Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/2545 E. , 2024/18657 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/2545 Karar No : 2024/18657 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı - ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde doktor ola
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/2545 E. , 2024/18657 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/2545 Karar No : 2024/18657 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı - ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde doktor olarak görev yapmakta iken, 695 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kalındığı iddia olunan özlük haklarının iadesine, parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; ...Ağır Ceza Mahkemesinin E:..., K:... sayılı kararı ile 'silahlı terör örgütüne üye olma' suçunu işlediği gerekçesiyle yapılan yargılamada davacı hakkında beraat kararı verildiği, hükmün istinaf edilmeden kesinleştiği; davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yayın organı olan Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye ödemede bulunduğu, örgüte aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Kimse Yok mu Derneğine sms ile para gönderdiği, çocuklarının FETÖ/PDY ile iltisaklı olduğu gerekçesiyle kapatılan özel okulda kaydının olduğu; bu durumda, yukarıda yer verilen tespitlerin değerlendirilmesinden, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile en az irtibat ve iltisak düzeyinde bağı bulunduğu sonucuna varıldığı ve Anayasada yer verilen sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının ByLock kullanımına ilişkin delilin incelenmesinden,...Ağır Ceza Mahkemesinin E:..., K:... sayılı kararında, davacı adına kayıtlı hattı eşi H.D'nin kullanığı, Bylock programının kullanıldığı tespit edilen ... ımei numaralı telefonun davacının eşi olan H.D'nin usulsüz dinleme nedeniyle gözaltına alındığı tarihte üstünde bulunduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının ByLock kullanıcısı olmadığından suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olduğu olduğu gerekçesiyle beraatine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, bu nedenle davacının ByLock kullanmadığının ceza yargılaması sonucu tespit edildiği ve bu durumun iltisak ve irtibat nedeni olarak değerlendirilemeyeceği; davacının Kimse Yok Mu Derneğine SMS göndermediğine ilişkin iddiası hususunda, İdare Dava Dairesince yapılan ara karar ile İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğüne davacı tarafından anılan derneğe SMS gönderilip gönderilmediğinin sorulduğu, gelen cevapta davacıya ait excell formatında gönderilen belgede "NULL" ifadesine yer verildiği, açıklama kısmında ise "NULL" ibaresinin 'veri yok' anlamına geldiğinin belirtildiği, bu nedenle davacının Kimse Yok Mu Derneğine SMS gönderdiğine ilişkin herhangi bir bilgiye ulaşılamadığı ve bu durumun da iltisak ve irtibat nedeni olarak değerlendirilemeyeceği; davacının çocuklarının örgütle irtibatlı özel eğitim kurumlarında 2014-2015 tarihlerinde kaydının bulunması ve bu okula kayıt nedeniyle örgütle bağlantılı Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye ödeme yapmasının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat veya iltisaklı olduğu kanaatine varılamayacağı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının hakediş tarihinden itibaren davacıya ödenmesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından; 15/07/2016 tarihinde Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde örgütlenmiş olan FETÖ/PDY terör örgütü mensupları tarafından demokratik anayasal düzenin cebir ve şiddet kullanılarak ortadan kaldırılmaya çalışıldığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi başta olmak üzere birçok resmi kuruma uçak ve helikopterlerle bombalı ve silahlı saldırıların düzenlendiği, bu saldırılar neticesinde yüzlerce kişinin hayatını kaybettiği, binlerce kişinin ise yaralandığı, söz konusu örgüt ile ilişkisi ortaya konulan davacının terör örgütüyle irtibatının bulunduğu sonucuna varılarak tesis edilen dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir. SAVUNMANIN ÖZETİ: Davacı tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dava dosyası tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir. MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. 24/11/2017 tarih ve 30280 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 695 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Kamu personeline ilişkin tedbirler'' başlıklı 1. maddesinde: ''(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan ve ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir." hükmüne yer verilmiştir. Davacı, Sağlık Bakanlığı bünyesinde doktor olarak görev yapmakta iken, 695 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmış, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvuru ...tarih ve ... sayılı işlem ile reddedilmiştir. Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kalındığı iddia olunan özlük haklarının iadesine, parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 695 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Her ne kadar Bölge İdare Mahkemesi kararında; ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, davacının ByLock kullanıcısı olmadığı, davacı adına kayıtlı hattı eşi H.D'nin kullandığı ve anılan programın kullanıcısının eşi H.D olduğunun tespit edilerek, 'silahlı terör örgütü üyesi olmak' suçundan davacının beraatine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, davacı hakkındaki diğer tespitlerin de davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı veya iltisaklı olduğu yönünde değerlendirilemeyeceği belirtilmiş ise de; Dava dosyasının ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden, polis memuru olarak görev yapmakta iken FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibat ve iltisakı bulunduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılan davacının eşi H.D hakkında 'silahlı terör örgütü üyesi olmak' suçundan yapılan yargılama sonucunda ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacı adına kayıtlı GSM hattı üzerinden FETÖ/PDY terör örgütünün münhasır iletişim ağı olan ByLock kullanıcısı olduğu, örgütün sohbet adı altındaki toplantılarına katıldığı, evinde de sohbet toplantıları düzenlendiği; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının ... hazırlık numaralı dosyası kapsamında ele geçirilen Emniyet Teşkilatı personeline ait örgüt arşivinde bulunan detay bilgisinde; EA (örgüt benim örgütüm diyen ancak bazı zaafları olan kişi) olarak kodlandığı, örgüte aktardığı para/himmet olarak adlandırılan kurs taksidi bölümünün karşısında 250 yazılı olduğu ve bu tespitler doğrultusunda 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırıldığı, aynı kovuşturmada davacının eşinin Manisa İl Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğü'nde istihbari dinlemelerde görevlendirildiği, bu görevi ile ilgili kanun, idari düzenlemeler ve talimatların öngördüğü usul ve esaslara aykırı davrandığı gerekçesiyle 'görevi kötüye kullanmak' suçundan 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve anılan kararın temyiz aşamasında onararak kesinleştiği görülmektedir. Öte yandan, UYAP kayıtlarının sorgulanmasında; Yunak Cumhuriyet Başsavcılığınca FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne yönelik soruşturma kapsamında ifadesi alınan V.E'nin davacının eşi H.D. ile ilgili olarak; "...2015 ayı Nisan ayında Yunak Polis Merkez Amirliği'nde çalışırken H.D adlı daha önceden tanımadığı polis arkadaşının tayininin de Yunak'a çıktığı,...kendisi ile bir süre çalıştıktan sonra bir gün ekip arabası ile devriye görevine çıktığında kendisine toplantı olursa gelir misin? diye sorduğu, toplantıdan kastının cemaat sohbetleri olduğu, o an H.D'nin cemaatten olduğunu öğrendiği, bir menfaati olmadan sohbetlere katıldığı ve 2016 Şubat-Mart aylarına kadar devam ettiği, sohbet gruplarında H.D'nin de bulunduğu..." şeklinde beyanlarda bulunduğu; yine ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:...sayılı dosyasında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü suçlaması ile yargılanan sanıklardan K.Tnin "...Kur'an okumak için bir eve gittiklerini, eve geldiklerinde bu evin aynı şubede çalıştığı R.Ö'nün evi olduğunu gördüğü,...bu evde kendisi ile birlikte H.D'nin de bulunduğu.."; sanık M.T'nin "...aynı şubede çalıştığı arkadaşlarının sohbet grubu oluşturdukları, bu sohbet grubunda H.D.nin de bulunduğu..", O.A.'nın ".....kendisini sohbete çağırmaya başladıkları, bu arada H.D' nin de şarktan Manisa İstihbarat Şube Müdürlüğü'ne atamasının yapıldığı, tekrar sohbetlere ısrar üzerine gitmeye başladığı, bu sohbetlerin cemaat sohbetleri olduğunu anladığı, H.D'nin de bu sohbetlere katıldığı, sohbetlerin bu saydığı isimlerin evlerinde de olduğu.." şeklinde; ...Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçlaması ile yargılanan sanık V.E.nin ise "...2014 yılının Kasım ayında Konya ili Yunak ilçesine tayininin çıktığı, 2016 yılının Ocak ayında burada tanıştığı H.D.nin tabletine Tango isimli programı kurduğu.." şeklinde beyanlarının bulunduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde; davacının eşinin emniyet personeli olması nedeniyle Anayasal düzene hassasiyetle ve ara vermeksizin sadakat gösterme yükümlülüğü bulunduğu da dikkate alındığında, davacının aile birliği içinde eşi ile ilgili yukarıda sözü edilen örgütsel faaliyetlerinden -evde düzenlenen sohbet toplantıları vs- haberdar olmaması ve gizlilik içerisinde hareket eden örgütle iltisaklı kişilerin örgütle iltisaklı olmayan bir kişinin bulunduğu ortamda toplantı yapması hayatın olağan akışına aykırı olup, tüm dosya kapsamındaki davacı hakkındaki diğer tespitler de bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının hakediş tarihinden itibaren davacıya ödenmesine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne; 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılarak dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının hakediş tarihinden itibaren davacıya ödenmesi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 19/11/2024 tarihinde oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.