5. Ceza Dairesi 2006/7515 E. , 2010/3542 K. Irza geçme, kaçırıp alıkoyma, resmi nikah olmadan evlenmenin dini merasimini yaptırmak suçlarından sanıklar ..., ... ve ...’ın yapılan yargılanmaları sonunda; ...’in ırza geçme ve resmi nikah olmadan evlenmenin dini merasimini yaptırmak, ...’in ırza geçmeye iştirak ve resmi nikah olmadan evlenmenin dini merasimini yaptırmak, ...’ın eylemleri reşit olmayan mağdurenin rızasıyla cinsi münasebette bulunma ve rızaen alıkoyma niteliğinde …
**5. Ceza Dairesi 2006/7515 E. , 2010/3542 K.** **"İçtihat Metni"** Irza geçme, kaçırıp alıkoyma, resmi nikah olmadan evlenmenin dini merasimini yaptırmak suçlarından sanıklar ..., ... ve ...’ın yapılan yargılanmaları sonunda; ...’in ırza geçme ve resmi nikah olmadan evlenmenin dini merasimini yaptırmak, ...’in ırza geçmeye iştirak ve resmi nikah olmadan evlenmenin dini merasimini yaptırmak, ...’ın eylemleri reşit olmayan mağdurenin rızasıyla cinsi münasebette bulunma ve rızaen alıkoyma niteliğinde görülerek bu suçlardan mahkümiyetlerine dair, Şırnak Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 13.10.2005 gün ve 2004/721 Esas, 2005/391 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafiileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Sanıklar ... ve ... hakkında resmi nikah olmadan evlenmenin dini merasimini yaptırmak, ırza geçme ve bu suça iştirakten kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde; Sanıklardan ... ile mağdure Ümran Süsim’in hükümden sonra 15.10.2008 tarihinde evlendikleri UYAP’tan temin edilen nüfus kayıt örneklerinden anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nun 7/1. maddesi dikkate alınarak aynı Yasanın 230/5. maddesi ile 765 sayılı TCK.nun 434. maddesi uyarınca gereğinin mahkemesince yapılması lüzumu, Sanık ... hakkında kurulan mahkümiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince; 5237 sayılı TCK.nun 26/2. maddesinin “kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakkına ilişkin olmak üzere, açıkladığı rızası çerçevesinde işlenen fiilden dolayı kimseye ceza verilmez” hükmü karşısında suç tarihinde 15 yaşını bitirdiği anlaşılan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyan sanığın aynı Yasanın 109. maddesi anlamında hukuka aykırı bir davranışından söz edilemeyeceği, rızanın fiili hukuka uygun hale getirdiği ve 7/1. madde dikkate alınarak sanığın kaçırıp alıkoyma suçundan beraeti yerine hükümlülük kararı verilmesi, .../... -2- Reşit olmayan mağdurenin rızasıyla cinsi münasebette bulunan sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK.nun 104. maddesinin 1. fıkrasına temas ettiği bu suçun şikayete tabi bulunduğu ve uzlaşma kapsamında kaldığı, uzlaşmanın bir kovuşturma şartı olduğu, lehe yasa ve müktesep hak hükümleri nazara alınarak 5271 sayılı CMK.nun 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma girişiminde bulunulması; sonuçsuz kalması halinde 5728 sayılı Kanunla değişik CMK.nun 231. maddesi uyarınca mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...