3. Ceza Dairesi 2022/16620 E. , 2023/1929 K. "İçtihat Metni" İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü
**3. Ceza Dairesi 2022/16620 E. , 2023/1929 K.** **"İçtihat Metni"** İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.12.2018 tarihli ve 2017/621 Esas, 2018/782 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi ile 5 inci maddesinin birinci fıkrası, Türk Ceza Kanunu'nun 62'inci maddesinin birinci fıkrası, 58'inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2.... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 30.09.2020 tarihli ve 2019/455 Esas, 2020/531 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 20.03.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin hükme karşı temyiz sebepleri özetle; 1-Müvekkilinin üzerine atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, 2-Bank Asyaya para yatırmanın hesabın bulunduğu tarihlerde suç sayılmadığına, 3-ByLockun hukuka uygun elde edilmiş verilere dayanmadığına, 4-Müvekkilinin örgüt üyesi kabul edilebilmesi için ne zaman örgüte girdiği, kimlerle irtibatlı olduğu, kimden talimat aldığı, kime talimat verdiği gibi birçok hususun netleştirilmesi gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Diyarbakır İl Bayan yapılanmasının çözülmesine yönelik çalışmalarda ByLock kullanıcısı olduğu, Bankasya hesabının bulunduğu ve iltisaklı şirketlerde çalıştığı tespit edilince hakkında soruşturma başlatılan sanığın, savunması, bylock sorgu raporları, cgnat kayıtları, tespit ve değerlendirme tutanakları, tanık beyanları, Emniyet Müdürlüğünden gelen yazı cevapları, adli raporlar, tespit tutunakları, nüfus ve adli sicil kayıtları ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde; Sanığın eşi V.O.Y'nin adına kayıtlı olan 0546 (...) (..) (..) numaralı GSM hattında bylock programının kullanıldığı, ByLock programının ID No: 444093, kullanıcı adı: cem kem olduğu, ilgili programdan birçok mesaj atma-alma işleminin gerçekleştiği, her ne kadar sanık ilgili telefon numarasını ve bylock programını kullanmadığını beyan etse de; dosyada bulunan bylock tespit ve değerlendirme tutanağının incelenmesinde; mesajlarda karşı taraftaki şahsın dosyamız bylock kullanıcısına "canım" diye hitap etmesi, bylock listesinde bulunan diğer şahısların dosyamız bylock kullanıcısını "esra" diye kaydetmesi, yine başka bir GSM numarasından bylock kullanıcısı olan sanığın eşinin dosyamız bylock kullanıcısını "esramm" diye kaydetmesi, ilgili telefonun HTS kayıtlarının incelenmesinde, Veysel'in en çok iletişim kurulan şahıs olarak görülmesi karşısında, ByLock programı kullanılan ilgili 0546 (...) (..) (..) numaralı GSM hattının sanık ... tarafından kullanıldığı kanaatine varılmış olması, tanık olarak beyanı alınan A.K'nın "..., Fetö'ye ait Diyarbakır özel kız yurtları genel müdürüdür, yapı içerisinde beni karşılayan ve mülakata alan kişidir, sohbetlerine gittim" şeklinde beyanda bulunarak sanığı fotoğraftan teşhis etmiş olması, tanık olarak beyanı alınan B.D.D'nin "..., Fetö'nün Diyarbakır genel ilahiyat mesulüdür, sohbet verir"şeklinde beyanda bulunarak sanığı fotoğraftan teşhis etmiş olması, tanık olarak beyanı alınan M.G.'nin "... FETÖ'nün büyük bölgecisidir" şeklinde beyanda bulunarak sanığı fotoğraftan teşhis etmiş olması, tanık olarak beyanı alınan G.A'nın "..., FETÖ'nün büyük bölgecisidir" şeklinde beyanda bulunarak sanığı fotoğraftan teşhis etmiş olması, sanığın örgüte müzahir olduğu gerekçesiyle 667 sayılı KHK ile kapatılan EHİDER (Eğitim Halkla İlişkiler Geliştirme Derneği) başkanlığı yaptığının tespit edilmiş olması, sanığın örgüte müzahir Özel Dicle Leyla Hanım Anadolu Lisesi'nde öğretmen olarak çalıştığının, Özel Yağmur Kız Öğrenci Yurdun'da SGK kaydının olduğunun tespit edilmiş olması karşısında sanık hakkında atılı suçtan mahkumiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin sanık müdafinin istinaf başvurusu üzerine yapmış olduğu incelemede Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesinin sanık hakkındaki tespitlerinde bir isabetsizlik bulunmadığına kanaat getirerek istinaf başvurusunun esastan reddi yönünde karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı Kararında da belirtildiği üzere bylock programının Fetö/Pdy silahlı terör örgütüne üye olma suçu bakımından her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren bir delil olacağı nazara alındığında, sanığın bylock kullanıcısı olduğuna ilişkin ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının temin edilmesi, tanıkların beyanlarına göre sanığın örgütte sorumluluk alan ve görevlere getirilen biri olması ve örgütün görünen yüzünün ortaya çıkmasından sonra da irtibatını devam ettirmesi karşısında sanığın örgüt üyesi olmadığına ilişkin savunmalarına itibar edilmemiştir. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden sanık hakkında atılı suçtan verilen mahkumiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 30.09.2020 tarihli ve 2019/455 Esas, 2020/531 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.04.2023 tarihinde karar verildi.