10. Hukuk Dairesi 2013/22701 E. , 2013/23533 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 2013/364-2013/26 Dava, kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanarak yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrasında davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı SGK Başkanlığı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra iş
**10. Hukuk Dairesi 2013/22701 E. , 2013/23533 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 2013/364-2013/26 Dava, kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanarak yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrasında davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı SGK Başkanlığı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Mahkemece verilen ilk hükmün, Dairemizin temyiz denetimi sonrasında 07.06.2012 gün ve 4239/10962 sayılı ilamla bozulması üzerine, anılan ilama uyularak inceleme ve araştırma yapıldığı anlaşılmaktadır. 5510 sayılı Kanunun 59. maddesinde, bu Kanunun uygulanmasına ilişkin işlemlerin denetiminin, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları eliyle yürütüleceği, bu memurların görevleri sırasında belirledikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemlerin, yemin dışında her türlü delile dayandırılabileceği, bunlar tarafından düzenlenen tutanakların aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğu, bu Kanunun uygulanması bakımından, anılan memurların, 4857 sayılı İş Kanununda belirtilen denetim, teftiş ve kontrol yetkisine de sahip oldukları açıklanmıştır. Maddede belirtilen memurlarca hazırlanan ve ilgililerce herhangi bir çekince konulmaksızın imzalanan tutanakların aksinin sabit oluncaya kadar geçerli olması, bu tür tutanakların aksinin ancak yazılı delille kanıtlanabileceği anlamını taşımaktadır. Söz konusu tutanaklar ile anlatılmak istenilen ise belgeye dayanılarak düzenlenmiş olanlar ile belgeye dayalı olmamakla beraber düzenleme aşamasında hazır bulunan işçi, işveren, üçüncü kişi anlatımları esas alınarak hazırlanıp doğruluğu da ilgili kişilerin imzaları ile onaylanan ve imza inkarına konu olmayan tutanaklardır. Bununla birlikte, anılan memurlar tarafından yapılan incelemeleri içeren tutanaklar ile bu tutanakların değerlendirilmesiyle varılan düşünce ve sonucun yazıya geçirildiği raporların, yalnızca Kurum görevlisince düzenlenip herhangi bir imzalı beyan içermediklerinden, 59. madde kapsamında aksinin yazılı delille kanıtlanması gereken belgeler olarak kabul edilmeleri olanaksızdır. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 04.02.2009 gün ve 2009/9-2 Esas - 2009/48 Karar sayılı, 11.09.2013 gün ve 2013/10-175 Esas - 2013/1075 Karar sayılı, 30.10.2013 gün ve 2013/10-326 Esas - 2013/1515 Karar sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir. İnceleme konusu davada, 2003 yılında boşanma gerçekleşmesine karşın 21.02.2012 tarihine kadar ilgililerin aynı yerleşim yerinde kayıtlı olmaları dikkate alınmalı, yargılama aşamasında tanık sıfatıyla dinlenilen azalardan A.Altuntaş ile A.Karaca’nın boşanan çiftleri evli olarak bildiklerini belirtmiş olmaları gözetilmeli, özellikle Sosyal Güvenlik Kontrol Memurluğu’nca yapılan araştırma sırasında 28.04.2009 tarihinde ifadeleri alınan davacı ile kızı İ.Özhan’ın, davacı ile boşandığı eşinin birlikte ikamet ettiklerine ilişkin imzalı beyanları, yukarıda değinilen 59. madde kapsamında değerlendirmeye tabi tutulmalı, böylelikle “boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama” olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği, toplanan kanıtlar ışığı altında değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu davanın kabulüne karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 05.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.