12. Ceza Dairesi 2013/4664 E. , 2013/25463 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama Hüküm : TCK'nın 89/1, 89/3-b, 62/1, 52/2, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Olay günü saat 17.45 sıralarında, gece vakti, yerleşim yeri sınırları dışında, bölünmüş tek yönlü yol üzerinde, sanığın, yönetimindeki tankerle
**12. Ceza Dairesi 2013/4664 E. , 2013/25463 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama Hüküm : TCK'nın 89/1, 89/3-b, 62/1, 52/2, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Olay günü saat 17.45 sıralarında, gece vakti, yerleşim yeri sınırları dışında, bölünmüş tek yönlü yol üzerinde, sanığın, yönetimindeki tankerle Çanakkale istikametinden İzmir istikametine seyrederken, olay mahalli ışık kontrollü kavşağa geldiğinde, kendisine hitaben kırmızı ışık yanmasına karşın seyrini sürdürüp, istikametine göre yolun sağından kavşağı kullanarak yolun karşı tarafına geçiş yapmak isteyen şikayetçiye çarpması şeklinde meydana gelen olayla ilgili olarak, sanığın tam kusurlu olduğuna ilişkin görüş bildiren Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 21/04/2011 tarihli raporunun oluşa ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından, dosyada bulunan raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için yeninden bilirkişi görevlendirilmesi hususundaki tebliğnamedeki 1 numaralı, mahkeme tarafından sanığın duruşma düzenine aykırı düşmeyen heyete karşı saygılı davranışları nazara alınarak TCK'nın 62/1. maddesi gereğince tayin edilen ceza üzerinden 1/6 oranında takdiri indirim yapılmasına herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki 2-d numaralı, bozma öneren düşüncelere iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre katılan vekilinin, olayda sanığın olası kastla hareket ettiği, sanık müdafinin ise olayda sanığın kusurunun bulunmadığına, şikayetçinin tam kusurlu olduğuna, sanığın kırmızı ışık ihlali yapmadığına ve kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğine ilişkin, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1-Mahallinde yapılan keşif sırasında görevlendirilen bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 27/12/2010 tarihli raporda, sanığın, aracının hızını, aracın yük ve teknik özellikleriyle, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara göre ayarlamadığı, ayrıca kırmızı ışıklı trafik işaretine uymadığından asli kusurlu olduğunun belirtildiği, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 21/04/2011 tarihli raporunda ise sanığın yola gereken dikkatini vermeyip, ışık kontrollü kavşak mahalline geldiğini dikkate almayıp, istikametinde yanan kırmızı ışıkta durması gerekirken buna riayet etmeyip, ışık ihlali yaparak kavşağa giriş yaptığı ve kazaya sebebiyet verdiğinden dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışlarıyla olayda asli derecede ve tam kusurlu olduğu belirtilmiş olmasına karşın, CMK'nın 230/1-b maddesine aykırı olarak, hangi kusur raporunun, hangi gerekçelerle hükme esas alındığı açıklanmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-Sanığın kırmızı ışık ihlali yaparak şikayetçinin yaralanmasına neden olduğu olayda, bilinçli taksirle hareket ettiği kabulü ile TCK'nın 22/3. maddesi gereğince tayin edilen ceza üzerinden artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, 3-Olayda tam kusurlu olan sanık hakkında meydana gelen zararın ağırlığı da dikkate alınarak temel ceza tayininde asgari hadden daha fazla uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi, 4-Sanık müdafinin lehe hükümlerin uygulanması talebi karşısında, sanık hakkında tayin edilen adli para cezasının taksitlendirilmesi konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi, Kanuna aykırı olup, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı kanunun 8.maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 13/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi