8. Hukuk Dairesi 2014/15559 E. , 2015/22740 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil ... ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 15.01.2010 gün ve 592/46 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: Davacı ... vekili, asıl davada dava konusu 2491 parsel sayılı taşınmazın, bi…
**8. Hukuk Dairesi 2014/15559 E. , 2015/22740 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil ... ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 15.01.2010 gün ve 592/46 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: Davacı ... vekili, asıl davada dava konusu 2491 parsel sayılı taşınmazın, birleşen davalarda 2469, 2475, 2410, 2473, 2482, 2480 ve 2471 parsel sayılı taşınmazların ... Gölü kıyı kenar çizgisinin göl tarafında kaldığını, özel mülkiyete konu edilemeyeceğini açıklayarak, dava konusu taşınmazların tapu kaydının iptali ile kıyı olarak kamuya terkinine karar verilmesini istemiştir. Bir kısım davalılar davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır. Mahkemece, bozma ilamından sonra hak düşürücü süreden davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu taşınmazlardan 2491, 2480, 2475, 2473 ve 2471 parsel sayılı taşınmazların tamamının, 2410, 2482 ve 1469 parsel sayılı taşınmazların ise bir kısmının ... Gölü kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı açıklanarak davanın kabulüne dair önceki hüküm ... vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 26/3/2009 tarih ve 2009/966 Esas, 2009 /3750 karar sayılı ilamı ile özet olarak “ çekişme konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin 23.3.1976 tarihinde kesinleştiği, asıl ve birleşen davaların ise 27.12.1999, 29.12.1999, 28.3.2000 ve 14.4.2000 tarihlerinde açıldıkları, kadastro tespitinin kesinleştiği tarih olan 23.3.1976 ile davaların açıldığı tarihler arasında 3402 Sayılı Yasanın 12. maddesinde sözü edilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu sabittir. Hal böyle olunca,yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler karşısında davaların hak düşürücü süreden dolayı reddine karar verilmesi için karar bozulmalıdır.” gereğine işaret edilmek suretiyle bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyulması kararı verildikten sonra, yukarıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Hemen belirtilmelidir ki, Mahkemenin kararı 5841 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 14.03.2009 tarihinden sonra verilmiş olup; bu Kanunun 2. ve 3.maddeleri ile getirilen yeni düzenlemelere dayanılarak oluşturulmuştur.