10. Hukuk Dairesi 2024/4003 E. , 2024/5385 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/173 E., 2024/39 K. KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen asıl ve birleşen rücuan tazminat istemli davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne, karar verilmiştir. İlk Derece Mahkem
**10. Hukuk Dairesi 2024/4003 E. , 2024/5385 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/173 E., 2024/39 K. KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen asıl ve birleşen rücuan tazminat istemli davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne, karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesi ile Kurum sigortalısı ... isimli işçinin 25.04.2007 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu öldüğünü, hak sahiplerine harcama yapıldığını, iş kazasının meydana gelmesinde davalının kusuru olduğunu, meydana gelen iş kazası neticesi yapılan harcamaların sarf, onay ve tediye tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Birleşen dava dosyasındaki dava dilekçesinde; Kurum sigortalısı ...'nın 25.04.2007 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu vefat ettiği, hak sahiplerine 52.570,26 TL ilk peşin sermaye değerli gelir bağlandığı ve sosyal yardım zammı ödendiği, Kurum zararının tahsili için 5.257,02 TL dava açıldığı, sonrasında kusur raporu ile davalı şirketin % 30 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, bakiye 10.514,06 TL'nin tahsili için bu davanın açılıp Mahkemenin dosyası ile birleştirilmesi talep edilmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; ölen işçinin kalp krizi sonucu öldüğünü, iş kazası olmadığını, iş kazası olsa dahi bundan işverene sorumluluk yüklenemeyeceğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 01.10.2014 tarihli ve 2013/614 Esas, 2014/598 Karar sayılı kararıyla; 25.04.2007 tarihinde meydana gelen kazada sigortalı işçi ...'nın öldüğü, bu kazanın meydana gelmesinde davalının %30 oranında kusurlu olduğu, zarar gören işçi yakınları için 52.570,26 TL peşin sermayeli gelir olmak üzere harcama yapıldığı, davacı Kurumun yapılan harcamaların %30'una isabet eden 15.771,08 TL Kurum zararının gelir, onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan isteyebileceği anlaşılmış HMK'nın 26 ncı maddesi gereğince taleple bağlılık ilkesi gözetilerek 5.257,02 TL Kurum alacağının gelir onay tarihi olan 23.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemiz 04.04.2016 tarih 2015/714 Esas, 2016/4752 Karar sayılı ilamı ile dosyadaki bilgi ve belgelere göre; sigortalının davalı işyerinde şoför olarak çalıştığı, 25.04.2007 tarihinde Azerbeycan’ın Bakü şehrinde gümrükte yük boşaltmayı beklerken araç içinde kalp krizi geçirmesi sonucu öldüğü, Mahkemece öncelikle, sigortalının tüm tedavi evrakları ilgili yerlerden getirtilerek, tazminat dosyası araştırılarak, zararlandırıcı olayın ne şekilde oluştuğu, dosya içeriğindeki tüm delillerle birlikte takdir olunarak, kabul edilen maddi olgular doğrultusunda, işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman olan bir kardiyoloğun da yer alacağı bilirkişi heyetinden oluşa uygun kusur raporu aldıktan sonra, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olmasının isabetsiz olduğu gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 25.06.2019 tarihli ve 2016/541 Esas, 2019/314 Karar sayılı kararıyla davanın ve birleşen davanın kabulüne, toplam 15.771,08 TL Kurum alacağının gelir onay tarihi olan 23.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. C. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemiz 28.11.2019 tarih 2019/5097 Esas, 2019/9217 Karar sayılı ilamı ile ...Eldeki dava dosyası incelendiğinde, verilen hüküm ve hükme esas bilirkişi raporu eksik inceleme ve araştırmaya dayanmaktadır. Kaçınılmazlık gerekçesine ilişkin tespitlerle varılan sonuç çelişkili olup kaçınılmazlık olgusu ayrıntılı şekilde irdelenmelidir. Bu sebeple Mahkemece, öncelikle sigortalının geçmiş tıbbi kayıtlarının tümü celbedilerek, işverenin sigortalıya işe girmeden önce sağlık kontrolleri yaptırıp yaptırmadığı, sağlık kontrolü yaptırılsa dahi kalp krizine neden olan rahatsızlığın ortaya çıkıp çıkmayacağı, sigortalının seyahat süresi, yorgunluk, dinlenme imkanı ve yerinin, çalışma koşullarının ölüm olayına etkisi, iş kazasının engellenmesinde, iş güvenliği mevzuatına göre işverence hangi önlemlerin alınması gerekeceği, bu önlemlerin işverence alınıp alınmadığı ve alınmış önlemlere sigortalının uyup uymadığı yönünde alanında aralarında uzman hekiminde bulunduğu bilirkişi heyetinden kusur oran ve aidiyeti konusunda rapor alınmalıdır gerekçesi ile karar bozulmuştur. D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 12.01.2021 tarihli ve 2020/43 Esas, 2021/36 Karar, sayılı kararıyla; davanın ve birleşen davanın kabulüne, toplam 15.771,08 TL Kurum alacağının gelir onay tarihi olan 23.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. E. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemiz 09.02.2022 tarih 2021/2329 Esas, 2022/1620 Karar sayılı ilamı ile ...Mahkemece yapılacak iş önceki bozma ilamlarında belirtilen hususlar gözetilerek sigortalının seyri sefer durumu tam olarak irdelenmeli, kalp krizine etkisi denetlenmeli ve alanında aralarında uzman hekimin de bulunduğu bilirkişi heyetinden kusur oran ve aidiyeti konusunda yeniden rapor alınmalıdır gerekçesi ile karar bozulmuştur. F. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin % 30 kusurlu olduğu, bireysel faktörlerin de olayda % 70 oranında olduğu kabul ile davanın ve birleşen davanın kabulüne, toplam 15.771,08 TL Kurum alacağının gelir onay tarihi olan 23.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı Kurum vekili; davalı işverenin tam kusurlu olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı Şirket vekili; müvekkili şirketin kusurunun bulunmadığını, kusursuz olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci, 438 inci maddesinin yedi, sekiz, dukuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 506 sayılı Kanun 26 ncı maddesi, 3. Değerlendirme 1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, temyiz eden ve temyiz kapsamına göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına, 15.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.