Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ---- ile ibraz ettiğini, davacının ------ ibraz ettiği çekin sahte olduğunu, çekteki imzanın davacıya ait olmadığını, davalı ---- çeki incelemeden ödeme yaptığını, mağduriyetin giderilmesi için ----- sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibin itiraz üzerine durduğunu belirtmiş, -------sayılı takip dosyasına davalılar tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalılar aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesin
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... murisi olan ...'ın 17.12.2016 tarihinde vefat ettiğini, müteveffanın, ... Tic Ltd. Şti.'nin müdürü olarak ... bankasından, 20.12.2013 tarihinde ticari kredi çektiğini, kredi çekildiği için söz konusu banka ... murisini, şirketin müdürü olması sıfatıyle sahsi olarak, hayat sigortası yaptığını, Hayat Sigorta poliçesinin başlangıç tarihinin 20.12.2013 olduğunu, bitiş tarihin ise 20.12.2014 olduğunu, ancak hayat sigortası yenilenerek, ölüm tarihine kadar kredi borçlarına karşılık devam ettiğini, sigorta poliçesinin numarasının ... olduğunu, Sigorta poliçe priminin, müvekkilinin murisinin kredi kartından taksitli olarak banka tarafından kredi sözleşmesi ile birlikte tahsil edilmeye başlandığını, ölüm tarihine kadar sigorta priminin tahsil edildiğini, müvekkilinin murisinin ölümü nedeniyle, sigorta şirketine ve kredi kullandıran bankaya müracaat ederek, babalarının hayat sigortası olduğunu, kredi borcunun hayat sigortasından karşılanması gerektiğini belirterek kredi borçlarının sigorta tazminatından tahsil edilmesini talep ettiklerini, sigorta şirketinin , talebi değerlendirerek,' sigortalı ... tarafından beyan edilmeyen sağlık durumu ile gerçekleşen vefat arasında sebep sonuç ilişkisi kurulduğundan ve beyan edilmeyen hastalıklar ve gördüğü tedaviler, kendisine açıkca sorulmuş olmasına rağmen kendilerine kasten beyan edilmemiş olduğu ve beyan edilmeyen durum şirketce bilinseydi kendisiyle hiçbirşekilde can sigortası ilişkisine girilmeyeceği değerlendirildiğinden, sigorta şirketince tazminat talebinin red edildiğini, kredi kullanan murisin vefatından sonra , kredinin bakiyesi mirasçılar tarafından bankaya taksitlerin halen ödenmeye devam ettiğini, poliçe banka tarafından zorunlu olarak doldurulduğunu, murisin imzalı beyanının alınmadığını, matbu sigorta poliçesi olduğunu, tüketici, kredi sözleşmesinde müteveffanın hayat sigorta yaptıracağının düzenlenmiş olması ve kredi sözleşmesinin yapıldığı banka şubesi tarafından düzenlenen kredi hayat sigortaları başvuru formunun matbu olarak düzenlenerek müteveffanın kimlik bilgileri dışında diğer kısımların doldurulmamış olması da değerlendirildiğinde, sigorta ettirenin ihtiyaçlarından ziyade kredi veren kurumun, bankanın ihtiyaçları ve zorlaması ile ortaya çıkan bir sözleşme söz konusu olduğundan, sözleşmelerde görülen irade özgürlüğü bulunmadığını, ayrıca eksik beyanda bulunulması halinde sigortalının hangi yaptırımlara maruz kalacağının kendisine bildirilmemesinin bilgilendirme yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiği değerlendirildiğinde, sigorta şirketinin tazminatı red etmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı sigorta şirketinin, Müteveffadan sağlık taraması ya da sağlık durumuna ilişkin belge istenmesi yönünde bir istekte bulunmadığını, bu konuda hiçbir soru sorulmadığını, müvekkilinin murısi sigortalı, TK md. 1435' de düzenlenen beyan yükümlülüğüne herhangi bir aykırı beyanda bulunmadığını, söz konusu poliçe bankaca düzenlenmiş olup, tamamen muris sigortalının beyanı ve cevabı alınmayarak kendileri tarafından düzenlendiğini belirterek, hayat sigortasının ölüm ile sona erdiğini, ancak davalı sigorta şirketinin, müteveffanın ölüm tarihinden sonra da kredi için her ay prim çekmeye devam ettiğini, bu durumun hukuka aykırı oldduğunu, kişinin vefat ettiği tarih itibariyle kalan tüm kredi borcunun hayat sigortası şirketince alacaklı olan bankaya ödenmesi gerektiğini, kalan kısmının ise hayat sigortasını yapan şirket uhdesinde kalacağını, bu kısmın da talep üzerine mirasçılara ödenmesi gerekeceğini belirterek, sonuç olarak; davanın belirsiz alacak davası olarak kabulüne, bilirkişi incelemesinden sonra belirlenecek tazminat miktarına göre artırma hakkı saklı tutarak şimdilik 20.000.(yirmibin) TlL nin , kredi hayat sigortalarında esas alacak hakkı bankaya ait olduğundan , kredinin bakiye taksitlerinin davalı sigorta şirketi tarafından bankaya ödenmesi gerektiğinin tespitine, ve ödenmiş olan ve ödenmekte olan taksitlerden de bilirkişi raporu ile belirlenecek miktarın davacılara iadesine, bilirkişilerce belirlenecek, kredi taksitlerinden bakiye kalan tazminat miktarının da taraflarına adesine, alacağa temerrüd tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi uygulanmasına, mahkeme masraf ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.