7. Ceza Dairesi 2023/16588 E. , 2024/4081 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/10513 E., 2022/3892 K. SUÇ : 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin r…
**7. Ceza Dairesi 2023/16588 E. , 2024/4081 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/10513 E., 2022/3892 K. SUÇ : 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiin temyiz sebepleri; ele geçen ürünlerin faturalı ürünler olduğuna, bu ürünlere ilişkin faturanın Mahkemeye sunulduğuna, sanığın sorumlu müdürlüğünü yaptığı iş yerinde binlerce kalem ürünün alış ve satışının yapıldığına, sanığın kastından söz edilemeyeceğine, bu kadar ürün içerisinde 7 adet pensenin sahte olduğunu bilebilmesinin akla ve mantığa uygun olmadığına, bu şekilde satış yaparak işletmenin itibarının zedeleneceğini düşünmemesinin de hayatın olağan akışına aykırılık teşkil edeceğine, suçun hem maddi hem de manevi unsurunun oluşmadığına, İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararının doğru olduğuna, belirtilen ve re'sen tespit edilecek nedenler ile sanık hakkında beraat kararı verilmesi talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Katılan vekili şikâyet dilekçesi ile ... isimli iş yeri hakkında, hak sahibi olduğu tescilli markalı ürünlerin, marka haklarına tecavüz edilerek satışa arz edildiği iddiası ve arama yapılması talebi ile şikâyetçi olmuştur. Kayseri 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 16.09.2015 tarihli ve 2015/2211 Değişik İş sayılı kararı doğrultusunda ilgili iş yerinde sanık hazır bulunduğu halde yapılan aramada, 8 adet penseye el konulmuştur. Sanık hakkında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 61/A-1. ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53 ve 54. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık İlk Derece Mahkemesince tespit edilen savunmalarında; şirketin sorumlu müdürü olduğunu, ürünleri, sürekli olarak alış veriş yaptıkları firmadan faturalı olarak satın aldığını, penselerin sahte olduğunu bilmediğini beyan etmiştir. Dosyada mevcut 18.12.2015 tarihli bilirkişi raporunda; ürünlerin taklit ürünler olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından, ürünlerin faturalı olması ve işletmeden binlerce ürün satıldığından suça konu ürünler üzerindeki markanın gözden kaçma ihtimalinin bulunması nedenleriyle suçun manevi unsurunun oluşmadığı gerekçesi ile sanık hakkında beraat kararı verildiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmasına karar verilmiş ve yapılan yargılama kapsamında sanığın beyanları tespit edilmiştir. Sanık savunmalarında; bir çok firmanın bayiliiğini yaptıklarını, her gün onbinlerce ürün geldiğini, ürünleri faturalı olarak satın aldıklarını, gelen her ürünü birebir kontrol edemediklerini, normalde ... markasını aldıklarını ancak gelen ürünlerin içerisinde bir kaç tane ... pense çıkmış olduğunu, suçlamayı kabul etmediğini, beyan etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılmasına ve sanığın müsnet suçtan mahkûmiyetine karar verilmiştir. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 17.09.2015 yerine 11.09.2015 olarak gösterilmesi, maddi hata olarak kabul edilmiştir. Sanığın sorumluluğunda bulunduğu anlaşılan iş yerinde usulüne uygun olarak yapılan aramada ele geçen ürünler ve bilirkişi raporunda yer verilen tespitler uyarınca sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinde, hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda mahkûmiyet hükmünde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.04.2024 tarihinde karar verildi.