Başvuru, bir hukuk davasına ilişkin yargılama sürecinde borçlunun mal varlığı üzerindeki tedbir kararlarının kaldırılmasından dolayı alacağı elde etmenin imkânsız hâle gelmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, bir hukuk davasına ilişkin yargılama sürecinde borçlunun mal varlığı üzerindeki tedbir kararlarının kaldırılmasından dolayı alacağı elde etmenin imkânsız hâle gelmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru devam ederken vefat eden Y.Ö.nün yasal mirasçıları olan eşi Safiye Öztürk ile çocukları Naziye Ünverdi, Mehmet Öztürk ve Gülbahar Öztürk başvuruya devam etmek istediklerini beyan etmiştir. Yasal mirasçı olan başvurucular bireysel başvurunun tarafı hâline gelmişse de anlatım kolaylığı açısından Y.Ö. başvurucu olarak nitelendirilecektir. İnşaat işçisi olan başvurucu 5/4/2002 tarihinde meydana gelen bir iş kazasında yaralanmıştır. Başvurucu 2/10/2003 tarihinde Antalya İş Mahkemesi (İş Mahkemesi) taşeron , iş sahibi K.T. ile diğer davalılara karşı iş kazasından kaynaklı maddi tazminat davası açmıştır. Başvurucunun talebi üzerine İş Mahkemesi 12/2/2010 tarihinde davalı ye ait iki bağımsız bölüm ve bir araç hakkında ihtiyati tedbir kararı vermiştir. Başvurucu 6/6/2011 tarihinde aynı iş kazasına dayanarak ve K.T. aleyhine manevi tazminat davası açmıştır. Bu dava, başvurucunun daha önce açtığı maddi tazminat davası ile birleştirilmiştir. İş Mahkemesi 23/9/2013 tarihinde maddi tazminat talebi hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına ve manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulüne karar vermiştir. İş Mahkemesi, iş gücü kaybından kaynaklanan zarar tamamen karşıladığından maddi tazminat talebinin konusuz kaldığını belirtmiş; manevi tazminat yönünden ise ceza yargılamasında tespit edilen kusur oranına göre 000 TL'nin den, 000 TL'nin diğer davalı K.T.den olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak başvurucuya ödenmesine karar vermiştir. Taraflar kararı temyiz etmiştir. Başvurucu 15/11/2013 tarihinde karara dayanarak icra takibi başlatmıştır. Buna karşılık davalı 26/11/2013 tarihinde 910 TL tutarında bir teminat mektubu sunmuş, icranın geri bırakılmasını istemiştir. Yargıtay Hukuk Dairesi (Yargıtay Dairesi) 17/1/2014 tarihinde davalı yönünden ilam hükmünün temyiz incelemesi sonucuna kadar icranın geri bırakılmasına karar vermiştir. İş Mahkemesi de 31/10/2014 tarihinde daha önce davalı ye ait iki adet taşınmaz hakkında verdiği tedbir kararını (bkz. § 3) kaldırmıştır. Yargıtay Dairesi 11/12/2014 tarihinde kusur oranını tespit edecek bir rapor alınması ve kabule göre de manevi tazminatı müştereken ve müteselsilen karar verilmesi gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur. Daire ayrıca bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığını belirtmiştir. Başvurucu 23/2/2015 tarihinde tedbirlerin kaldırıldığı ye ait taşınmazlara ve bir diğer araca yeniden tedbir konulmasını, bunun mümkün olmaması hâlinde ise borçlu adına kayıtlı başka taşınmazlar hakkında tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Başvurucu, bozma kararı doğrultusunda davalıların tazminattan müteselsilen ve müştereken sorumlu olacakları gözetildiğinde nin teminat mektubundaki tutarın alacağın tamamını karşılamayacağını ileri sürmüştür. İş Mahkemesi 24/2/2015 tarihinde başvurucunun belirttiği araca tedbir koymuştur. Bununla birlikte daha önce bir şirketin söz konusu araç hakkında rehinin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatmış olması üzerine başvurucu 3/9/2015 tarihinde adına kayıtlı altı adet taşınmaz hakkında tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Başvurucu, üzerinde bulunan rehin nedeniyle araç hakkında verilen tedbir kararının anlamını yitirdiğini, daha önce tedbir konulup kaldırılan iki taşınmazın bu süreçte üçüncü kişilere devredildiğini, hakkında tedbir talep edilen taşınmazların alacağı karşılayacağının şüpheli olduğunu kaydetmiştir. İş Mahkemesi 4/9/2015 tarihinde başvurunun gösterdiği ve nin çeşitli oranlarda paydaş olduğu taşınmazlar hakkında tedbir kararı vermiştir. Yargıtay Dairesinin bozma kararına uyan İş Mahkemesi 12/7/2017 tarihinde 000 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ve K.T.den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar vermiştir. Davalı nin kararı temyiz etmesi üzerine Yargıtay Dairesi 25/12/2018 tarihinde kararı onamıştır. Başvurucu tarafından sunulan 29/1/2019 tarihli icra dosyası hesabına göre 527,51 TL yekûn alacaktan 910 TL yatan para miktarı düşüldüğünde 617,51 TL bakiye borç miktarı kaldığı görülmektedir. Başvuru 1/2/2019 tarihinde Y.Ö. tarafından yapılmıştır. Başvurucu Y.Ö. 19/12/2020 tarihinde vefat etmiştir. Başvurucunun mirasçıları başvuruyu devam ettirmek istediklerini 14/9/2022 tarihinde bildirmiştir. Komisyon 12/9/2023 tarihinde başvurucunun makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasının kabul edilemez olduğuna, mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiası yönünden ise başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.