8. Hukuk Dairesi 2019/4282 E. , 2021/3110 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Ecrimisil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı DSİ vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait 14 parsel sayılı taşınmazdan davalı ... Reformu Genel Müdürlüğü'nün (TRGM) çizdi…
**8. Hukuk Dairesi 2019/4282 E. , 2021/3110 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Ecrimisil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı DSİ vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait 14 parsel sayılı taşınmazdan davalı ... Reformu Genel Müdürlüğü'nün (TRGM) çizdiği proje doğrultusunda diğer davalı ...'nün 2010 yılından beri sulama kanalı ve yol geçirmek, kanaldan çıkan harfiyatı dökmek suretiyle yaklaşık 40 dönüme yakın kısmını işgal ettiğini ve davacının taşınmazdan faydalanamadığını, fiili işgalin Çiftçi Kayıt Sistemine yansıyan alandan daha fazla olduğunu, davalıların davacıya 2010 yılından itibaren her yıl ürün bedelinin tamamını ödemeyi taahhüt ettiklerini ancak yalnızca kanal geçen 20 dönüm için 2010 yılına ait ürün bedelini ödediklerini ve başkaca herhangi bir ödeme yapmadıklarını belirterek, 2009-2010-2011-2012 yılları için 500’er TL ecrimisil bedelinin ve devletçe ödenmesi gereken destekleme primlerinin davalılardan tahsilini talep etmiş, 29.11.2013 tarihli dilekçesi ile talebini 46.333,03 TL olarak güncellemiştir. Davalı ... Reformu Genel Müdürlüğü vekili; kurumun husumeti bulunmadığını, davanın kanallarla ilgili işgali yapan idareye yöneltilmesi gerektiğini belirterek, davanın husumet nedeniyle reddini savunmuştur. Diğer davalı ... vekili; davanın idari yargının görev alanına girdiğini ve görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazların toplulaştırma sahası içinde olduğunu ve toplulaştırma işlemlerinin kesinleştiğini, işlemle davalı kurumun ilgisi olmadığını, toplulaştırma çalışmalarını yapan kurumun TRGM olduğunu, kamu yatırım kesintisi adı altında yapılan kesinti nedeniyle dava konusu taşınmazlarda bu kayıpların oluştuğunu, husumetin TRGM'ye yöneltilmesi gerektiğini, kamunun ortak kullanacağı yerler için %10'a kadar katılım payı kesintileri nedeniyle hak sahiplerine herhangi bir bedel ödenmeyeceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulü ile; toplam 33.925,10 TL ecrimisil bedelinin yasal faizi ile birlikte davalı DSİ Genel Müdürlüğü'nden tahsili ile davacıya verilmesine, 12.407,93 TL doğrudan gelir desteği alacağının davalı DSİ Genel Müdürlüğünden alınarak davacıya verilmesine, davalı Gıda Tarım Ve Hayvancılık Bakanlığına yönelik davanın husumet nedeniyle reddine, karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı DSİ Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, alacak ve ecrimisil isteğine ilişkindir. Somut olayda dosya kapsamından, 14 parsel için 07.07.2010 tarihinde 8.066,50 TL zarar ziyan tespiti yapıldığı ve tespit edilen rakamlara ilişkin davacı ile davalılardan TRGM arasında karşılıklı sulh anlaşması yapılmış olduğu anlaşılmaktadır. Ancak ziraat mühendisi bilirkişi raporunda ve kararın gerekçesinde zarar ziyan tespit tutanakları ve sulh anlaşmalarına ilişkin belgeler değerlendirilmemiştir. Mahkemece sözü geçen belgelere istinaden davalıya ödeme yapılıp yapılmadığının belirlenmesi, ödeme yapılmış ise yapılan ödemelerin ecrimisil bedelinden mahsup edilip edilmeyeceği hususunun denetime elverişli bir şekilde değerlendirilmesi, zarar ziyanın tespitinin 2010 yılında yapılması karşısında davacının 2009 yılında ekip ekmediğinin tereddütte yer vermeyecek şekilde belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru değildir. Dava ... vekili tarafından açıldıktan sonra, yargılamanın 24.12.2013 tarihli son celsesinde, karar başlığında adı geçen diğer davacıların vekaletnamesi sunularak onların da davaya dahil edilmesini talep etmiş ve mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilerek ecrimisil ve tazminat bedelinin davacıların murisi ...’un veraset ilamındaki payları oranında davacılara ödenmesine karar verilmiştir. Davacı ... dışındaki diğer kişiler yönünden usulüne uygun harçlandırılmış bir talep veya ayrıca açılıp birleştirilen bir dava olmadığı halde, onlar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ayrıca çiftçilere verilen doğrudan gelir desteği kural olarak, tarımsal üretim yapan kişilere istenilen gerekli evraklar tamamlandıktan sonra İl Gıda Tarım Müdürlüğüne başvurarak çiftçi kayıt sistemine kayıt edilmeleri ve fiilen tarımsal üretimde bulunmaları durumunda ödenir. Davacı her ne kadar davalılar tarafından sulama kanalı ve yol geçirilmesi suretiyle taşınmazının işgal edildiğinden ekemediğini, dolayısıyla çiftçi destekleme primlerini alamadığını iddia etmiş ve mahkemece kabul edilmiş ise de, davacı fiilen ekmediği yer için doğrudan gelir desteği talep edemeyeceğinden, davanın bu yönüyle reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin yukarıda belirtilen temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 05.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.