Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2024/3352 E. , 2024/5102 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/3352 Karar No : 2024/5102 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Ankara Su ve Kanalizasyon İd…
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2024/3352 E. , 2024/5102 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/3352 Karar No : 2024/5102 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünde 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca tam zamanlı sözleşmeli teknisyen olarak görev yapan davacının, sahte kayıtla düzenlendiği iddia edilen Endüstri Meslek Lisesi diploması ile 2011 yılından beri çalıştığından bahisle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; her ne kadar davalı idarece, davacıya isnat edilen fiil, "sahte kayıtla düzenlenen Endüstri Meslek Lisesi diploması" nedeniyle "Memuriyetle bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" kapsamında değerlendirilmiş ise de; davacının ibraz etmiş olduğu diplomanın sahteliğinin ancak adli yargı mercilerince yapılacak teknik değerlendirme neticesinde ortaya konulabileceği, diplomanın sahteliği hususunda kesin bir yargıya varılmasının bu aşamada huuken mümkün olmadığı, dolayısıyla ibraz edilen diplomanın sahte olup olmadığı hususu, adli yönden çözüme kavuşturulmaksızın disiplin cezasına konu edilemeyeceği; öte yandan, adli yargı mercilerince tespit edilecek durumdan bağımsız olarak, davalı idare tarafından soruşturma sürecinde ve idari yöntemlerle elde edilen verilere göre 657 sayılı Kanun'un 48. ve 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde düzenleme alanı bulan hususların göz önünde bulundurulabileceği belirtilerek, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; Danıştay Onikinci Dairesinin 08/06/2023 tarih ve E:2019/459, K:2023/3323 sayılı bozma kararına uyularak; davacının, dava konusu işleme dayanak fiili nedeniyle "Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" ve "Resmi belgede sahtecilik" suçlarından yapılan yargılama sonucunda, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; sahte düzenlenmiş olan diploma aslına ulaşılamaması, bu nedenle iğfal kabiliyeti hususunda inceleme yapılamaması nedeniyle, resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak delil elde edilmemesi hususu dikkate alınarak beraatine, kamu kurumunu zarara uğratarak dolandırıcılık eylemlerini gerçekleştirdiği hususunda da her türlü şüpheden uzak delil elde edilemediğinden beraatine karar verildiği, kararın istinaf incelemesinde olduğu, Dairelerinin 16/01/2014 tarihli ara kararına cevaben Milli Eğitim Bakanlığı Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğünce gönderilen yazıda; söz konusu okul adına düzenlenmiş tüm okul dışı kayıtlı diplomaların sahte olması nedeniyle Bakanlıkça iptal edildiği, okul arşivinde davacı adına diploma bilgisine rastlanılmadığı ve diploma düzenlenmesinin de mümkün olmadığının bildirildiği, bu durumda davacının adına düzenlenmiş diplomanın varlığından söz edilemeyeceği sonucuna varıldığından, davalı idarece İdare Mahkemesi kararının gerekçesi dikkate alınarak yeniden işlem tesis edilebileceği de belirtilerek istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünde 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca tam zamanlı sözleşmeli teknisyen olarak görev yapan davacının, sahte kayıtla düzenlendiği iddia edilen Endüstri Meslek Lisesi diploması ile 2011 yılından beri çalıştığından bahisle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Sınıflandırmada öğrenim unsuru" başlıklı 41. maddesinde; "Genel olarak ortaokulu bitirenler memur olabilirler. Ortaokul mezunlarından istekli bulunmadığı takdirde ilkokulu bitirenlerin de alınması caizdir. Bir sınıfta belli görevlere atanabilmek veya bu görevlerde belli derecelere yükselebilmek için, kuruluş kanunları veya bu kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ve kuruluş kanunlarına dayanılarak çıkarılacak yönetmelikler ile işin gereğine göre daha yüksek öğrenim dereceleri veya muayyen fakülte, okul veya öğrenim dallarını veya meslek içi veya meslekle ilgili eğitim programlarını bitirmiş olmak veya yabancı dil bilmek gibi şartlar konulabilir." hükmü öngörülmüştür. Aynı Kanunun Devlet memurluğuna alınacaklarda genel ve özel şartları düzenleyen 48. maddesinde; "A) Genel şartlar: ... 3. Bu Kanunun 41 nci maddesindeki öğrenim şartlarını taşımak, ... B) Özel şartlar: 1. Hizmet göreceği sınıf için 36 ve 41 nci maddelerde belirtilen öğretim ve eğitim kurumlarının birinden diploma almış olmak, 2. Kurumların özel kanun veya diğer mevzuatında aranan şartları taşımak." düzenlemelerine yer verilmiş, "Memurluğun sona ermesi" başlıklı 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; "Memurluğa alınma şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya memurlukları sırasında bu şartlardan her hangi birini kaybetmesi", Devlet memurluğunu sona erdiren haller arasında sayılmış, Disiplin cezaları ve cezalara uygulanacak halleri belirleyen 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde ise; "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmış ve devamı 131. maddesinde; "Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması disiplin kovuşturulmasını geciktiremez. Memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz." kuralları yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Memurlara disiplin cezası verilmesindeki amaç, kamu hizmetinin mevzuat ile belirlenen çerçevede usulüne uygun yerine getirilmesini teminen, hizmeti aksatan ya da düzeni bozan davranışların cezalandırılarak, bozulan kamu hizmeti düzeninin sağlanması ve kamu personelini disiplini bozacak davranışlardan caydırmanın sağlanmasıdır. Disiplin cezasının sebebini oluşturan eylem ve davranışlar, aynı zamanda ceza kanununda da suç sayılabilir. Bu durumda, disiplin (cezası) yaptırımı ile birlikte ceza yaptırımı da uygulanabilir. Bu iki yaptırım türünün hukuki dayanağı, amaç ve sonuçları birbirlerinden farklıdır. Ceza yargılamasında suçun niteliği ve delillerin takdirinde uygulanan ilke ve kurallar ile disiplin hukuku açısından uygulanan ilke ve kurallar birbirinden farklı olduğundan, idarenin, kamu görevlisi hakkında disiplin cezası vermemesi, ceza mahkemelerince ceza verilmesine hukuki engel oluşturmayacağı gibi, aynı şekilde, ceza yargılaması sonucu hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya beraat kararı verilmiş olmasının da, kuramsal olarak, disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmeyeceği açıktır. Uyuşmazlık konusu olayda; davacının, hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucunda, ortaokul mezunu olmasına ve teknisyen kadro ünvanının gerektirdiği nitelikleri taşımamasına rağmen, sahte kayıt ile düzenlenen Endüstri Meslek Lisesi diploması ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünde 09/06/2011 tarihinde sözleşmeli olarak çalışmak için başvurduğu ve 5393 sayılı Kanun'un 49. maddesinin 3. fıkrası gereğince tam zamanlı çalışılacak sözleşmeli personele ilişkin sözleşmeyi 16/06/2011 tarihinde imzalayıp göreve başladığı, 15/09/2013 tarihine kadar sözleşmeli olarak çalıştığı, 15/09/2013 tarihinden itibaren teknisyen kadrosuna açıktan atandığı, tüm bu işlemleri eski adı İmrahor Endüstri Meslek Lisesi, yeni adı Türközü Oğuzhan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'ne ait sahte diploması ile gerçekleştirdiğinden bahisle Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararı ile Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Bu durumda göre, İdare Mahkemesi kararında; davacının ibraz etmiş olduğu diplomanın sahte olup olmadığı hususunun, adli yönden çözüme kavuşturulmaksızın disiplin cezasına konu edilemeyeceği belirtilerek dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de; davacıya isnat edilen fiilin, disiplin soruşturmasına konu edilmesi ve bu yönden değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun disiplin hükümlerinin uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığından, dava konusu uyuşmazlığın disiplin hukuku açısından mevcut bilgi ve belgelere göre değerlendirilmesi ve ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesine kararına yönelik istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddi yolundaki temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 21/11/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı usul ve hukuka uygun olduğundan, onanması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.