4. Hukuk Dairesi 2022/906 E. , 2024/12059 K. MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1498 E., 2021/1620 K. HÜKÜM/KARAR : Red/ Red İLK DERECE MAHKEMESİ : İnegöl 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/205 E., 2020/145 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince i…
**4. Hukuk Dairesi 2022/906 E. , 2024/12059 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1498 E., 2021/1620 K. HÜKÜM/KARAR : Red/ Red İLK DERECE MAHKEMESİ : İnegöl 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/205 E., 2020/145 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikte ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlular ... ve ... aleyhine yapılan takibin semeresiz kaldığını, borçluların mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazdaki 1/2 şer hisselerini düşük bedeller ile davalı ...'a sattıklarını belirterek, bu tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı borçlular vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin taşınmazı emlakçı vasıtası ile borçlarını ödemek için sattıklarını, satış bedelinden ipotek borcunun ödenmesinden sonra kalan 132.000,00 TL ile diğer borçların ödendiğini mal kaçırma amaçlarının olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2 .Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin borçlular ile bir yakınlık ve akrabalıklarının olmadığını, emlakçı aracılığı ile raiç bedelden taşınmazı satın aldığını belirterek, haksız açılan davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davaya konu taşınmaza ilişkin satış ilanları, dinlenen tanık anlatımları gereğince davalılar ... ve ... tarafından davaya konu taşınmazın satışa çıkartıldığı, sahibinden.com'dan gelen CD nin incelenmesinde davalı ... ve ...'un yanında çalıştığını beyan eden tanık ...'ın tasarrufa konu olan taşınmaz için ilan verdiği (taşınmazın ada parsel bilgilerinin dava konusu taşınmaz ile aynı olduğu), tanık ...'nın ... emlak ile taşınmazın satışı ile ilgili işlemlerin yürütülmesi hususunda anlaştığı, ancak satış gerçekleşmediğinden ... Emlak aracılığıyla taşınmazın satış işlemlerinin yapılmasının kararlaştırıldığı, davalılar ... ve ... ile davalı ... arasında bir yakınlığın olmadığı, davacı tarafça da bu hususun ispatlanamadığı, tapuda satış bedeli olarak gösterilen satış bedeli ile gerçek satış değeri olduğu iddia olunan bedel arasındaki farkın tek başına yeterli olmayacağı, dosya kapsamındaki hesap hareket dökümleri içeriği, tanık beyanları, Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma ilamı sonrasında alınan bankacı bilirkişi raporu doğrultusunda İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince tasarrufun iptali davasının ispatlanamadığı, terditli olarak talep edilen TBK 19 uncu madde uyarınca açılan muvazaa davası yönünden de iddianın usulüne uygun deliller ile ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekilleri istinaf dilekçesinde ,bilirkişi tarafından gerçek değeri 220.000,00 TL olarak belirlenen taşınmazın diğer davalı ...'a 66.000,00 TL bedelle satıldığını, tapudaki satış bedelinin çok düşük olduğunu, bazı tanıkların duruşmada alınan beyanlarında davalıların tümünü tanıdıklarını bildirdiklerini, bu durumun davalıların daha önceden tanışıklıkları olabileceğini gösterdiğini, harçtan muaf oldukları hususunun gözardı edildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, tapuda gösterilen satış bedeli toplamının 132 bin lira olduğu, bilirkişi raporunda belirlenen bedel ile arasında mislini aşan fark bulunmadığı, taşınmaza ilişkin ipotek ve haciz ödemelerinin de davalı ... tarafından ödendiği, buna ilişkin sunulan belgelerin yeterli delil teşkil ettiği dikkate alındığında taşınmazın gerçek satış bedelinin davalıların savunmaları doğrultusunda 237 bin lira olduğunun ortaya çıktığı, bu konudaki davacı itirazının haksız olduğu, tasarrufun iptalini veya işlemin hükümsüzlüğünü gerektirecek bir durum ispat edilemediği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, dinlenen tanıkların davalıları tanıdıklarını belirttiğinden, borçlular ile üçüncü kişinin birbirlerini tanıdıklarını, satışın banka ihtarından sonra gerçekleştiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve davacının üçüncü kişinin İİK'nın 280/1 maddesinde belirtildiği şekilde borçlunun mali durumunu ve mal kaçırma amacını bildiğini ispat edememiş olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 19.12.2005 gün ve 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu'nun 140 ıncı maddesi gereğince davacıdan harç alınmamasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.12.2024 tarihinde birliğiyle karar verildi.