11. Ceza Dairesi 2011/10952 E. , 2013/9342 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahtecilik, görevi kötüye kullanma, yalan beyanda bulunmak HÜKÜM : Sanık ... hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı TCK.nun 64/1. maddessi gereği düşürülmesine, diğer sanıkların beraatine dair. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 23.01.2007 tarih 2007/90 esas sayılı iddianamesinin şüpheliler bölümünün 13 no'lu sırasında yer alan ...'nun, iddianamenin son sayfasında cezalandırılması istenenler …
**11. Ceza Dairesi 2011/10952 E. , 2013/9342 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahtecilik, görevi kötüye kullanma, yalan beyanda bulunmak HÜKÜM : Sanık ... hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı TCK.nun 64/1. maddessi gereği düşürülmesine, diğer sanıkların beraatine dair. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 23.01.2007 tarih 2007/90 esas sayılı iddianamesinin şüpheliler bölümünün 13 no'lu sırasında yer alan ...'nun, iddianamenin son sayfasında cezalandırılması istenenler bölümünde isminin gösterilmemiş olması nedeniyle hakkında kamu davası açılmamış olduğu cihetle; bu sanık hakkındaki beraat kararının yok hükmünde bulunduğunun kabulü ile temyiz incelemesine dahil edilmeyerek yapılan incelemede; I-Katılan vekilinin sanık ... hakkında verilen düşme kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Celbedilen nüfus kaydına göre 22.12.2006 tarihinde vefat ettiği anlaşılan sanık ... hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı Yasanın 64. maddesi gereğince düşürülmesi gerektiği dosya içeriğine uygun şekilde gerekçesi gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, II- Katılan vekilinin ... ve ... dışındaki sanıklar hakkında verilen beraat kararlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; 14.02.2004 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan 2004/6781 sayılı Beşeri Tıbbi Ürünlerin Fiyatlandırılmasına Dair Karar ve 14.04.2004 tarih ve 25433 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2004/7124 sayılı Değişiklik kararı ile bu kararlara atfen yayınlanan tebliğler doğrultusunda ilaç fiyatlarının belirlenmesi için ithalatçı firmaların referans ülke fiyatlarını tam bildirmekten sorumlu oldukları halde firma yetkilileri olan sanıkların, kan ürünleri ve diğer beşeri tıbbi ürünlerin fiyatlandırılmasına esas olmak üzere verdikleri fiyat beyan formlarında eksik veya yanlış beyanda bulunarak ilaçların fazla bedelle ithal edilmesine neden olup firmalar lehine haksız menfaat temin ettikleri, Sağlık Bakanlığı personeli olan sanıkların ise firmaların bu ürünler için beyan ettikleri fiyatların uygunluğunu kontrol etmeden onayladıkları iddiasıyla açılan kamu davasında; Davaya konu Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığının 12.05.2005 tarih ve 3082 sayılı emri üzerine hazırlanan 29.11.2005 tarihli raporundaki incelemelerin, 15.06.2004 tarihli fiyatlandırmalar esas alınarak yapıldığı, dolayısıyla dava konusu fiyat formlarının verilip onaylanması işlemlerinin bu tarihten ileri gidemeyeceği anlaşılmakla, suç tarihinin en aleyhe kabulle 15.06.2004 olduğu ve firmalar tarafından ilgili bakanlığa sunulan suça konu 'beşeri ürün tıbbi fiyat formlarının' suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun 345. maddesinde tanımlanan belgelerden olması ve bu belgelerin kullanılması suretiyle ithalat fiyatlarının yüksek tutularak firmalar lehine haksız menfaat temin edildiğinin belirtilmesi karşısında, firma yetkilileri olan sanıklara atılı eylemlerin 765 sayılı TCK'nun 79. maddesi de gözetildiğinde kül halinde 504/3. maddesindeki suçu oluşturduğu cihetle; Sağlık Bakanlığı personeli olan sanıklara yüklenen 'görevi kötüye kullanmak' ve diğer sanıklara yüklenen değişen suç vasfına göre "nitelikli dolandırıcılık" suçlarının yasada gerektirdiği cezalarının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, yüklenen suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, III-Katılan vekilinin sanık ... hakkında verilen beraat kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; UYAP kanalı ile mernis üzerinden alınan güncellenmiş nüfus kayıt örneğinden sanığın hükümden sonra 27.09.2011 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK'nun 64. maddesi uyarınca kamu davasının düşürülmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.06.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.