Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2024/713 E. , 2024/3488 K. T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/713 Karar No : 2024/3488 KARŞILIKLI TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR: DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:...sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca karşılıklı olarak temyizen incelenerek bozulması iste…
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2024/713 E. , 2024/3488 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/713 Karar No : 2024/3488 KARŞILIKLI TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR: DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:...sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca karşılıklı olarak temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Dava; Komiser yardımcısı olarak görev yapan davacının, 2015 yılı rütbe terfi döneminde bir üst rütbeye terfi ettirilmemesine ilişkin 2015/2 sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Değerlendirme Kurulu kararının iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı maaş farklarının işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Danıştay İkinci Dairesinin 27/10/2022 günlü, E:2021/1752, K:2022/5432 sayılı eksik araştırma nedeniyle bozma kararına uyulmak suretiyle yeniden yapılan inceleme üzerine verilen ...İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Değerlendirme Kurulunca 2015 yılında 546 komiser yardımcısının terfi durumunun görüşüldüğü, bunlardan 246'sının bir üst rütbeye terfi ettirildiği, 298 personelin ise terfi etmemesine karar verildiği, davacının kıdem listesinin 332. sırasında bulunduğu, dolayısıyla terfi ettirilecek ilk 246 kişilik kontenjan içinde yer almadığı, davacının karakoldaki gözaltında tutulan kelepçeli şahısların dövülmesi olayı ile ilgili olarak ...Asliye Ceza Mahkemesince ...günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla basit kasten yaralama suçundan 3.000,00-TL Adli Para Cezası ile cezalandırılmasına, şartları oluştuğundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süre ile denetim altında tutulmasına karar verildiğinin görüldüğü, bu durumda; dava dosyasında yer alan Merkez Değerlendirme Kurulu kararında yer verilen gerekçeler, uyuşmazlık konusu terfi döneminde terfiyi hak eden ve terfi ettirilen personele ilişkin liste ile bu listede yer alan personelin performans puanı, ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi, beceri ve davranışlar ile geçmişte alınan cezaları, geçirilmiş olan soruşturma/kovuşturma bilgileri ile davacının terfi dönemi içerisinde gerçekleştirmiş olduğu ve adli yargılamaya da konu olan eylemin niteliği göz önünde bulundurulduğunda, davalı idarece liyakat değerlendirmesinde dikkate alınması gereken ölçütlerin, rütbe terfisine aday personel yönünden eşit, objektif ve istikrarlı şekilde uygulandığı, öte yandan; dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı mali haklarının yasal faiziyle birlikte iadesi istemi bakımından da davanın reddi gerekeceği gerekçesiyle davanın reddine davalı idarenin aşamalarda sunduğu dilekçeler kurum avukatı veya hukuk müşavirleri eliyle hazırlanmadığından davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 10.500,00-TL vekalet ücretinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacının İddiaları : Kendisinden daha kıdemsiz ve sicil notu düşük olanların terfi ettirildiği, liyakat koşullarının belirlenmediği, liyakat yönünden yapılan değerlendirmenin hukuken kabul edilebilir bilgi ve belgelerle ortaya konulmadığı, Kurula tanınan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılmadığı, hakkında verilen Hükmün Açıklanmasının Geriye Bırakılmasına dair kararın terfisine engel olmaması gerektiği, olumsuz ve yetersiz sicili bulunmadığı taktir ve taltif oranı yönünden listede yer alan ve terfi eden kimi personelden daha fazlasına sahip olduğu ileri sürülerek İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir. Davalı İdarenin İddiaları : Davanın reddine karar verilmesine rağmen davacı lehine vekalet ücretine hükmedildiği, kendileri lehine ise vekalet ücretine hükmedilmediği, anılan kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın vekalet ücreti yönünden bozulması istenilmektedir. TARAFLARIN CEVABI : Davalı idare tarafından; cevap verilmemiştir. Davacı tarafından; temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : İdare Mahkemesi kararının esasına yönelik temyiz isteminin reddi ile kararın gerekçeli olarak onanması; davalı idarenin temyiz talebinin kabulüyle, kararın vekalet ücretine ilişkin kısmının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Davacı, komiser yardımcısı olarak görev yapmakta iken 2015 yılı terfi döneminde komiser rütbesine terfi ettirilmemiştir. Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı maaş farklarının işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davayı açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan haliyle 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 6638 sayılı Kanun ile değişik "Terfi ve atama" başlıklı 55. maddesinde, "...Rütbelere terfi ettirilecek personelin kurullarda görüşülmesi kıdem sırasına göre, rütbelere terfiler ise bu maddede öngörülen sınav ve eğitim şartı saklı kalmak üzere liyakate göre yapılır." hükmü yer almaktadır. Bu maddeye dayanılarak hazırlanan ve 10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in 4. maddesinde "Liyakat", personelin bir üst rütbedeki görevlerin gereklerini yerine getirebilme niteliği olarak tanımlanmış; "Merkez ve Yüksek Değerlendirme Kurullarının değerlendirme ve karar usulü" başlıklı 20. maddesinde, "(1) Merkez ve Yüksek Değerlendirme Kurulları, terfi edecek personel hakkında; a) Bulunduğu rütbedeki performans değerlendirme, başarı ve üstün başarı belgesi bilgilerini, b) Mesleki bilgi, beceri ve davranışları ile geçmiş hizmetlerini, c) Bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, adli mercilerce verilen cezalarını, ç) Bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, verilen disiplin cezalarını, d) Hakkında devam etmekte olan soruşturma ve kovuşturma bilgilerini, e) Bu Yönetmelikte belirtilen sınavlar sonucunda elde ettiği başarı durumlarını dikkate alarak belirleyecekleri liyakat koşullarına göre değerlendirerek, edinecekleri kanaate göre oy çokluğu ile karar verirler. (2) Birinci fıkranın (d) bendi kapsamında yapılacak değerlendirmede; soruşturma açılmasına neden olan ihbar ve şikâyetlerin personeli mağdur etmek amacıyla yapıldığı yönünde Kurul üyelerinde kanaat oluşması halinde, yapılan soruşturma ve kovuşturmalar dikkate alınmaz. (3) Liyakatli olduğu değerlendirilen personel hakkında; terfi edeceği rütbede boş kadro bulunması halinde “Terfi eder.”, boş kadro bulunmaması halinde “Kadrosuzluk nedeniyle terfi etmez.” kararı verilir. Bir üst rütbeye terfi etmek için yetersiz görülen personel hakkında ise “Terfi etmez.” kararı verilir." hükmüne; "Kurullara hazırlık ve toplanma zamanı" başlıklı 21. maddesinde ise, "(1) Genel Müdürlük Personel Dairesi Başkanlığı tarafından; a) Yıl içinde terfi edecek polis amirlerinin sicili, adı, soyadı, rütbesi, grubu, bulundukları rütbedeki bekleme süreleri, bulunduğu rütbe ve üst rütbeye terfi tarihleri, performans değerlendirme puanlarının ortalaması, bulunduğu rütbedeki cezaları, başarı ve üstün başarı belgeleri, rütbede değerlendirilmeyecek süre ve sebepleri, yazılı ve sözlü sınav sonuçları, yöneticilik ile ilgili hizmetiçi eğitim başarı durumları ve liyakate esas alınacak diğer bilgi ve belgeler ilgili değerlendirme kuruluna sunulur." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : I- Davacının, Mahkeme kararının esasına yönelik temyiz istemine ilişkin olarak; Yukarıda yer verilen Kanun ve Yönetmelik kurallarının birlikte değerlendirilmesinden; rütbelere terfi ettirilecek personelin kurullarda görüşülmesinin kıdem sırasına göre, rütbelere terfilerin ise liyakate göre yapılacağı anlaşılmaktadır. Buna göre, rütbelere terfi ettirilecek personelden; liyakatli olduğu değerlendirilen personel hakkında kadronun bulunması halinde "terfi eder" kararı, kadro bulunmaması halinde ise "kadrosuzluk nedeniyle terfi etmez" kararı verilmesi, bir üst rütbeye terfi etmek için liyakat yönünden yeterli görülmeyen personel hakkında “terfi etmez” kararı verilmesi; personelin liyakat koşullarına göre değerlendirilmelerinde ise, bulunduğu rütbedeki performans değerlendirme notunun, başarı ve üstün başarı belgesi bilgilerinin, mesleki bilgi, beceri ve davranışları ile geçmiş hizmetlerinin, bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, adli mercilerce verilen cezalarının, verilen disiplin cezalarının, hakkında devam etmekte olan soruşturma ve kovuşturma bilgilerinin ve Yönetmelikte belirtilen sınavlar sonucunda elde ettiği başarı durumlarının bir bütün halinde dikkate alınması gerekmektedir. Ayrıca, söz konusu terfi değerlendirmesi yapılırken davalı idarenin, ilgili personelin bir üst rütbeye terfi ettirilmesi konusunda takdir yetkisi bulunduğu açık ise de, bu yetkinin, yukarıda belirtilen kapsamda uygulanması sırasında eşit, objektif ve istikrarlı bir uygulamanın sağlanması, hukuk devleti ilkesinin gereğidir. Bir başka anlatımla, terfi incelemesine tabi tutulan personelin yer aldığı liste incelendiğinde; liyakatı belirleyen unsurların birlikte değerlendirilmesi sonucunda, listede yer almasına rağmen terfi ettirilmeyen davacıya göre, açıkça olumsuz yönde bir farkı bulunduğu anlaşılan bir veya birden fazla personelin rütbe terfii yapılırken, davacı hakkında liyakat nedeniyle terfi etmez kararı verilmesi, eşit, objektif ve istikrarlı bir uygulama olarak kabul edilemeyecektir Uyuşmazlıkta, dava dosyası ile 31/12/2015 Tarihine Kadar Bulunduğu Rütbedeki Zorunlu Çalışma Süresini Tamamlayan Komiser Yardımcısı Listesinin birlikte incelenmesinden; davacının polis memuru olarak görev yaptığı sırada görevdeki nüfuzunu kullanmak suretiyle karakolda gözaltında tutulan kelepçeli şahıslardan İ.K.'nın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanması olayına karıştığının sübuta erdiği gerekçesiyle basit kasten yaralama suçundan cezalandırıldığı ve itiraz edilmeden kesinleştiği, 2015 yılı terfi listesi incelendiğinde ise listede adli cezası bulunan, hatta disiplin cezası olan çok sayıda personel hakkında "Terfi Etmez" kararı verildiği görüldüğünden davalı idarece liyakat değerlendirmesinde dikkate alınması gereken ölçütlerin, rütbe terfiine aday davacı yönünden eşit, objektif ve istikrarlı bir şekilde uygulandığı anlaşılmakta olup, İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir. II- Davalı idarenin, Mahkeme kararının vekalet ücretine ilişkin kısmına yönelik temyiz istemine gelince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa, Danıştayın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır. Maddenin gerekçesinde ise, madde ile temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıklarda da düzelterek onama kararı verilmesinin sağlandığı; uygulamada, vekâlet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi, kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği, bunun mahkeme tarafından tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman hem de emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir. Aynı Kanun'un 31. maddesinin gönderme yaptığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326. maddesinde, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkemece, yargılama giderlerinin tarafların haklılık oranına göre paylaştırılacağı; 330. maddesinde, vekil ile takip edilen davalarda mahkemece, kanuna göre takdir olunacak vekâlet ücretinin, taraf lehine hükmedileceği; 323. maddesinde ise, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücretinin yargılama giderlerinden olduğu kurala bağlanmıştır. Uyuşmazlıkta, İdare Mahkemesince davanın reddine karar verildiği, vekalet ücretinin aleyhine hüküm kurulan tarafa yükletilmesi gerekirken lehine hüküm kurulan idareden alınarak davacıya verilmesine karar verildiği gibi lehine hüküm kurulan davalı idare lehine ise vekalet ücretine hükmedilmediği; oysa davanın retle sonuçlanması nedeniyle davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi, davalı idarenin davayı vekili aracılığıyla takip ettiği ve süresinde savunma verildiği anlaşıldığından, davalı idare lehine ise Avukatlık Asgari Ücret tarifesinde öngörülen avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu husus, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan, düzeltilmesi mümkün eksiklik olarak görüldüğünden, kararın hüküm fıkrasında yer alan "...davalı idarenin aşamalarda sunduğu dilekçeler kurum avukatı veya hukuk müşavirleri eliyle hazırlanmadığından davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 10.500,00-TL vekalet ücretinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesine," ibaresinin, "... kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 10,500,00-TL vekalet ücretinin davacı tarafından davalı idareye ödenmesine," şeklinde, kararın vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİ ile ...İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın davanın reddine ilişkin kısmının yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA, 2. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜ ile anılan kararın, vekalet ücretine yönelik hüküm fıkrasının yukarıda belirtildiği şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına; 4. Temyiz aşamasında davalı idare tarafından yapılan yargılama giderlerinin ise, davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 5. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 6. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren (15) onbeş gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere 05/06/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.