Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/1616 E. , 2024/206 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2022/1616 Karar No : 2024/206 TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı 2- … Valiliği VEKİLİ : Av. … TEMYİZ EDEN MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- … 2- … 3- … 4- … 5- (Müteveffa) … Adına Mirasçıları … … … … … VEKİLLERİ : Av. … İSTEMİN_KONUSU : Davacılar tarafından, davacılardan …'in davalı idarelerin hizmet kusuru sonucunda malul olduğunda…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/1616 E. , 2024/206 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2022/1616 Karar No : 2024/206 TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı 2- … Valiliği VEKİLİ : Av. … TEMYİZ EDEN MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- … 2- … 3- … 4- … 5- (Müteveffa) … Adına Mirasçıları … … … … … VEKİLLERİ : Av. … İSTEMİN_KONUSU : Davacılar tarafından, davacılardan …'in davalı idarelerin hizmet kusuru sonucunda malul olduğundan bahisle davacı ... için 403.865,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 569.463,83 TL) maddi, 50.000,00 TL manevi, davacı (davanın devamı sırasında hayatını kaybeden) baba Muhittin Sis için 20.000,00 TL, anne ... için 20.000,00 TL, kardeş ... için 10.000,00 TL, kardeş ... için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 110.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan dava sonucunda; Tokat İdare Mahkemesince, Danıştay Onuncu Dairesinin 22/03/2021 tarih ve E:2020/4598, K:2021/1276 sayılı bozma kararına uyularak ve davanın ihbarı ile işin esasına geçilerek, davanın kısmen kabulü ile kısmen feragat nedeniyle karar verilmesine yer olmadığı yolunda verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, davalı idareler ve müdahil tarafından aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idareler tarafından, usul yönünden davanın süresinde açılmadığı, esas yönünden ise, olayda ağır hizmet kusurunun bulunmadığı, davacıların enjeksiyon öncesinde alerjiye yönelik uyarı yapmadığı, enjeksiyondan sonra bu durumun söylendiği, ancak müşahadede beklenmeden hastaneyi terk ettikleri, tıbbi muayene ve müdahalelerin eksiksiz ve gecikmeksizin yerine getirildiği, daha donanımlı sağlık kuruluşuna sevk için gerekli işlemlerin yapıldığı, ilgili doktor hakkında açılan ceza davasında verilen beraat kararının kesinleştiği, tazminat miktarının yanlış hesaplandığı, miktardan indirim yapılmadığı, hükmedilen manevi tazminat tutarının fahiş olduğu, miktar artırım harcı yatırılmadığından buna yönelik dilekçenin kabul edilemeyeceği, feragat edilen kısım nedeniyle davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, davalı idareler harçtan muaf olduğu halde aleyhine yargı harcına hükmedildiği ileri sürülmektedir. Müdahil tarafından, dava konusu olayda davacıların maddi ve manevi zararlarının sebebinin kendi eylemi olmadığının dosya kapsamı ile sabit olduğu, olaya ilişikin çelişkili iki rapor bulunması ve somut delillerle müterafik kusur ve 3. kişi kusurunun ortaya konulması nedeniyle bu kapsamda, yeniden bilirkişi raporu alınması gerektiği, olayda davacının net olarak hangi ilaca alerjisi olduğunu söylemediği ve alerjisi olduğuna dair rapor da göstermediği, davacının Hasta Hakları Yönetmeliği 42. maddesindeki yükümlülüklere (hekim önerisine) uymayarak hekimden habersiz acili terk etmesi nedeniyle oluşan zarardan sorumlu olmadığı, İdare Mahkemesi tarafından yapılan yargılamada adil yargılanma, hukuki dinlenilme, gerekçeli karar hakları ile silahların eşitliği, çekişmeli yargılama ilkeleri ihlal edilerek, esasa-bilirkişi raporlarına ilişkin savunma yapma ve talepte bulunma hakkı verilmeden yeniden önceki kararın verildiği, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davalı yanında müdahilin duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarelerin ve müdahilin temyiz istemlerinin REDDİNE, 2.. … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA, 3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19/02/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.