Başvuru, tapu iptali ve tescil davasında usul ve kanuna aykırı karar verilmesi ve yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, tapu iptali ve tescil davasında usul ve kanuna aykırı karar verilmesi ve yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 11/6/2014 tarihinde yapılmıştır.Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 56 yaşında olup Eskişehir'in Mahmudiye ilçesinde ikamet etmektedir. Başvurucunun iddiasına göre babası İ.G.nin 11/12/1982 tarihinde vefatıyla tüm mirasçılar 22/3/1985 tarihli rızai taksim sözleşmesi (sözleşme) düzenleyerek muristen intikal eden taşınmazları paylaşmışlardır. Başvurucu 20/12/2001 tarihinde Mahmudiye Asliye Hukuk Mahkemesine açtığı davada, sözleşmeyle taşınmazların mirasçılar arasında paylaştırıldığını ancak taksimin tapuya yansıtılmadığını belirterek sözleşme hükümlerine göre taşınmazların tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Mahmudiye Asliye Hukuk Mahkemesi 5/3/2009 tarihli kararında davaya dayanak teşkil eden belgenin mahiyeti ve itibar edilebilir nitelikte olup olmadığı hususunun öncelikle halledilmesi gerektiğini, bahsi geçen belgenin Mahmudiye Asliye Ceza Mahkemesinin E.1996/61, K.1998/51 sayılı dava dosyasına konu olduğunu, bu dosyada davacı Nadir Gündoğan'ın özel evrakta sahtecilik suçu nedeniyle sanık olarak yargılandığını, davalılardan N.G.nin ceza davasına müdahil olarak katıldığını, yargılamada rızai taksim senedinin Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik/Grafoloji İhtisas Dairesince incelendiğini, Adli Tıp Kurumu raporunda 22/3/1985 tarihli senette pulların üzerine gelecek şekilde atılan imzaların ve parmak izi mürekkebinin pulların üzerine ve dışına yoğun bir şekilde dağıldığını, pulların yapıştırılmasında kullanılan yapıştırıcı nedeniyle oluşan kayganlık sonucunda sağlıklı bir şekilde inceleme yapılamadığını, dolayısıyla bunların hangi şahısların eli ürünü olduğu hususunun tespit edilemediği görüşüne yer verildiğini, Mahmudiye Asliye Ceza Mahkemesince bu rapora itibar edilerek delil yetersizliğinden N.G.nin beraatine karar verildiğini, davacının taksimin varlığını, taksime bütün paydaşların veya yetkili temsilcilerinin katıldığını, haricî taksimin hiç bozulmadığını kanıtlayamadığını, taksim sözleşmesinin Mahmudiye Asliye Ceza Mahkemesinin E.1996/61, K.998/51 sayılı dosyasında bulunan Adli Tıp Kurumu Fizik Grafoloji İhtisas Dairesinin 1/6/1998 tarihli raporuna göre taraflara ait olup olmadığının tespitinin mümkün olamayacağının kesinlik kazandığını, bu açıdan bu senede dayanılarak iptal, tescil talebini kabul etmenin mümkün olamayacağını belirterek davayı reddetmiştir. Bu arada Hâkimler Savcılar Yüksek Kurulunun 15/6/2012 tarihli kararı ile Mahmudiye Adliyesi kapatılmış, dosyaÇifteler Asliye Hukuk Mahkemesine (Mahkeme) devredilmiştir. Temyiz üzerine karar, Yargıtay Hukuk Dairesinin (Daire) 24/9/2012 tarihli kararıyla onanmıştır. Karar düzeltme talebi Dairenin 10/4/2014 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Ret kararı 13/5/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş ve başvurucu 11/6/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.