6. Hukuk Dairesi 2014/12251 E. , 2014/14117 K. MAHKEMESİ : Rize Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 08/07/2014 NUMARASI : 2013/122-2014/665 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava yeniden inşaat nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine, hüküm dava…
**6. Hukuk Dairesi 2014/12251 E. , 2014/14117 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Rize Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 08/07/2014 NUMARASI : 2013/122-2014/665 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava yeniden inşaat nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde; Rize İli Merkez ilçesi Pekmezli Köyünde bulunan parsel sayılı boş arsa vasıflı mülkiyeti idareye ait olan taşınmazın müvekkili tarafından 01/01/2010 başlangıç tarihli sözleşme ile 3 yıllığına davalıya kiralandığını, taraflar arasında akdedilen kira sözleşmesinin 11. Maddesinde ihtiyaç halinde ve eğitim-öğretim amacıyla kullanılmak gereğinin hasıl olması sebebiyle müvekkiline sözleşmeyi tek taraflı olarak fesih hakkı tanındığını, bu hususta 27/11/2012 tarihinde davalıya ihtarname keşide edilmek suretiyle bildirimde bulunulduğunu, ancak davalının taşınmazı tahliye etmediğini, ayrıca davalı ile müvekkili idare arasında yapılmış olan kira kontratının da süresinin dolduğunu, süre uzatımına da gidilmediğini, dava konusu taşınmaz üzerinde Milli Eğitim Bakanlığı tarafından spor salonu ve 300 yatak kapasiteli öğrenci pansiyonu yapılacağını, davalının halen taşınmazı tahliye etmemesinden dolayı inşaata başlanamadığını belirterek kiracının taşınmazdan tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının amacının davalıyı haksız olarak mecurdan çıkarmak olduğunu, mecura yakın yerde bulunan spor lisesinin daha yeni yapıldığını, davacı idarenin okulun diğer tarafında bulunan taşınmazlarda kamulaştırma yapmak suretiyle daha geniş bir arazi üzerinde amacına uygun olarak belirtilen tesisleri yapmak imkanına sahip olduğunu, ayrıca müvekkiline ait taşınmazın belli bir kısmının da spor salonu yapılmak üzere boşaltılması hususunda anlaştıklarını, müvekkilinin 2.000 m² lik kısmı boşaltmayı kabul ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yeniden inşaat nedeniyle tahliye şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davada dayanılan ve hükme esas alınan 01/01/2010 başlangıç tarihli ve 3 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin konusu olan taşınmaz boş arsa olarak kullanılmak üzere kiraya verilmiştir. Yine mahkemece yapılan keşif, keşif sonucunda alınan bilirkişi raporu ve rapora ekli kroki ile hava fotoğraflarında kiralananın boş arsa olduğu anlaşılmaktadır. Kiralananın bu niteliğine göre olaya, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun adi kiraya (1.7.2012 de yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun genel hükümlerine) ilişkin hükümlerinin uygulanması gerekir. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu 327. maddesinde yer alan düzenlemeye göre genel hükümlere tabi kira sözleşmelerinde kira sözleşmesinin başlangıcı ve süresi belli ise kira sözleşmesinde sürenin dolması ile kira sözleşmesi kendiliğinden sona erer. Kiraya veren sözleşmenin bitim tarihinden itibaren bir ay içinde dava açarak herhangi bir sebep aranmaksızın süre bitimi nedeniyle tahliye talep edebilir. Sözleşme 01/01/2010 başlangıç tarihli ve 3 yıl süreli olmakla 01/01/2013 tarihinde sona ermiştir. Kira sözleşmesinin sona ermesinden itibaren bir ay içinde tahliye davası açıldığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken mahkemece yanılgıya düşülerek ortada çatılı işyeri kirasına tabi bir taşınmaz varmışcasına değerlendirme yapılarak yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 17.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.