1. Ceza Dairesi 2024/7672 E. , 2025/2798 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/195 E., 2019/339 K. SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs, kasten yaralamaya teşebbüs HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Tebliğnamede görüş bildirilmiş ise de 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçu yönünden verilen hükümlere yönelik temyiz istemi bulunmadığı belirlenmiştir. Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayıl…
**1. Ceza Dairesi 2024/7672 E. , 2025/2798 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/195 E., 2019/339 K. SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs, kasten yaralamaya teşebbüs HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Tebliğnamede görüş bildirilmiş ise de 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçu yönünden verilen hükümlere yönelik temyiz istemi bulunmadığı belirlenmiştir. Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.06.2013 tarihli ve 2010/147 Esas, 2013/149 Karar sayılı kararının katılanlar vekilleri ve sanıklar müdafiileri tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 31.03.2015 tarihli ve 2014/4970 Esas, 2015/1934 Karar sayılı ilâmı ile eksik araştırma nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. B. Bozma ilamı üzerine İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.10.2019 tarihli ve 2015/195 Esas, 2019/339 Karar sayılı kararı ile; 1. Sanık ... hakkında maktul ...'a yönelik kasten öldürmeye azmettirme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 38, 81, 62, 53. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna, 2. Sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçuna azmettirme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 38, 81, 35, 62, 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna, 3. Sanık ... hakkında katılanlar ... ve ...'a yönelik kasten yaralamaya teşebbüs suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine, 4. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 37, 81, 62, 53. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, 5. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... hakkında katılanlar ... ve ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81, 35, 62, 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı iki kez 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, 6. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... hakkında katılanlar ... ve ...'a yönelik kasten yaralamaya teşebbüs suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatlerine, 7. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında katılanlar ... ve ...'a yönelik kasten yaralamaya teşebbüs suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan ... vekilinin temyiz istemi özetle; beraat eden sanıkların kasten öldürme ve yaralama suçlarından cezalandırılmaları gerektiğine, B. Katılan ... vekilinin temyiz istemi özetle; beraat eden sanıkların kasten öldürme ve yaralama suçlarından cezalandırılmaları gerektiğine, sanıklara tayin edilen ceza miktarına, C. Katılan ... vekilinin temyiz istemi özetle; beraat eden sanıkların kasten öldürme ve yaralama suçlarından cezalandırılmaları gerektiğine, suç vasıflarının töre saikiyle ve tasarlanarak işlendiğine, sanıklara tayin edilen ceza miktarına, D. Sanık ... ... müdafinin temyiz istemi özetle; mahkumiyete yeter delil bulunmadığına, çelişkili beyanlara itibar edildiğine, E. Sanık ... müdafinin temyiz istemi özetle; mahkumiyete yeter delil bulunmadığına, maktulle husumetinin bulunmadığına, F. Sanık ... müdafinin temyiz istemi özetle; sanığın savunma hakkının kısıtlandığına, mahkumiyete yeter delil bulunmadığına, G. Sanık ... müdafinin temyiz istemi özetle; kararın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. H. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., Aziz Görçek müdafinin temyiz istemi; sanıklar hakkında kurulan hükümleri temyiz etme iradesinden ibarettir. III. GEREKÇE 1.Suç tarihinden önce ...'ın, sanıklardan ...’in kızı ...’i evlenmek için kaçırdığı, bu nedenle ... ve ... aileleri arasında husumet başladığı, sanıklar ... ve ...'in defalarca ... ve ...'a haber göndererek kaçan kızın karşılığında aileden bir kız ve 50.000 TL para istedikleri, ... ailesinin ise bu duruma yanaşmadığı ve husumetin giderek büyüdüğü, 24.02.2010 günü saat 01:00 sıralarında ...’ın evine dışarıdan ateş edilmeye başlandığı, olay sırasında dışarıdan ateş edilmesi nedeniyle evde bulunan sanıklar ...’ın ele geçirilemeyen tabanca ile, ...’in tüfekle pencereden dışarıya ateş ettikleri, ... ve ...'ın da av tüfeği ile dışarıya ateş etmeye çalıştığı, bu sırada dışarıdan sıkılan bir adet merminin evin içerisindeki maktul ...’ın başına isabet etmesi sonucu ...’ın yaralandığı ve akabinde kaldırıldığı hastanede öldüğü anlaşılmıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanıkların savunma haklarına riayet edilerek adil bir biçimde yargılandıklarının anlaşıldığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, sanıkların öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiklerinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanıklar aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı, eylemlerin töre saikiyle gerçekleştirildiğine dair bir delilin bulunmadığı, haksız tahrik koşullarının bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanıklar Mehmet ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında katılanlar ... ve ...'a yönelik üzerlerine atılı suçları işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından şüphe sanıklar lehine değerlendirilerek atılı suçlardan beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Tüm dosya kapsamına ve HTS kayıtlarıyla ilgili düzenlenen bilirkişi raporuna göre; olay yerinde ..., ..., ..., ... ve ...'in bulundukları, maktulün bulunduğu eve üç ayrı tabanca ile ateş edildiği, ancak silahların ele geçirilemediği, ateş edenleri veya elinde silah olanları gören tanıkların bulunmadığı, bu anlamda kim veya kimler tarafından ateş edildiğinin ve kimlerin elinde silah bulunduğunun net olarak ortaya konulamaması karşısında bu sanıklardan her birinin silahla ateş etmeme olasılıkları bulunduğu gibi ateş etme olasılıklarının da bulunduğu, ancak olayda üç kişinin silahla ateş ettiğinin sabit olduğu, bu nedenle "şüpheden sanık yararlanır ilkesi" gereğince faillerden her birinin yardım eden olarak sorumlu tutulmaları gerektiği gerekirken tüm sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 37. maddesi kapsamında mahkumiyet hükümleri kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Sanık ... ... hakkında maktul ... ...'a yönelik kasten öldürmeye azmettirme, katılan ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçuna azmettirme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri ile sanıklar Mehmet ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., , ... ve ... hakkında katılanlar ... ve ...'a yönelik eylemlerden dolayı verilen beraat hükümleri yönünden; Gerekçe bölümünde yer alan (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.10.2019 tarihli ve 2015/195 Esas, 2019/339 Karar sayılı kararında katılanlar vekilleri ve sanık ... ... müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekilleri ve sanık müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... hakkında maktule yönelik kasten öldürme ve katılanlar ... ve ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından kurulan hükümler yönünden; Gerekçe bölümünde yer alan (3) numaralı paragrafta açıklanan nedenle sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri suça iştirak dereceleri yönünden yerinde görüldüğünden İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.10.2019 tarihli ve 2015/195 Esas, 2019/339 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, sayın Üye ...'in sanık ... yönünden hükümlerin onanması, diğer sanıkların beraat etmeleri gerektiği yönündeki karşı oyu, sayın Üye ...'ın karara yönelik temyiz taleplerinin reddi ve hükümlerin onanması gerektiğine yönelik karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.04.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Dosyanın her iki tarafı Şanlıurfalı olup tarım işçisi olmaları nedeniyle olayın meydana geldiği İskenderun da yaşamaktadırlar bu nedenle sanıklardan Abdulkadir dışındakilerin telefon hatlarının olay mahallinden HTS sinyali alması kasten adam öldürme suçunu işlediklerinin maddi ve en önemli delili kabul edilemez. Sanıklarda olayın meydana geldiği bölgede yaşadıklarını inkar etmemiş, evlerinde olduklarını söylemişlerdir. Sanık ... ise savunmasında olay tarihinde Şanlıurfa Siverek'de olduğunu söylemesine rağmen olay mahallinden cep telefonu HTS sinyali alınmıştır. İki aile arasında geçen ve 11 sanığı bulunan dosyada sanıklarca 3 tabanca kullanılmıştır. Bu 3 kişinin belirlenmesinde yerel mahkeme dahi katılanların beyanlarına yanlı olduğu için itibar etmemektedir. Yerel mahkemenin tüm sanıkların olay yerinde olduğuna dair HTS kayıtlarını delil kabul ederek her birinin asli fail oldukları şeklindeki kabulü yanlıştır ve yine dairemiz çoğunluğun sanıkların her birinin ayrı ayrı olay yerinde olduklarını HTS kayıtlarına dayanarak kabul edip TCK 39. maddesinden yardım eden olarak sorumlu tutulmaları gerektiği görüşüne de sanık ...'in Urfa'daydım savunmasının aksine olay sırasında olay mahallinde olduğu HTS kayıtlarıyla sabit olduğundan müsnet suçlardan ayrı ayrı cezalandırılmasına, diğer sanıkların olay mahallinde evlerinde olduğu ve tarım işçisi olarak o bölgede yaşadıklarından savunmaları da bu doğrultuda olduğu ve gerçekten de sanıkların olayın meydana geldiği bölgede yaşadıklarının sabit olduğu dikkate alınarak maktul taraf ile aralarında husumet olduğu için müsnet suçları işlediklerine dair şüphe olsa da bu şüpheyi yerecek aleyhe yeterli delil bulunmadığından müsnet suçlardan ayrı ayrı beraatlerine karar vermek gerektiği kanaati ile çoğunluk görüşüne muhalifim.