7. Ceza Dairesi 2022/12511 E. , 2024/9672 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/37 E., 2021/1344 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Sanıklar hakkında ayrı ayrı mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı…
**7. Ceza Dairesi 2022/12511 E. , 2024/9672 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/37 E., 2021/1344 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Sanıklar hakkında ayrı ayrı mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, şikayetçi Gümrük İdaresi vekilinin katılma talebi hakkında karar verilmemiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yollarının açık olduğu gözetilip, şikayetçi kurumun suçtan zarar görme olasılığına göre sanıklar hakkında kurulan hükmü temyize hakkı bulunduğu gözetilerek hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I.TEMYİZ SEBEPLERİ Şikâyetçi kurum vekilinin temyiz sebepleri; kurumun katılma hakkının bulunduğuna, sanıklar hakkındaki cezanın ertelenmesinin kanuna aykırı olduğuna, katılma talebi bulunmasına rağmen vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğuna ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması istemine ilişkindir. II.OLAY VE OLGULAR 1.10.03.2014 tarihinde saat 01:00 sıralarında, devriye görevi sırasında kapısı açık olan depodan bakıldığında görünür vaziyetteki, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen ... ile sanık ...’ın hazır bulunduğu işyerinde Cumhuriyet savcısının arama kararı uyarınca plastik bidonlardaki ve üç adet tank içerisinde toplam 3.500 litre kaçak motorin ele geçirilmiştir. 2.Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasına aykırılık suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. 3.Sanık ... aşamalardaki savunmasında; sanıklar ... ve ... ile birlikte kaçak motorin işi yaptıklarını, suça konu motorinin sanık ...’a ait olduğunu, kendisinin ücret karşılığında taşıdığını, sanık ...’nin de yükleme ve boşaltma işini yaptığını, bozma sonrasında ise, önceki savunmalarını tekrar ederek dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını ödeme imkanının bulunmadığını beyan etmiştir. 4.Sanık ... aşamalardaki savunmasında; sanık ...’yu sanık ... aracılığıyla tanıdığını, ...’un yanında yükleme ve boşaltma konusunda çalışmayı teklif ettiğini, kabul ederek birlikte çalıştıklarını, bozma sonrasında ise, önceki savunmalarını tekrar ederek dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını ödeme imkanının bulunmadığını beyan etmiştir. 5.Sanık ... aşamalardaki savunmasında; sanıklardan ...’tan alacağı bulunduğunu, alacağını almak üzerine ...’ı yanına gittiğinde polisler geldiğinde ...’ın kaçtığını, suça konu motorin ile ilgisinin bulunmadığını, bozma sonrasında ise, önceki savunmalarını tekrar ederek dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını ödeme imkanının bulunmadığını beyan etmiştir. 6.Tutanak tanıkları N. İ. ve H. D.nin kovuşturma aşamasında dinlendiği ve olay tutanağının içeriğini tekrarladıkları anlaşılmıştır. 7.Suça konu akaryakıtın gümrük kaçağı olduğuna dair analiz raporu dava dosyasında mevcuttur. 8.Suça konu motorine ilişkin KEMT varakasındaki gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. III.GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların, tanıkların beyanları, analiz raporu ve toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddedilmiştir. Ancak; 1.15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine; a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında, b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." hükmünü içermesi karşısında; kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, sanıklar ... ve ...'a soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı cihetle, suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerin iki katı tutarının hesaplanarak, verilecek cezada 1/2 oranında indirim yapılacağının sanıklara bildirilmesi ve sonucuna göre sanıklar ... ve ...'ın hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, 2.Suça konu kaçak eşya hakkında 19.02.2014 tarihinde tasfiye kararı verildiğinin anlaşılması karşısında, eşya tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin Hazine adına irat kaydına, tasfiye edilmemiş ise 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3.Suç tarihi ve eşyanın niteliğine göre suçtan zarar gören ve katılma talep eden Gümrük İdaresi'nin katılan olarak kabul edilerek, lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. IV.KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2024 tarihinde karar verildi.