Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 03.07.2006 tarihinde ... ve ... plakalı araçların karıştığı trafik kazası meydana geldiğini, sağlık sigortalıları ...’nun ağır yaralandığını, sigorta şirketlerinin araçlara ait trafik poliçesini düzenlediklerini, davacı sigortalısının yurtdışında uzun süre tedavi gördüğünü, tedavi ve yaralanma giderlerinin ödenerek davalılardan rücu edildiğini, yapılan icra takibine karşı yetki ve zamanaşımı itirazında bulunulduğunu, olayda ceza zamanaşımının geçerli oldu
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı sigortalı ----San Tic Ltd Şti, maliki olduğu ---- plakalı aracının kasko sigortasını müvekkili ----Sigorta' ya yaptırdığını, hasar tespit tutanağındaki bilgiye göre 5/10/2016 günü saat 14:00' te "---- firmasına ait ... yönetimindeki sabit olarak çalışan vincin dönüş manevrası esnasında arka tarafında yük almak İçin bekleyen ---- yönetimindeki ---- plakalı araca sabit çalışan vincin ağırlık kısmının çarpması sonucu hasar meydana geldiğini, olayı takiben, vardiya amirinin ve vinç operatörü ...' ün katılımıyla Hasar Tespit Tutanağı düzenlendiğini, dava dışı sigortalıya kaza - hasar ihbar ve tazmini talebi üzerine ---- sayılı hasar dosyası açılmış olup akabinde 5684 sayılı yasa gereğince alınan 20/10/2016 tarih ---- sayılı Sigorta Ekspertiz raporu alındığını, Expertiz raporuyla belirlenmiş hasar tazminat tutarına uygun olarak müvekkilince sigortalıya 24/10/2016 tarihinde 3.177,97 TL ve 27/10/2016 tarihinde 572,00 TL olmak üzere toplam 3.749,97 TL sigorta tazminatı ödendiğini, müvekkili davacı şirketin TTK 1472/1 m. hükmü gereğince aktif husumet ehliyetinin bulunduğunun sabit olduğunu, İcra takibine geçilmeden önce müvekkilince davalı ----' e rücû mektubu gönderilmiş ise de olumlu cevap alınamadığını, bunun üzerine davalı borçlular aleyhine 30.06.2017 tarihinde İstanbul Anadolu ---- İcra Müdürlüğünün ---- E. sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı borçlular yasal sürede itiraz ettiği için takibin durduğunu, davalı borçluların itirazlarının İptali ile takibin devamını sağlamak ve sonuç olarak alacağıı tahsil edebilmek için bu davayı açmanın zorunlu olduğunu, takip tarihi ve borçluların İtiraz tarihleri dikkate alındığında huzurdaki itirazın iptali davasının 1 yıllık yasal süresi İçerisinde ikame edildiğinin açık olduğunu, dava konusu takipte 3.749,97 TL tazminat / asıl alacağa tazminat ödeme tarihi olan 24.10.2016’dan itibaren icra takip tarihi olan 30.06.2017 tarihine yasal faizi işletilerek alacak aslı ile beraber 229,31 TL 'de talep edildiğini, bunun usul ve yasa uygun olduğunu, bilindiği üzere gerek TTK 147271 m. gereği ve gerekse Yargıtay uygulamalarına göre sigorta şirketinin rücuen tazminat talep etme hakkının sigortalısına tazminatı ödediği tarihten itibaren başlayacağını ve temerrüt tarihinin ve faizin işlemeye başladığı tarihin de tazminatı ödeme tarihi olduğunun kabul edildiğini, bu nedenle asıl alacağa ödeme tarihi olan 24.10.2016 tarihinden itibaren faiz işletilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığını beyan ile, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, öncelikle , davalıların borca yeter miktarda , malvarlıklarına ( menkul, gayrimenkul ve 3. Kişilerdeki hak ve alacakları üzerine) ihtiyati haciz veya ihtiyati tedbir konulmasını, davalı borçluların İstanbul Anadolu ---- İcra Müdürlüğünün --- E. sayılı takibe vaki haksız itirazlarının iptalini, takibin devamını, davalı borçluların ayrıca İcra İnkar tazminatı ödemesini ve tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrar etmiştir.