10. Hukuk Dairesi 2024/7681 E. , 2024/8765 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1022 E., 2022/1260 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Viranşehir 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2016/922 E., 2022/542 K. Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir. Kararın davacı vekili
**10. Hukuk Dairesi 2024/7681 E. , 2024/8765 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1022 E., 2022/1260 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Viranşehir 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2016/922 E., 2022/542 K. Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 14.07.2016 tarihinde Viranşehir Belediyesindeki personelin yetkilisi tarafından hizmet kadrosunda ifade edilen hizmet işlerinin dışında yol yapım çalışmasında görevlendirildiğini. Müvekkilinin bu işin kendi görev ve yetki alanına görmediğini ifade etmesine rağmen davalı işveren tarafından uzman olmadığı bir alanda çalışmaya mecbur bırakıldığını. Olay günü müvekkilinin Viranşehir ilçesine bağlı Elgün köyünde yol yapım çalışmaları kapsamında 63 HA 267 çakıl taşı yüklü kamyonun dorsesini kumanda ile yönetmekteyken damperin kalkık olduğu bir anda kamyonun dorsesinin yolun üzerinde bulunan yüksek gerilimli elektrik tellerine dediğini ve kumanda kontrolü yapan müvekkilin düğmeye basarak dorseyi indirmek isterken kumanda üzerinde elektrik iletimini engelleyecek şekilde yalıtımının yapılmamış olması sebebiyle yüksek gerilim akımına kapılarak çarpıldığını. Olay yerinde davalı işveren tarafından hiçbir güvenlik önleminin alınmadığını, üstelik dorseyi indirip kaldırmaya yarayan düğme kısmının metal olduğunu ve yalıtım için herhangi bir önlem alınmadığını. Müvekkilinin bu olay üzerine çeşitli hastanelerde aylarca tedavi gördüğünü, kalıcı iş gücü kaybı yaşadığını ileri sürerek maddi ve manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II.CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı işçinin yol yapım çalışmaları esnasında üstlendiği faaliyetin uzmanlık gerektiren bir faaliyet olmamasına rağmen kendisine yaptığı işle ilgili 30.01.2015 tarihinde hizmet içi eğitim verildiğini fakat kendisinin bu eğitimlerin hiçbirine katılmadığını, davalı kurumun bu konuda fazlasıyla hassasiyet gösterdiğini iş güvenliği ve sağlığı ile ilgili sürekli olarak eğitim verdiğini, dava konusu kazanın davacının iddiasının aksine kamyon dorsesini hareket ettiren kumandanın yalıtımının yapılmamış olmasından değil işçinin ihmalkarlığından kaynaklandığını, şöyle ki müvekkil belediyenin yol yapım çalışmaları sırasında herhangi bir kazaya sebebiyet vermemek için çalışma alanında bulunan şartelleri indirdiğini ve elektrik akımını kestiğini, yine araçta bulunan ve akımı engellemek amacıyla yapılan ahşap bir aparatın bulunduğunu işçinin dilerse bunu kullanabileceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; davanın kısmen kabulüne, 1-Maddi tazminat isteminin reddine, 2-Manevi tazminat yönünden; 15.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 14.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, dair karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının ayak başparmağının kesildiğini, parmak kesildiğine ilişkin rapor ve tedavi evraklarının dosya içerisinde olmadığından ATK'nın maluliyeti % 0 hesapladığını, bu evrakların dosya içerisine alınarak dosyanın yeniden ATK'ya gönderilmesi gerektiğini, 15.000,00 TL'lık manevi tazminatın acılarını sarmaya yeterli olmadığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. 2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının her ne kadar istinaf dilekçesinde müvekkilinin ayak parmağının kesildiğini beyan etmişse de bu beyan gerçeğe aykırı olduğunu, davacının dava dilekçesinde dosyaya alınan bilirkişi raporunda, ATK raporunda davacının ayak parmağının kesildiğine dair bilgi belge mevcut olmadığını, maddi tazminat istemine ilişkin verilen red kararının hukuka uygun olduğunu ,davacının manevi tazminat talebinin de reddi gerektiğini, dava konusu kazanın davacı işçinin ihmalkarlığından kaynaklandığını, müvekkili belediyenin yol yapım çalışmaları sırasında herhangi bir kazaya sebebiyet vermemek için çalışma alanında bulunan şartelleri indirmekte ve elektrik akımını kesmekte olduğunu, yine araçta bulunan ve akımı engellemek amacıyla yapılan ahşap bir aparat bulunduğunu, işçinin dilerse bunu kullanabilmekte olduğunu, davacının kendi hareketleri ile bu üzücü olayın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, verilen manevi tazminatın fahiş nitelikte olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili özetle, istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur. 2.Davalı vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava maddi ve manevi tazminat tazminat talebine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanunun 13, 16 ve 20 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'un 4 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı ve davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2.Sürekli iş göremezlik ve malullük halinin belirlenmesinde izlenecek yol; 5510 sayılı Kanun'un “Sağlık Raporlarının Usul ve Esasları'na dair 95 inci maddesinde (506 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinde) hükme bağlanmıştır. Buna göre, Kurum sağlık tesisleri tarafından raporlara dayanılarak verilen kararlara karşı ilgililerin S.S. Yüksek Sağlık Kuruluna itiraz hakları mevcuttur. Söz konusu kurulun raporlarının Kurumu bağlayacağı, diğer ilgililer yönünden bağlayıcı olmayıp, Adli Tıp Başkanlığı veya Tıp Fakültelerinin ilgili ana bilim dalı konseylerinden Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde inceleme ve araştırma yapılmasını isteyebilecekleri 28.06.1976 tarih ve 6/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararının gereğidir. Öte yandan; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.02.2010 gün ve 2010/21-60 Esas, 2010/90 Karar sayılı ilamı ile 06.10.2010 gün ve 2010/10-390 Esas, 2010/448 Karar sayılı ilamların da belirtildiği üzere Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’nın ilgili ihtisas kurulu ile üniversitelerin tıp fakülteleri ilgili bilim dalı Başkanlıklarınca ya da S.S. Yüksek Sağlık Kurulu'nca düzenlenen raporlar arasında çelişkinin mevcut olması halinde, çelişkinin 6754 sayılı Kanunla değişik 2659 sayılı Adlî Tıp Kurumu Kanununun 26 ncı maddesi gereği Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. üst Kurulu tarafından giderilerek, sigortalının sürekli iş göremezlik oranı ve başlangıç tarihi kesin olarak karara bağlanması da zorunludur. Eldeki dava dosyası incelendiğinde yukarıda belirtilen prosedür uygulanırken Adli Tıp Kurumunca davacının itirazlarının değerlendirilmediği ve davacının davaya konu yaralanmasıyla ilgili tüm tıbbi kayıtlar değerlendirilmeden bir karar verildiği anlaşılmaktadır. Buna göre dosya içindeki belgeler dikkatli bir şekilde incelendiğinde Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulunca hazırlanan rapor tarihinden önceki, davacıya ait tıbbi kayıtlara göre, davacının iddiası gibi ameliyat olduğu ve bunun sonucunda ampütasyon gerçekleştiği anlaşılmakla, anılan hususun davaya konu kazayla ilgisinin bulunup bulunmadığı hususunda illiyeti de açıklayan ve çelişkiyi giderecek şekilde Adli Tıp Kurumundan yeni bir rapor alınması ve bu rapor sonucuna göre davacının geçici iş göremezlik dönemi de gözetilerek maddi tazminat talebi hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Peşin yatırılan temyiz giderlerinin ilgililere iadesine, 19.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.