5. Ceza Dairesi 2006/13222 E. , 2010/4289 K. "İçtihat Metni" Zorla kaçırıp alıkoyma, ırza geçme ve bu suçlara iştirak etmekten sanıklar ..., ... ve ...’nın bozma üzerine yapılan yargılanmaları sonunda; sanık ...’in atılı suçlardan beraetine, diğer sanıkların eylemlerinin reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma, cinsi münasebette bulunma ve bu suçlara iştirak etme niteliğinde bulunduğu ancak alıkoyma eylemlerinin 5237 sayılı yasada suç olarak düzenlenmediğinden beraetlerine, cinsi münase
**5. Ceza Dairesi 2006/13222 E. , 2010/4289 K.** **"İçtihat Metni"** Zorla kaçırıp alıkoyma, ırza geçme ve bu suçlara iştirak etmekten sanıklar ..., ... ve ...’nın bozma üzerine yapılan yargılanmaları sonunda; sanık ...’in atılı suçlardan beraetine, diğer sanıkların eylemlerinin reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma, cinsi münasebette bulunma ve bu suçlara iştirak etme niteliğinde bulunduğu ancak alıkoyma eylemlerinin 5237 sayılı yasada suç olarak düzenlenmediğinden beraetlerine, cinsi münasebette bulunma suçundan ise mahkümiyetlerine dair, Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 11.11.2005 gün ve 2005/392 Esas, 2005/428 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Mağdurenin katılma talebinin sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlerle sınırlı olduğu gözetilerek yapılan incelemede, 22.05.2003 gün ve 2003/31 Esas, 2003/49 Karar sayılı hükümlerin katılan vekili ve sanık ... tarafından süresi içinde temyiz edilmesinden sonra Dairemizin 12.07.2005 tarihli kararı ile yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.na göre yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğuna işaretle bozulması üzerine mahkemece duruşma açılıp yeni hüküm kurulurken temyiz edilen ilk kararın Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 27.06.2006 gün ve 2006/172-168 sayılı kararında belirtildiği gibi geçerliliğini yitirmiş olması nedeniyle CMK.nun 230/1. maddesinde belirtilen hususların hükümde gösterilmesi gerektiği, önceki karara atıfta bulunmakla yetinmenin olanaklı olmadığı dikkate alınmadan, yetersiz gerekçeyle yazılı biçimde hüküm kurulması, Kabule göre de; Mahkümiyet hükümlerinden sonra Anayasa Mahkemesi'nin 23.11.2005 günlü 2005/103-89 sayılı kararı ile 5237 sayılı Yasanın 104/2. maddesinin iptal edilmesi karşısında, reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunan ve bu suça iştirak eden sanıklar ... ve ...’ın eylemlerinin aynı Yasanın 104. maddesinin 1. fıkrası kapsamında kaldığı, bu suç şikayete tabi olup zarar gören şikayetçi olduğundan 5271 sayılı CMK.nun 253 ve 254. maddelerine göre uzlaşma kapsamında kaldığı, uzlaşmanın da bir kovuşturma şartı olduğu, 5560 sayılı Kanunun 24. maddesi ile değişik CMK.nun 253. maddesinde cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaşma yoluna gidilemeyeceği belirtilmiş ise de, lehe yasa ve müktesep hak hükümleri nazara alınarak öncelikle uzlaştırma işlemi yapılması, sonuçsuz kalması durumunda hükümlerden sonra yürürlüğe giren 08.02.2008 tarihli 5728 sayılı Kanunun 562. maddeleri ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi karşısında, koşulların varlığı halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilemeyeceği hususunun mahkemesince mahallinde değerlendirilerek bir karar verilmesi lüzumu, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.