.