Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait davalı şirket nezdinde sigortalı ... plakalı aracın 01.12.2019 tarihinde kazaya karıştığını, kazada sürücünün kastı veya ağır kusuru bulunmadığını, diğer araçta meydana gelen hasar nedeniyle bir kısım ödemeler yapıldığını, ödenen bedellerin müvekkilinden talep edildiğini, müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinin teminat karşılığında tedbiren durdurulmasını, müvekkiline ait araç sürücüsünün kazanın meydana gelişinde ağır kusurunun bulunm
davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... AŞ 'nin sigorta acentesi olup uzun yıllardır bu işi yaptığını, davalı adına tescilli aracının trafik sigortasını ... A.Ş.'den davalı adına yaptırdığını ancak davalı müvekkile buna ilişkin poliçe bedelini yani sigorta ücretini ödemediğini, dava konusu sigorta poliçesinin bilgilerinin ... poliçe nolu ... plakalı araca ait trafik poliçesi olduğunu, müvekkilini birçok defa davalı şirketteki ilgili kişilerle görüşerek ödeme talebinde bulunduğunu ancak bundan da bir sonuç alınamadığını, ilgili dosya kapsamında dava şartı olan arabuluculuğu başvurulmuş olup, sürecin başladığı tarih 23.05.2019 olduğunu, ancak ilgili arabuluculuk görüşmesine davalı tarafın katılım göstermemesi üzerine süreç herhangi bir anlaşma sağlanmadan 02.07.2019 tarihinde sonlandığını bu nedenlerle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalma kaydıyla, davanın kabulü ile 6.000TL alacağın temerrüt tarihinden itibaren işlenecek avans faiziyle birlikte yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili savunmasında özetle; müvekkili davalı şirket, ... plakalı aracı ... adlı şahsa 1 yıllığına kiraya verdiğini, davaya konu poliçe müvekkili şirketin bilgisi dışında yaptırıldığını, dolayısıyla da adı geçen poliçede müvekkilin imzasının bulunmadığını, aracı sigorta ettiren, poliçe bedelini ödememiş ve 1 yıllık poliçenin süresi dolunca, süre dolduktan 6 ay sonra müvekkili şirkete ulaşıldığını ve müvekkili şirketin poliçeden bu şekilde haberi olduğunu, müvekkili şirket davacı şirkete, araç sigortasını kendisinin yaptırmadığını ve borcun şirkete ait olmadığını söylemesine rağmen müvekkili şirket aleyhine İstanbul Anadolu .... İcra Dairesi ... esas numarasıyla icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin borca itiraz etmesi üzerine 27.04.2017 tarihinde takibin durduğunu, takibin durduğu tarihten sonra davacı tarafça başkaca bir hukuki yola başvurulmadığını, sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemlerin alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl geçmekle zaman aşımına uğradığını, yani böyle bir borç olsa dahi zaman aşımına uğramış olacağını, bu nedenle zaman aşımı itirazında bulunma zorunluluğu doğduğunu, Türk Borçlar Kanununa göre; yazılı şekilde yapılması öngörülen sözleşmelerde borç altına girenlerin imzalarının olması zorunlu oolduğunu, aksi taktirde sözleşmenin geçersiz olacağını, dava konusu poliçede müvekkilinin imzasının bulunmadığını, bu nedenle davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, TTK madde 1430'a göre veresiye sigorta poliçesi düzenlemenin mümkün olmayacağını, yani sigorta priminin peşin ödeneceğini, hatta yeni düzenlemelerle başkasının kredi kartıyla dahi ödeme yapılamadığını, sigorta ettirenle kart sahibinin aynı kişi olması gerektiğini, aksi takdirde o kişi adına poliçe düzenlenmesinin mümkün olmayacığını, dava dilekçesinde belirtilen, arabuluculuk görüşmesine davalı müvekkilinin katılım göstermediği şeklindeki maddeye katılmadıklarını, arabulucu avukat tarafından müvekkile davet mektubu gönderildiğini, arabuluculuk toplantısının 02.07.2019 tarihinde telekonferans yoluyla gerçekleşeceğinin bildirildiğini, belirtilen saatte avukat tarafından müvekkili aranarak gerekli görüşme sağlandığını, yani dava dilekçesinde belirtildiği gibi katılım göstermeme gibi bir durumun olmadığını, müvekkili şirketin böyle bir borcu olmadığı için anlaşma sağlanamadığını bu sebeplerle haksız olarak, müvekkil aleyhine açılan davanın reddine ve yargılama giderleri vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.