4. Hukuk Dairesi 2010/9601 E. , 2011/12744 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı Başkent Elektrik Dağıtım AŞ aleyhine 22/10/2003 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 18/03/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili ve davacılar vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabu
**4. Hukuk Dairesi 2010/9601 E. , 2011/12744 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı Başkent Elektrik Dağıtım AŞ aleyhine 22/10/2003 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 18/03/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili ve davacılar vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davacıların diğer temyiz itirazlarına gelince; Dava, elektrik çarpması nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel Mahkemece, istemin kısmen kabulüne dair verilen karar, taraflarca temyiz edilmiştir. Yerel mahkemece manevi tazminat istemi yönünden kısmen kabul kararı verilmiş, reddedilen manevi tazminat bölümü için davalı tarafa davacıya verilen vekalet ücretinden fazla vekalet ücreti takdir edilmiştir. Karar gününde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10.maddesi dikkate alınarak; reddedilen manevi tazminat bölümü yönünden davacı taraf yararına takdir olunan vekalet ücretinden fazla olmamak üzere davalı taraf yararına vekalet ücretine karar verilmelidir. Açıklanan hususa aykırı olarak karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir. 3-Davalının diğer temyiz itirazına gelince; Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir. Olay tarihinde 9 yaşında olan davacıların desteği, hayvan otlatmaktayken etrafında koruma ve uyarı bulunmayan davalıya ait elektrik direğine tırmanmak istediği sırada elektrik akımına kapılarak ölmüştür. Olay nedeniyle gerekli güvenlik önlemini almayan davalının 3/8, denetim ve gözetim görevini gereği gibi yapmayan destek ile anne ve babanın müşterek kusurunun 5/8 olduğu anlaşılmaktadır. Olayın gelişim biçimi, kusur durumu, olay tarihi ile yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde asıl davanın davacıları anne ..., baba ... ile ölenin kardeşleri ..., ... ve ... yararına hüküm altına alınan manevi tazminat tutarları fazladır. Anılan davacılar yararına daha alt düzeyde manevi tazminata karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle de kararın bozulması gerekmiştir. 4-Tarafların diğer temyiz itirazlarına gelince; yürürlükte bulunan Hukuk Muhakemeleri Kanununda, mahkemelerce ne şekilde karar verileceği, verilen kararda hangi hususların bulunması gerektiği açıklanmıştır. Asıl dava ve birleşen dava yönünden ayrı ayrı bentlerde hüküm oluşturularak asıl ve birleşen dava konusu edimler ile her bir dava için belirlenen vekalet ücreti, harç ve diğer yargılama giderleri infazda tereddüt oluşturmayacak biçimde açık ve net şekilde belirtilmelidir. Yerel Mahkemece açıklanan hususlara uyulmadan karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle de karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (4) sayılı bentte gösterilen nedenle taraflar yararına, (3) sayılı bentte açıklanan nedenle davalı yararına (2) sayılı bentte açıklanan nedenle davacılar yararına BOZULMASINA, tarafların diğer temyiz itirazlarının (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle reddine ve temyiz eden taraflardan peşin alınan harcların istekleri halinde geri verilmesine 30/11/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.