14. Hukuk Dairesi 2014/15417 E. , 2014/14348 K. "" MAHKEMESİ : İncirliova (Kapatılan) Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 24/09/2002 NUMARASI : 2002/195-2002/286 Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 09.04.2002 gününde verilen dilekçe ile vakıf şerhinin tapu kayıtlarına konulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 24.09.2002 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Vakıflar Genel Müdürlüğü vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu …
**14. Hukuk Dairesi 2014/15417 E. , 2014/14348 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İncirliova (Kapatılan) Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 24/09/2002 NUMARASI : 2002/195-2002/286 Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 09.04.2002 gününde verilen dilekçe ile vakıf şerhinin tapu kayıtlarına konulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 24.09.2002 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Vakıflar Genel Müdürlüğü vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, ..ada .. ve ..parsel sayılı taşınmazların tapu kaydına “Nakşidil Valide Sultan Vakfından” şerhinin yazılması isteğine ilişkindir. Davalı, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, dava konusu taşınmazda herhangi bir vakıf şerhinin mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı Vakıflar Genel Müdürlüğü vekili temyiz etmiştir. 5737 sayılı Vakıflar Kanunu 27.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayınlanmış ve aynı tarihte yürürlüğe girmiştir. Yasanın geçici 5. maddesi hükmüne göre vakıf şerhleri ile ilgili devam etmekte olan davalarda diğer kanunlarda yer alan zamanaşımı ve hak düşürücü sürelere ilişkin hükümlerin bu kanun açısından uygulanmayacağı kuralı getirildiğinden burada 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3. maddesinde öngörülen on yıllık hak düşürücü sürenin, dolayısı ile 02.04.2004 tarihli ve 1/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararının uygulanma olanağı yoktur. Ayrıca, 5737 Sayılı Vakıflar Kanununun 18. maddesi hükmü gereğince; miri arazilerden mukataalı hayrata tahsis edilmeyenler ile aşar ve rüsumu vakfedilen taşınmazlar dışındaki icareteyn ve mukataalı vakıf şerhi bulunan gerçek ve tüzel kişilerin mülkiyetinde veya tasarrufundaki taşınmazlar taviz bedeline tabidir. Yasanın 3. maddesinde yapılan tanıma göre de, mukataalı vakıf; zemini vakfa, üzerindeki yapı ve ağaçlar tasarruf edene ait olan ve kirası yıllık olarak alınan vakıf taşınmazlarını, icareteynli vakıf ise; değerine yakın peşin ücret ve ayrıca yıllık kira alınmak suretiyle süresiz olarak kiralanan vakıf taşınmazlarını ifade eder. Bu durumda somut uyuşmazlığın çözümü için, tapu kaydına işlenmesi istenen vakfın mukataalı veya icareteynli vakıf olup olmadığının veya miri arazilerde mukataalı hayrata tahsis edilmeyen ile aşar ve rüsumu vakfedilen taşınmazlardan bulunup bulunmadığının yöntemince araştırılması, vakfiye kapsamındaki her taşınmazın coğrafi konumu ve hukuki durumu ayrı olacağından bu taşınmazların kadim köy, kasaba ya da şehir içindeki mülk topraklar içinde olup olmadığının keşfen incelenmesi, taşınmazın konumunun düzenlenecek paftada kadim köy ve kasaba ya da şehirlere göre haritasında işaret edilmesi, vakfın niteliği hakkında bu belirlemeden sonra görüş bildirilmesi gerekir.