Başvuru, başvurucuların (sanıkların) yokluğunda açıklanan esas hakkındaki mütalaaya karşı beyanda bulunmak için süre verilmeden aynı celsede mahkûmiyet kararı verilmesi nedeniyle savunma için gerekli zaman ve kolaylıklara sahip olma hakkının, beyanları belirleyici ölçüde hükme esas alınan tanıkların başvurucular tarafından duruşmada sorgulanmasına imkân verilmemesi nedeniyle tanık sorgulama hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, başvurucuların (sanıkların) yokluğunda açıklanan esas hakkındaki mütalaaya karşı beyanda bulunmak için süre verilmeden aynı celsede mahkûmiyet kararı verilmesi nedeniyle savunma için gerekli zaman ve kolaylıklara sahip olma hakkının, beyanları belirleyici ölçüde hükme esas alınan tanıkların başvurucular tarafından duruşmada sorgulanmasına imkân verilmemesi nedeniyle tanık sorgulama hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Kolluk tarafından yolda durdurulan araçta yirmi dokuz Suriye uyruklu yabancı yakalanmıştır. Bu yabancılar ifadelerinde Şemdinli'de tanımadıkları bir kişiye kendilerini Irak'a götürmesi için 100 ABD doları verdiklerini, bu kişinin kendilerini başvurucu Yılmaz Altınkum'a teslim ettiğini, Yılmaz Altınkum'un ise kendilerinden ayrıca yirmişer Türk lirası daha para aldığını beyan etmiştir. Başvurucu Yılmaz Altınkum kollukta alınan ifadesinde diğer başvurucu Mehmet Fırat'ın kendisini arayarak yanındaki izni bulunan yirmi kadar Suriyelinin Derecik'e gideceğini belirttiğini, kendisinden bu kişileri Derecik'e götürmesini istediğini, kendisinin de bu teklifi kabul ettiğini belirtmiştir. Başvurucu ayrıca, Mehmet Fırat'ın yolda kontrol noktasında durdurulduğunda bu kişilerin Derecik'e düğüne gittiklerini söylemesini kendisinden istediğini, mağdurlardan kişi başı 20 TL para alacağını, mağdurların Irak ülkesine geçiş yapacaklarını bilmediğini, diğer başvurucu Mehmet Fırat'ın kendisini kandırdığını beyan etmiştir. Başvurucu Mehmet Fırat ise Şemdinli Cumhuriyet Başsavcılığında alınan ifadesinde, Irak'ta bulunan akrabalarının akrabası olan ve Türkiye'ye giriş yapmış olan kişileri Derecik Mülteci Toplama Merkezi'ne götürmesi için Yılmaz Altınkum ile görüşüp anlaştığını, yolda jandarmanın durdurup bu kişilere işlem yaptığını belirtmiştir. Başvurucu ayrıca, kendisinin Yılmaz Altınkum'un ifadesinde bahsettiği şekilde kontrol noktalarında soran olursa bu kişilerin düğüne gittiklerini belirtmesi gerektiğini ona söylemediğini, Suriyeli kişiler ile bir bağının bulunmadığını sadece Irak'taki akrabalarının araması sonucu onlara yardımcı olduğunu, bu kişilerden para almadığını beyan etmiştir. Şemdinli Cumhuriyet Başsavcılığının başvurucuların göçmen kaçakçılığı suçunu işlediği suçlamasıyla düzenlediği iddianamenin kabulüyle haklarında kamu davası açılmıştır. Şemdinli Asliye Ceza Mahkemesinde (Mahkeme) görülen duruşma on beş celse sürmüştür. Başvurucular bu celselerin bir kısmına katılmış ve savunmalarını yapmışlardır. Başvurucular katıldıkları celseyi takip eden celsenin gün ve saatinden haberdar oldukları halde bu celselere katılmamışlardır. Duruşmada olay tarihinde il jandarma komutanı olan tanık dinlenmiş ve olay yeri tespit tutanağında imzası bulunan tanıkların istinabe yoluyla alınan beyanları okunmuştur. Başvurucuların katılmadığı son celsede iddia makamınca esas hakkında mütalaanın sunulmasından sonra Mahkemece hüküm açıklanmıştır. Mahkeme, başvurucuların göçmen kaçakçılığı suçundan ayrı ayrı 4 yıl 2 ay hapis ve 000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: " ... sanıklar Mehmet Fırat ve Yılmaz Altınkum'un maddi menfaat elde etmek amacıyla göçmen şahıslar ile ya da göçmen şahısların Irak'a götürülmesi konusunda anlaştığı, göçmen şahısların beyanından anlaşılacağı üzere maddi menfaatin sağlandığı her ne kadar suç teşebbüs aşamasında da kalmış olsa da TCK'nın 79/1- son maddesi uyarınca tamamlanmış gibi cezaya hükmolunacağı, sanıklar her ne kadar savunmasında üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de göçmen şahısların beyanları ve sanık ile göçmen şahıslar arasında göçmen şahısların sanığa iftira atmasını gerektirecek dosyaya yansıyan herhangi bir husumetin varlığının söz konusu olmadığı, sanık Mehmet Fırat her ne kadar savunmasında olay tarihinde bir akrabasının kendisine Irak'taki akrabalarının Şemdinli'de bulunduğunu, bunların hastası olduğunu ve Irak'a geçmeleri gerektiğini söylediğini, kendisinin bu durumu alay komutanına bildirdiğini, alay komutanının da emir subayına talimat verdiğini, bu durumun şahidinin Mustafa isimli uzman çavuş olduğunu, daha sonra Yılmaz Altınkum'a mültecileri götürmesini söylediğini beyan ederek tevilli ikrar içerikli savunmalarda bulunduğu,Yargılama sürecinde sanık Mehmet Fırat'ın savunmaları doğrultusunda olaylar sırasında izin aldığını ve irtibat kurduğunu iddia ettiği dönemin askeri personellerinin alınan beyanlarında ilgili anlatımların doğrulanmadığı ve şahısların sevkinin izinli bir şekilde gerçekleşmediği, buna ilişkinde ayrıca bir delil ve kanıt ibraz edilmediği, olayda herhangi hukuka uygunluk sebebinin bulunmadığı görülmüş olup ..." Başvurucular istinaf kanun yolunda, yokluklarında son celsede açıklanan esas hakkındaki mütalaaya karşı beyanda bulunmak için süre verilmeden salt mağdur beyanlarına dayalı olarak haksız mahkûmiyet kararı verildiğini ve bu nedenle adil yargılanma haklarının ellerinden alındığını ileri sürmüştür. Anılan hüküm Van Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin 11/11/2021 tarihli esastan ret kararı ile kesinleşmiştir. Başvurucular, nihai kararı 2/12/2021 tarihinde öğrendikten sonra 27/12/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.