12. Ceza Dairesi 2020/5085 E. , 2024/754 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Katılanlar vekili, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; katılanlar vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gere…
**12. Ceza Dairesi 2020/5085 E. , 2024/754 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Katılanlar vekili, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; katılanlar vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1 maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; Sanık hakkında, meşru savunmada bulunan sanığın eyleminde sınırın aşılması koşulları bulunduğundan meydana gelen neticeden sorumlu tutulamayacağına, eksik incelemeye ve sanık hakkında fazla ceza verildiğine, katılanlar vekilinin temyiz sebepleri ise; meydana gelen olayda olası kast unsurları bulunduğuna, eksik inceleme yapıldığına ve sanık hakkında eksik cezaya hükmedildiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; ateşli silah yaralanması sonucu bir kişinin ölümü ile sonuçlanan somut olayda, görgü tanığı olan katılanlar Mesut Caner ve ...'un soruşturma aşamasında olayın akabininde sıcağı sıcağına verdikleri kolluk beyanları ile sabit olduğu üzere ölen Hamdi Caner'in sanığın silah bulunan elini tutarak silahı almaya çalıştığı esnada silahın patladığı anlaşıldığından olayda bilinçli taksir unsurlarının bulunmadığı kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Suç tarihinde Van ilinde sürmekte olan terör örgütü yanlısı gösteri ve protesto eylemlerinin devam ettiği, sanık ...'in iş yerinde olduğu esnada ailesi ile birlikte ikamet ettiği evin karşısında yer alan kuran kursunun eylemcilerce yakılması ile alevlerin sanığın evine sıçradığı, evde bulunan aile üyelerinin akrabaları olan ve yakında oturan ölen Hamdi Caner'in evine gitmek üzere sokağa çıktığı, yangın haberini duyunca eve doğru yola çıkan sanığın yaya olarak sokakta ailesiyle karşılaştığı onlarla birlikte ölenin ikametgahına doğru hareket ettiği ancak kalabalık grup ile yengesi ve yeğeni arasında tartışma çıktığını görmesi üzerine müdahalede bulunduğu bunun üzerine grubun saldırısına uğradığı ve belinde bulunan taşıma ruhsatlı, 91554 gövde seri numaralı FEG BUDAPEST 9MM ibaresi yazılı tabanca ile havaya ve yere doğru ateş ettiği bu esnada yanına gelen akrabası ölen Hamdi Caner ile oğulları katılanlar Mesut Caner ve ...'in sanığın evlerinin bahçesine doğru götürmeye çalıştıkları bahçeye girdiklerinde eylemcilerin de bahçeye girmesi üzerine sanığın tabanca ile eylemcilere doğru bir kaç el ateş ettiği ölenin ise etrafa zarar vereceğinden bahisle sanığın silah bulunan elini tutarak silahı almaya çalıştığı esnada, olayın görgü tanığı olan katılanlar Mesut Caner ve ...'un kovuşturma aşamasında olayın akabininde sıcağı sıcağına verdikleri kolluk beyanları ile sabit olduğu üzere silahın patladığı ve patlama sonrası eve doğru yürüyen Hamdi Caner'in evinin merdivenlerinde yığılıp kalması üzerine vurulduğunun anlaşılarak kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybettiği, Van Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 08/10/2014 tarihli ölü muayene raporunda "Hamdi Caner'in ölümünün ateşli silah yaralanmasına bağlı iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana geldiği, haricen gögüs sağ yanda yaklaşık 7. Kot hizasından giren ateşli silah mermi çekirdeğinin batın diyafram, sağ akciğer, kalp ve sol akciğeri yaralayarak önden arkaya, sağdan sola hafif aşağıdan yukarıya seyirle haricen sol skapula altından vücudu terkettiği, cesetten mermi çekirdeği elde edilemediği, ... cesette 1 adet mermi çekirdeği isabet ettiği, tek başına ölüm meydana getirir özellikte olduğu" nun belirtildiği olayda, Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, katılanlar vekilinin ve sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.03.2020 tarihli ve 2018/12-399 esas 2020/154 karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde 5237 sayılı TCK'nın 61/1. maddesinin (f) bendinde yer alan "kastın yoğunluğu" gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Van 6. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılanlar vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının birinci paragrafında yer alan "kastın yoğunluğu" ibaresinin hükümden çıkarılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.02.2024 tarihinde karar verildi. #########