9. Ceza Dairesi 2022/7121 E. , 2023/3778 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Cez…
**9. Ceza Dairesi 2022/7121 E. , 2023/3778 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.07.2015 tarihli ve 2015/15 Esas, 2015/136 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyeti yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası ile 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.07.2015 tarihli ve 2015/15 Esas, 2015/136 Karar sayılı kararının sanık ve müdafii, katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 23.06.2016 tarihli ve 2016/3485 Esas, 2016/6292 Karar sayılı kararı ile sanığın, onbeş yaşından küçük olması nedeniyle rızası geçerli olmayan mağduru evinin çatı katına götürdüğü, burada kaldıkları süre içerisinde sanığın cinsel ilişki teklif ettiği mağdurun kabul etmemesi üzerine bıçakla tehdit edip cebir kullanarak çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği ve sanığın, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlerken ayrıca cebir, tehdit veya hile kullanmadığı anlaşıldığından, mevcut haliyle eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu kapsamında kaldığı gözetilmeden aynı Kanunun 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası uyarınca cezalandırılması yerine yazılı şekilde 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ile hüküm kurulması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.12.2016 tarihli ve 2016/215 Esas, 2016/255 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyeti yoksun kılma suçundan, önceki kararda direnilerek 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 4. Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.12.2016 tarihli ve 2016/215 Esas, 2016/255 Karar sayılı kararının sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 26.12.2017 tarihli ve 2017/6961 Esas, 2017/6766 Karar sayılı kararı ile Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmiştir. 5. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 30.03.2021 tarihli 2018/14-41 sayılı Esas, 2021/148 kararı ile Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.12.2016 tarihli ve 215-255 sayılı kararıyla bozmaya karşı direnmesinin isabetli olmadığına karar vermiştir. 6. Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.01.2022 tarihli ve 2021/201 Esas, 2022/25 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyeti yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafii Temyiz İstemi Sanık tarafından kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun işlenmediğine, sanığın üzerine atılı cinsel istismar suçunun zorla ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakarak işlendiği varsayılarak sanık aleyhinde hüküm kurulduğuna, sanık lehine hükümlerin uygulanmadığına, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekili Temyiz İstemi Sanık hakkında üst sınırdan mahkumiyete hükmedilmesine gerektiğini, takdiri indirim yoluna gidildiğine, kurum lehine vekalet ücretine karar verilmediğine, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk derece mahkemesi gerekçesinde:''Sanık hakkında mahkememizce daha önce verilen hükmün Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30/03/2021 tarih ve 2018/14-41 Esas, 2021/148 Karar sayılı kararı ile bozulması üzerine dosya yeniden esasa alınarak kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçu yönüyle yargılama yapılmıştır. Sanık hakkında açılan çocuğun nitelikli cinsel istismar ve 6136 yasaya muhalefet suçlarına ilişkin davaların hükme bağlanmış ve kesinleşmiş olması sebebiyle sanığın bu eylemleri inceleme dışı bırakılmıştır. Sanık aşamalardaki savunmalarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, mağduru önceden tanımadığını, kendisi ile karşılaştığında mağdurun kalacak bir yere ihtiyacı olduğunu söylemesi üzerine yanında misafir ettiğini, üzerine atılı suçları işlemediğini, mağdura karşı cinsel eylemde bulunmadığını beyan etmiştir. [adres satırı maskelendi] Yargıtay Genel Kurulunun kararında bahsedildiği üzere, sanığın cinsel istismar esnasında kullandığı cebir ve tehdit eylemlerinin nitelikli cinsel istismar eylemi ile sınırlı süre içerisinde kalması ve istismarın sona ermesinin ardından cebir ve tehdit uygulanmaksızın mağdurla birlikte olay yerinden ayrılması nedeniyle sanık hakkında TCK 109/2 maddesi uyarınca artırım yapılmamıştır. Sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de; istikrarlı mağdur beyanı, cep telefonu mesaj tutanağı, ATK raporu ve sanığın kaçamaklı ikrarı gözetilerek suç tarihi itibariyle rızası geçerli olmayan mağduru meskur çatı katına götürerek istismar öncesi ve sonrası mağdurun direncine rağmen çocuğu bu çatı katında tutarak ve istismar sonrasında olay mahallinden birlikte ayrılmayı kapsayan sürece dair yukarıda genişçe anlatıldığı şekilde sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği kabulü ile sanığın kendisini cezadan kurtarmayı amaçlayan savunmasına itibar edilmemiş'' hüküm kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1- Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2- 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının yaşı küçük mağdure hakkında koruma kararı olup olmadığına bakılmaksızın davaya katılma hakkı bulunduğundan, Tebliğnamedeki katılan Bakanlık vekilinin temyiz talebinin reddine ilişkin görüşe iştirak edilmemiş; Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olduğundan, 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.01.2022 tarihli ve 2021/201 Esas, 2022/25 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.06.2023 tarihinde karar verildi.