13. Hukuk Dairesi 2015/8623 E. , 2016/13740 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalının hesabına 90.000,00 dolar gönderdiğini, karşılığında herhangi bir mal ve hizmet almadığı gibi bedelini tahsil edeme…
**13. Hukuk Dairesi 2015/8623 E. , 2016/13740 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalının hesabına 90.000,00 dolar gönderdiğini, karşılığında herhangi bir mal ve hizmet almadığı gibi bedelini tahsil edemediğini, girişilen icra takibine de davalının itiraz ettiğini ve takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı, yetki itirazında bulunmuş, ikametgâhı olan Büyükçekmece mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olduğunu savunmuş, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, yapılan yetki itirazı haklı olduğundan İcra Müdürlüğünün yetkisizliğine, geçerli icra takibi olmadığından davanın usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, alacağın tahsili istemine ilişkindir. HMK’nun 6. maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkeme, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesidir. Aynı Kanun’un 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Ayrıca 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 89. maddesi uyarınca para alacağına ilişkin davalarda aksi kararlaştırılmadıkça para borcu alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiğinden alacaklının bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Dolayısıyla dava, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir (Bkz. HGK’nun 19.03.2014 tarihli 2013/11-630 Esas 2014/332 Karar sayılı kararı). Para alacağının tahsili amacıyla açılan eldeki davada, alacaklı davacının ikametgâhı ... Mahkemeleri ve davalının yerleşim yeri olan Büyükçemece Mahkemeleri de yetkili ise de davacı önce ... İcra Müdürlüğü'nün 2012/924 Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatmış, usulüne uygun olarak düzenlenen ödeme emrine borçlu davalı, icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz ederek işyeri adresinin olduğu İcra dairelerinin yetkili olduğunu savunmuştur. Bunun üzerine ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 31/12/2013 tarih, 2012/551 Esas-2013/699 Karar sayılı ilamına istinaden alacaklı davacı vekilince dosyanın yetkili İcra Müdürlüğü'ne gönderilmesi talep edilmiş, 12. İcra Müdürlüğünün 2014/1886 Esas sayılı davaya konu icra takip dosyası üzerinden yürütülen icra takibine davalı bu kez yine borca ve icra dairesinin yetkisine itiraz ederek mernis ve yerleşim yeri adresi olan Büyükçemece icra daireleri ve Mahkemelerinin yetkili olduğunu ileri sürmüştür. Hal böyle olunca Mahkemece hakkın kötüye kullanılması ve dürüstlük kuralları gereğince davalının ... icra dairesi ve asliye hukuk mahkemesindeki bağlayıcı beyanları gözetilerek işin esasına girilip hâsıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 27,70 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.