8. Hukuk Dairesi 2014/1429 E. , 2014/20577 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Tekirdağ İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 06/11/2013 NUMARASI : 2013/98-2013/298 Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
**8. Hukuk Dairesi 2014/1429 E. , 2014/20577 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Tekirdağ İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 06/11/2013 NUMARASI : 2013/98-2013/298 Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: KARAR İşin niteliği bakımından temyiz tetkikatının duruşmalı olarak yapılmasına HUMK.nun 438. ve İİK.nun 366.maddeleri hükümleri müsait bulunmadığından bu yoldaki isteğin reddi oybirliğiyle kararlaştırıldıktan sonra işin esası incelendiğinde; Borçlular vekili, müvekkilleri aleyhine ilama dayalı olarak 28.11.2005'de başlatılan takipte gönderilen 13.05.2013 tarihli yenileme muhtırası üzerine; 16.01.2007 tarihli ibranameyi sunarak takibin iptali isteminde bulunmuştur. Mahkemece, alacaklı vekili tarafından ibranamenin iptali için İş Mahkemesi'nde açılan davada, bu belgenin geçerli olduğu tespit edildiği gibi borcun ödenmediği de tespit edildiğinden, istemin reddine karar verilmiş, hüküm borçlular vekilince temyiz edilmiştir. İİK'nun 33.maddesi 2.fıkrası hükmünde; '' İcra emrinin tebliğinden sonraki devrede tahakkuk etmiş itfa, imhal, veya zamanaşımına dayanan geri bırakma istekleri her zaman yapılabilir. Bunlardan itfa veya imhale dayanan istekler mutlaka noterlikçe re'sen yapılmış veya tasdik olunmuş belgelere veya icra zaptına istinat ettirilmelidir. '' düzenlemesi mevcuttur. Yine Yargıtay'ın yerleşmiş kabulüne göre de; imzaları taraflarca kabul edilen ibranameler içeriğindeki itfa (ödeme) beyanları da delil olarak kabul edilmektedir. Somut olayda, ilama dayalı olarak borçlular aleyhine başlatılan takipten sonra, alacaklı vekilinin; alacak kalemleri ayrıntılı olarak belirtilen toplam 20.581,00 YTL yi borçlular adına vekillerinden tahsil ettiği, bu tahsilat nedeniyle borçluların takip konusu ilamda ve icra dosyasından dolayı başkaca hiçbir alacaklarının kalmadığı, borçluları belirtilen dava ve takip dosyasından dolayı ibra ettiğini bildiren, 16 Ocak 2007 tarihli '' ibraname ve tahsilat makbuzu başlıklı '' belgeyi düzenleyerek verdiği anlaşılmaktadır. Alacaklı vekili bu ibranamenin düzenlenmesinde sonra, 21.02.2007 tarihinde Tekirdağ İş Mahkemesi 'nin 2011/223 esas sayılı dosyasında; bu alacaklı ve diğer 11 müvekkili adına borçlular aleyhine, ilama bağlanan ve ayrı ayrı başlatılan takipler yönünden, ibranameler düzenlenirken borcun tamamen tahsil edilmediği, taksitle ödeme anlaşması yapıldığı, borcun tamamen ödenmediğini iddia ederek, ibranamelerin geçersiz olduğunun ve ödenmeyen borcun tespitinin yapılmasını talep ettiği, yapılan yargılama sonunda Mahkeme'nin 2012/138 sayılı kararı ile, borçluların işyeri kayıt ve belgelerinin incelenmesi üzerine, 12 alacaklı için ilamlara göre ödenmesi gereken toplam borç 199.860,21 TL olduğu halde, bunun 171.708,00 TL'sinin ödendiği, bu nedenle davalıların davacılara 28.152,21 TL borçlu olduklarının tespitine, yine ibranamelerin geçersiz olduğu hususunun ispat edilememesi sebebiyle bu talebin reddine karar verildiği, kararın kesinleştiği görülmektedir. İİK'nun 33. maddesi 2. fıkrası hükmü ve Yargıtay'ın yerleşmiş kabulüne göre ibranamedeki imza kabul edildiğine ve içeriğine karşı yapılan itirazların da, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen Tekirdağ İş Mahkemesi kararında tartışıldığı ve geçersiz olduğunun ispat edilemediğine karar verildiğinden, ibranamenin geçerli olduğu ve alacaklıyı bağladığının kabulü gerekir. İş Mahkemesi'nce takip konusu alacaklının da içinde bulunduğu 12 kişiye karşı borçluların 28.152,21 TL borçlu olduğunun tespitine karar verilmekle birlikte, hangi alacaklının ne miktar alacağı olduğuna yönelik kararda bir açıklama yer almadığından bu haliyle ilam tek başına bu takip konusu alacağın dayanağını teşkil edemeyeceğinden Mahkemece, borçlu vekilinin takibin iptaline yönelik talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sonuca gidilmesi yerinde değildir. SONUÇ: Borçlular vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İKK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 10.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.