6. Hukuk Dairesi 2022/4793 E. , 2023/2491 K. MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1008 E., 2022/1066 K. ... HÜKÜM/KARAR : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/628 E., 2021/1149 K. Taraflar arasındaki kooperatif üyeliğinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafı…
**6. Hukuk Dairesi 2022/4793 E. , 2023/2491 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1008 E., 2022/1066 K. ... HÜKÜM/KARAR : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/628 E., 2021/1149 K. Taraflar arasındaki kooperatif üyeliğinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı kooperatif üyeliğini ...’dan devraldığını, davalıya üyelik devri için keşide edilen ilk ihtarın bila tebliğ iade edilmesine rağmen davalı vekilinin devir sözleşmesi gönderilmediği için işlem yapılamadığını ve devir edenin üyelik borçlarının ödenmesi halinde üyelik kaydının yapılacağının cevabi ihtarla bildirildiğini, devir sözleşmesi bir kez daha eklenerek ihtar gönderildiğini, üyelik kaydının yapılmadığını ileri sürerek kooperatife üye olduğunun tespiti ile kooperatif kayıtlarına düzeltilerek işlenmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kooperatif tasfiye halinde olduğundan dava dilekçesinin tasfiye memurlarına gönderilmesi gerektiğini, davacı, müvekkilin üye kaydı yapılmayacağına dair olumsuz cevap vermemesine rağmen pandemi koşulları içinde alınan yasakları, tasfiye memurlarının yaşını, yasaklardan etkilendiğini dikkate alarak müvekkilin gerekli araştırmaları yapması için makul süre beklemek yerine ihtardan çok kısa bir süre üstelik üye kaydı yapılıp yapılmadığına dair müvekkile herhangi bir başvuruda bulunmadan, ve hatta borç miktarını dahi öğrenmeden doğrudan doğruya işbu davayı açması borçları ödemeden haklara sahip olmak iradesinde olmasının sonucu olduğunu, davanın açılmasına davacının eylemleri sebep olduğunu ve üyelik kaydı Ocak 2021 ayı içinde yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama esnasında 2021 Ocak ayında, davalı kooperatif tarafından, davacının kooperatif üyeliğinde, üyesi bulunduğunun tespiti işlemi yapılarak, genel kurul toplantılarına da çağrıldığı, davanın konusuz kaldığı, davacının üyeliği devraldığına dair 16/07/2020 tarihli ihbarnamenin davalı kooperatife 10 Eylül 2020 yılında tebliğ edildiği ve ilgili ihbarname ekinde devir sözleşmesi olmadığından davalı kooperatif tarafından, 18/09/2020 tarihinde Bornova 2. Noterliğinin 22111 yevmiyeli ihtarnamesi ile devir sözleşmesini sunması halinde gerekli incelemelerin yapılacağı, devreden üyenin borçları olduğu bilgisini de aktarmak suretiyle, ihtarname çekildiği, devir sözleşmesinin davacı tarafça kooperatife teslim etmesi halinde gerekli incelemeler yapılmak suretiyle dava açılmadan kooperatif üyeliğine kabul edilebilecekken davacının devir sözleşmesinin kooperatife elden teslim etmediği daha sonra kooperatife ulaştıktan sonra kooperatifin gerekli incelemeleri yaparak 06/01/2021 tarihli davacının üyelik kaydının yapıldığı, davanın açılmasına davacı kendisi sebebiyet verdiği gerekçesiyle dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı lehine vekalet ücretine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava açıldıktan sonra davalının kooperatif tarafından müvekkili kooperatif üyeliğine kabul edildiğini, davalı tarafın kendilerine devir sözleşmesi gönderilmediği için üye kaydı yapılmadığını beyan etmesine karşın dosyaya sundukları Selçuk Noterinin 08.10.2020 tarih ve 7556 sayılı ihbarnamenin yeniden gönderildiğini, bu ihbarnameye devir sözleşmesinin de eklendiğini ve bu ihbarnamenin karşı tarafa 09.10.2020 tarihinde tebliğ edildiğini 02.11.2020 tarihinde dava açıldığını, müvekkilinin ise 2021 yılı Ocak ayında davalı kooperatif tarafından üye olarak kabul edildiğini yani davalı tarafın dava açılmasına neden olduğunu, ayrıca hüküm tarihi 31.12.2021 olup hüküm tarihindeki AAÜT gereğince vekalet ücreti 4.080,00 TL iken kararın yazıldığı tarih olan 25.01.2022 tarihinin AAÜT hükmü gereği 5.100,00 TL vekalet ücreti taktirinin de AAÜT hükümlerine aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılarak, davanın kabulüne, mahkeme giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline şeklinde veya davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davalı tarafından dava açılmasına neden olunduğundan mahkeme giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine şeklinde düzeltilerek yeniden karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının noter aracılığıyla göndermiş olduğu ihbarnamede üyelik devir sözleşmesini ekte olduğu belirtildiğinden ve ihbarnamenin noter vasıtasıyla gönderilmiş olduğu da nazara alındığında hisse devir sözleşmesinin ihbarname ekinde ekinde gönderdiği ve davalının tebliğ tarihinde davalının üyelik devrinden haberdar olduğunun kabulü gerektiği; davalı kooperatifin ilgili ihbarname ekinde devir sözleşmesinin sureti olmadığından ve ayrıca devreden üyenin borçlarının bulunduğu bu nedenle talebin gerçekleştirilmediğini, üyelik devir sözleşmesinin aslını sunması ve devreden üye ... 'ın tüm borçlarının üye veya davacı tarafından ödenmesi halinde üyelik kaydının yapılmasının mümkün olacağını davacıya bildirerek davacının üye kaydını yapmamış olduğu, kooperatif üyeliği önceki üyenin tüm hak ve borçları ile devredildiğinden davalının noter ihbarında konu edildiği gibi önceki üyenin aidat borçları, hakkında devam eden davaların ve takiplerin bulunması hisse devrine engel teşkil etmeyip, hisseyi devralan davacının üyeliğe kabulü halinde, davacının devraldığı borçları ödememesi halinde yönetim kurulunca icra yoluyla tahsili istenebileceği veya ihraç prosedürünün işletilebileceği; davalının cevap dilekçesi ile kabulünde olduğu üzere davacının göndermiş olduğu 16/07/2021 tarihli ihbarnamesinin 10/09/2020 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, eldeki davanın 02/11/2020 tarihinde açılmış olduğu, davalının üyelik başvurusunun kabulü ile davacının üyelik tarihinin 06/01/2021 tarihi olduğu nazara alındığında; davalının 10/09/2020 tarihinde tebliğ edilen ihtarname ekindeki hisse devir sözleşmesinden davacının söz konusu kooperatif hissesini devraldığından haberdar olduğu ve üyelik işlemlerinin yapılması yönündeki talep ve ihtara rağmen makul sürede davacının üyelik talebini kabul etmeyerek üyelik talebinin kabul edilebilmesi için önceki üyenin tüm borçlarının ödenmesi gerektiğini aksi halde talebin yerine getirilmeyeceğini davacıya ihtarname ile bildirmiş olduğundan ve dava açıldıktan sonra üyelik talebinin kabulüne karar verildiğinden davalının dava açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderinin ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde, üyelik devir sözleşmesi eklenmeden noterin ihtarnameyi göndermesinin mümkün olmadığı ön yargısı ile karar verildiğini, gönderilen ilk ihbar ekinde devir sözleşmesi aslı gönderilmediğinden cevabı ihtar sonrası gönderilen ihbarname ekinde sözleşme aslının gönderildiğini, davanın husumetten dolayı reddedilmesi gerektiğini, davayı "Tasfiye Halinde S.S. ... Konut Yapı Koop." aleyhine açtığını, dava dilekçesinin kooperatife değil tasfiye memurlarına gönderilmesi gerektiğini, pandemi önlemleri kapsamında alınan yasaklar ve kooperatif yetkililerinin geniş ailesinin yaşadığı sağlık soruları nedeniyle kooperatif yetkilileri bir araya gelemediğinden davacının üyelik devir işlemlerini Ocak 2021 ayı içinde yapıldığını, ihtarname ekinin müvekkile gönderilip göndermediğini araştırmadan hüküm kurulduğunu, temyiz sebeplerinden vazgeçtikleri anlamına gelememek kaydı ile müvekkilin dava açılmasına sebep olmadığını, davacının üyelik devrinin yapılıp yapılmadığı, yapılmamış ise neden yapılmadığı veya ne zaman yapılacağı konusunda da görüşmediğini, müvekkil üye kaydını yapmayacağını kesin bir dille belirtmediğinden üyelik kaydının yapılması konusunda en azından pandemi ve yasaklar konusunu tasfiye memurlarının toplanarak gerekli incelemeleri tamamlaması gerektiğini dikkate alarak uygun bir zaman beklemesi, dava açmadan önce üye kaydının yapılıp yapılmadığını, yapılmamış ise nedenini yapılacak ise ne zaman yapılacağını sorup öğrenmesi, müvekkilin kesin olarak üye kaydı yapmayacağını beyan etmesi durumunda işbu davayı açması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinin tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Davacı tarafın 08.10.2020 tarihli ihtarnameye devir sözleşmesini eklediği tartışmasız olup davacı üyelik devir talebini geçerli neden olmaksızın yerine getirmeyerek dava açılmasına sebebiyet veren davalı kooperatifin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasında isabetsizlik görülmemiştir. 3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.